Bitti
Hissedilmeden hissetmeye çalışmanın zorluğu kadar,
uyuyamayan uyanışların tüketiciliği yordu beni.
Başka bir yerlerde yollar arayıp erken çıkmazlara düşen
birinin umutsuzluğu benim hissettiğim. Bir çıkmaz ki,
takılıp kalan yollarda,
geri dönüşü olmayan ve çıkış için “zamanın” yok ediciliğini
kullanan bir durum.
Kendini kurtarma içgüdüsüyle girilip,
daha kötü bir kendini kaybedişle çıkılamayan,
iyi hissettirmeden,
iyi hissetmenizi isteyen, yorucu, zorlayıcı ve
tüketici bir yanılsama.
Sanki kendini kurtarmış gibi başkalarını kurtarmayı planlayan birinin,
inandırıcılık derecesinde iyi hissediyorum kendimi.
Karşısındaki kişinin durumuna göre pozisyon alanların
uğradığı hayal kırıklarının portresini çizmeye çalışıp da,
aslında hiçbir yeteneği olmayan “ressam”
müsveddesi gibi zorluklarla baş etmeye çalışıp,
asıl zorluğun kendim olduğunun idrakine varamayışın verdiği
bir boşluk hissediyorum içimde. Ve bu boşluk içinde,
sudan çıkıp boğulan bir balık olduğunu fark etmek,
insanın içine asla çıkamayacağını hissettiren bir saçmalık ve
saçmalama duygusu empoze ediyor.
Belirtilenlerin belirsizliğinde aslında gerçek bir çıkış olmayan ve
olamayacak olan çıkışa yönelen,
hiçbir zaman gerçek çıkışları bulamamış,
bulamayan ve bulamayacak olan tartışmasız bir şekilde;
sorunlu, rahatsız ve anormal biri olmanın verdiği güç ve güçsüzlükle,
cesaret ve korkuyla, hüzün ve mutlulukla elveda…






