Ekleyen : Kalem Kurusu
Tarih : 26 Haziran 2008
Kategoriler : Editörden, Hikayeler
Yorum Sayısı : 0
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.

Bir süre önce “Kaliteli Müşteri Hizmeti” dediğim şeyle ilk elden deneyimim oldu. Toronto’da soğuk bir Cumartesi günüydü.

Hafta sonu, anne babanın boşanmış olduğu diğer ailelerde olduğu gibi, çocuklarımın annelerini ziyarete gitmeleri ile başladı. Karım Kate ile başbaşa bir hafta sonu geçirecektik. Cumartesi bir eğlenme ve huzur bulma günüydü. Geç kalktık ve gün boyu yapılan her şey hoş bir şekilde üç-dört yıldızı ünlü bir otele gittik. Restoranda çalışanlar çok cana yakındalar. Kate kızartma türü bir şey istedi ve isteğini yemek gediğinde gerçek macera başladı.

Kate’in kızartmasının içine plastik bir eldivenin bir parmak ucu özenle yerleştirilmişti. Garsonu çağırdım. Kate, duruma uygun bir kızgınlıkla “Bu nedir?” diye sordu.

Garson “Bilemiyorum,” deyip elinde tabakla mutfağa seğirtti.

Bir dakika geçmeden garson şef garsonla beraber geri döndü. Şef garson “Hanımefendi, korkunç bir hata yapmışız, sizden çok özür dileriz” dedi. Buraya kadar her şey iyiydi. “Her şeye baştan başlayalım” diye devam etti. Garsona dönüp her şeyi masadan kaldırmasını istedi. Garson her şeyi, şarabı, çatal bıçağını, benim yemeğimi, hatta masa örtüsünü bile kaldırdı. Şef garson “Bu anıyı belleğinizden silelim” dedi.

Masa tekrar kuruldu, mönüler getirildi, yeni bir şarap açıldı ve tekrar sipariş verdik. Yeniden harika bir öğle yemeğine başladık.

Şef garson bize verilen hizmetin kötü olduğu izlenimini edinmiş ve bunu telafi etmişti. Bu olayı inkar etmemiş, ama yerine çok daha güzel ve zengin bir deneyim yaratmıştı. Yemekler iyiydi, ama hizmet çok daha iyiydi. Sahne böyleydi.

O öğle yemeği gerçekten övgüye değerdi.

Richard Porter