Ekleyen : Kalem Kurusu
Tarih : 6 Haziran 2008
Kategoriler : Editörden, Hikayeler
Yorum Sayısı : 0
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.

Deniz Dünyasındaki balina ve yunus eğiticilerinin 9.5 ton ağırlığındaki balina Shamu’yu nasıl suyun 7 metre üzerine sıçratıp orada numaralar yaptırdıklarını hiç merak ettiniz mi? Eğiciler, balinayı suyun çok üzerindeki bir ipin üzerinden atlatırlar. Bu, çok zor iştir, sizlerin ve benim, ana baba, antrenör veya yönetici olarak karşılaştıklarınız kadar zor bir iş.

Amerikalı bir yöneticinin bu duruma tipik yaklaşımının ne olacağını tahmin edebiliyor musunuz? Yapacağımız ilk şey, ipi, doğrudan 7 metre yüksekliğe çıkarmak olur; eksiklere anlayıp göstermeyiz .bunun adına da hedef koyma veya stratejik planlama deriz. Hedefi açıkça tanımladıktan sonra, balinayı motive etmek için bir yol bulmaya çalışırız. Bir kova dolusu balık alır, kovayı 7 metre yüksekteki ipin üzerine koyarız; balina gerekli performansı göstermediği sürece ona ödeme yapılmamalıdır. Sonra yol göstermemiz gerekir. Yüksekteki kuru ve konforlu tüneğimizden aşağı eğilir ve balinanın kulağına “Hadi balina, atla!’ deriz.

Ve balina olduğu yerde durmaya devam eder.

Peki Deniz Dünyasındaki eğiticiler bu işi nasıl başarırlar? Bunların birinci özellikleri, tekrarlanmasını istedikleri davranışı, bu durumda balinanın ya da yunusun ipin üzerinden atlamasını, pekiştirmektir. Eğiticiler çevreyi, balinanın başarısız olmamasını garanti altına alma ilkesini destekleyecek şekilde, ellerinden geldiğince etkilerler. Başlangıçta ipi suyun hemen üzerinde tutarlar, öyle ki balinanın kendisinden bekleneni yapmaması mümkün değildir. Balina ipin üzerinden her atlayışında olumlu bir pekiştirici alır. Balıkla beslenir, okşanır, eğiticiyle oyun oynama fırsatı bulur ve böylece davranışı pekiştirilir.

Peki ya balina ipin altından geçerse? O zaman hiçbir şey olmaz. Ne balinaya elektrik şoku verilir, ne yıkıcı bir eleştiride bulunulur, ne gelişme bilgileri olumsuz değerlendirilir, ne de personel dosyasında uyarılar birikir. Balinalara olumsuz davranışın onaylanmadığı öğretilir.

Bu kadar görkemli sonuçlar doğuran ilkenin temelinde, olumlu olanı pekiştirme vardır. Ve balina ipin altından çok üzerinden geçmeye başladığında, eğiticiler ipi giderek daha yükseğe gererler. Balinanın fiziksel ya da duygusal açlık çekmemesi için ip yavaş yavaş yükseltilmelidir.

Balina eğiticilerinden alınacak ders, çok kutlamaktır. Tutarlı biçimde istediğimiz küçük iyi şeyleri insanların gözünde büyütmeliyiz. Çok kutlamanın yanı sıra önemli olan, az eleştirmektir. İnsanlar işleri mahvettikleri zaman bunu anlarlar. İhtiyaçları olan şey yardımdır. Onları beklediklerinden daha az eleştirir, cezalandırır ve disipline edersek, o olayı unutmaz ve tekrarlamazlar.

Bence, günümüzde en başarılı olduğumuz zaman, işlerin % 95’inden fazlasını doğru yaptığımız zamandır. Ama yine de zamanımızın çoğunda üzerinde durduğumuz şey nedir? Evet, doğru: En başta olmasını ve sonra da tekrarlanmasını istemediğimiz şeylerin yüzde ikisi, üçü, dördü, hatta belki yüzde beşidir.

İnsanların başarısız olamayacakları koşulları yaratmak zorundayız. Çok kutlayın, az eleştirin ve ipi ne kadar yükseltebileceğiniz iyi bilin.

Charles A. Coonradt