Çığlık
Her defasında anlattım sana..
Her cümlemde her kelimem de..
Öyle bir seslenişti ki bu sana…
Duymanı bekledim, tepkiler eşliğinde bana gelmeni… Beklemekten öteye geçmedi haykırışlarım..
Öylesine sessiz ve özellikle de sensiz geceler de kendisiyle hesaplaşan ama bu matematiği ile üstesinden gelemeyen bir yokluktun sen.. Her defasında umutları kırılan ve buğulu camlardan, sıradağların arkasında olanaydı çığlıklar. Aklında hınzırca soru işaretleri ve daha çok da anıları,hatıralarıyla..
Öyle bir çocuk var ki içimde…Olabildiğine tatlı,şımarık ve benim…Onu hiç kimseyle paylaşmadım bu zamana kadar..O hep içimdeydi..Bilhassa,hala da öyle..
Şimdi ona yine antepfıstıklı çikolatalar alıyorum.Bahçelerden çaldığım çiçekleri ona veriyorum.
Oyunlar oynuyorum onunla.Filmler izliyoruz.Biraz korku biraz da çizgi…
Ve yine hayaller kuruyoruz..Kurduğumuz hayallerin hepsi ‘kırmızı’ başlık altında birleşiyor..
Yazmak istediğim o kadar çok şey var ki..Ama yazamıyorum.Anlatmak istiyorum sana…Hem de o ilk gün olduğu gibi,sabaha kadar…







Ekim 6th, 2008 - 02:41
içindeki çocuğa iyi bak ve onu şımartmaya devam et bence de:)çünkü ona böyle güzel baktıkça,
bu kadar güzel ve iyi yazılar çıkacak ortaya senden..bir antep fıstıklı çikolata da benden O’na:)
ışık ve sevgiyle
Ekim 6th, 2008 - 21:10
her insanın içinde ki çocuğu sevmesi onunla barışık olması ve ara sırada olsa direksiyona onun geçmesine göz yumması gerekir bencede.
sesin soluğun kalemin hiç kesilmesin kardeşim eline emeğine yüreğine sağlık…