Nisan 2008 için Arşiv

Söylenmemiş Aşk…

Pazar, 27 Nisan 2008

Daha henüz 18 yaşındaydı, ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı. Kahır içinde eve kapamıştı kendini.. Sokağa çıkmıyordu. Annesi.. Bir de kendisi.. O kadardı bütün hayatı..Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokağa..Bir yığın vitrinin önünden geçti.. (more…)

Mutluluk Nereye Kadar?

Cumartesi, 26 Nisan 2008

Ufacık bir köşede sıkışmış bekliyorum.Aklımda bir sürü düşünce.Saniyede milyarlarca şey geçiyor belki aklımdan.İkinci saniyede her şeyi unutuyorum ve bir milyarlarca düşünce daha geliyor aklıma.Tam anlamıyla bir zihin karmaşası yaşıyorum.Sonra düşüncelerimden biri oltaya takılıyor. O an aklıma vahiy gibi unuttuğum ‘ben’ geliyor. Çevremdekilerden yediğim onca kazık ve karşısında tuhaf bir biçimde kendimi yıprattıklarımı hatırlıyorum.Ama alışmış olmalıyım ki bu beni pek etkilemiyor.Sonra duruyorum. Başımı havaya kaldırıp gözlerimi kapatıyorum. O lahzadan kelli kum taneleri havada donuyor. (more…)

Hayat Nereden Öğrenilir?

Cumartesi, 26 Nisan 2008

Etrafa boş baktığımdan mı kaynaklanıyor bilemem ama tuhaftır saçma bir şey gözüme ilişti.Test çözüyormuş gibi yaparken kitabın kapağında bir şey fark ettim.8. sınıf OKS yazısının altında bir çift el yerküreyi avuçlarında tutuyor.Öğrencileri motive ettiği düşünülerek konulduysa koyan ileri geri zekalı aptallığın daniskasını yapmış. Oyun oynayacağımız yaşta oturup test çözdürürler.Bir de utanmadan elimize dünyayı verirler. Böyle gelmiş böyle gider zihniyetin yeni kuralı gelecek nesilleri aynılaştırmaya yönelik herhalde. (more…)

İçimdeki Dilenciler

Cuma, 25 Nisan 2008

Daha yaş yirmi bile değil…Ne işim var, diyorum, böyle gece yarıları, harflerin sözcüklerin karşısında? Bak dışarıda gürül gürül hayat, üstelik asıl hayat işte bu saatlerde başlıyor şimdi. Eskiler, diyorum, zamanında demişler ya “İçiyorsak, bir sebebi var!” diye, bana “Cehaletin hakim olduğu yerde alimlik deliliktir.” diyen büyüklerime de bunu söyleyesim geliyor: Böyle, akreple yelkovanın Tanrıdan çekinmeseler yorgunluktan uyuyup kalacakları bir saatte yazıyorsam eskimiş şehirlerin toprağa karışmış delileri gibi, e bir sebebi vardır tabi…  Daha yaş yirmi bile değil. Ne zaman başladım hatırlamıyorum sevdaları hatmetmeye. (more…)

Biten

Cuma, 25 Nisan 2008

Ne ben senin,ne de sen benim istediğim gibi olabildik.Kuzey ve güney gibi kutuplaştık uzaklaşırken.Sandık ki dünya yuvarlak söyledikleri kadar ve yine buluruz birbirimizi. Yalan.. Öyle sanan sadece bendim,sen inanıyordun dünyanın düzlüğüne tüm kalbinle. Ve bitti.. Yine zamanı gelmeden bitti her şey. Bir kol mesafesiyle yürek mesafesi ne kadar farklı olabilirdi diye düşündüm durdum her gece. Aynıymış gibi geliyordu.Sorgulamak saçmaydı böyle zamanlarda sevişin biçimini,uzayan yolların kaç km olduğunu sorgulamak saçmaydı… Hangi biletle gidilirdi çağırılmadığın yola? Hangi cesaret satın alabilirdi o en ucuz bileti?Ben yapamadım.. O cesareti gösteremedim. (more…)

Kalem kurusu yazarları nerdesiniz…

Perşembe, 24 Nisan 2008

null

Merhaba Arkadaşlar kalem kurusu yazarları olarak elimizden geldiği gönlümüzden geçtiği kadarı ile birşeyler karalamaya çalışıyoruz. Bu konuda hepimiz çok gayretliyiz. Fakat böyle gelip konu ekledikten sonra kaybolup gidiyoruz. İşte bu yüzden Barışla birlikte bir gece msn ortamında toplu görüşme yaparak hep ortamın rengini biraz daha koyulaştırır hemde tanışmış oluruz. Yarın ben 21:30 dan sonra online olabilirim diyorsanız yarın toplanalım derim. Eğer çoğunluk yok derse başka bir tarihe erteleriz. Hadi bakalım merak ediyorum neler olacak. Konuyu okuyan yazararımız konunun altına yorumlarını eklerse iyi olur. İyi günler…

Mooncheerful

Perşembe, 24 Nisan 2008

Yanlızlığa elbet alışır bedenim
Yanlızlıkla belki de başa çıkabilirim
Çok zor gelse bile,yaşar öğrenirim…
Sensizlik Benim Canımı Acıtan…

Gönderen : justONE

Öp Beni

Perşembe, 24 Nisan 2008

Bu gün yirmi yedinci gün; ellerimden ellerini bıraktığının yirmi yedinci günü…Sensiz ne de zor günler geçireceğimi bilseydin eğer, belki anlardın da bırakmazdın beni. Ha sevgilim! Söylesene bırakmazdın değil mi? Şimdi… aynayı tutmuş bakıyorum da kendime, sanki yirmi yedi gün yaşlandırmış beni..Saçlarımın arasından çektiğin günden beri ellerini kurumuş,yıpranmış,cansızlaşmış… oysa saçlarım senin verdiğin hayatla uzuyorlardı. Kestirdim; bir daha kestirdim bugün saçlarımı… (more…)

23 Nisan

Çarşamba, 23 Nisan 2008

“Mumun Nasıl Eridiğini bir Tek Üstündeki Alev Bilir”
23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun