Ekleyen : Barış Akbalı
Tarih : 23 Kasım 2007
Kategoriler : Şiirler
Yorum Sayısı : 0
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.
Paylaş

Karanlık küçük bir oda ve odada binlerce sen.
Mavisiz ama sevgi dolu kocaman yüreginle bana bakıyorsun.
O kadar güzel ki gözlerin karanlık küçük odamı
bir ışık gibi aydınlatıyor. Ben, binlerce senden
bir tanesine dokunmak için uzanıyorum, tam dokunacağım;
kayboluyorsun…
Allah’ım ne olur bunu kaybetme diye binlerce kez uzanıyorum!
Hiç bu kadar maviye hasret düşmemiştim.
Ne olur maviler,
bana gelin. Bana beraberinde dokunacagım O’nu getirin,
getirin ki bitsin artık maviye hasret bitsin, bitsin…
Her zaman sizden anlatıyordum. Mavinin umudundan,
sevdasından, hasretinden öyle de değil mi? Mavi…
Artık anlatmayacağım mavisiz olanlara yüreğimin en mavisinden.
Yarabbi ne olur bana onu nasip et diye kaç gece sabahladım.
Hasretin doruğa ve ufka çıktığı yerde ama nafile…
Ve kaç gece dokunmak için yandım,
bir türlü bir tanesine bile olsa dokunamadım.
Hasretiyle yandığım, yüreğimin en kanamalı yarısı olana,
çok istedim bir kez dokunabilmek,
bir kez daha olsun yüreğini hissedebilmek ve
yanmak yüreğinin güzelliği ile kavrulmadan.
Dedim ya kaç gece bilmem kaç gece böyle bitti.
Gecenin bitmeye en yakın yerinde mavi de bitti.
Gecede bitti.
Yüreğimin en kanamalı yerindeki sen, sen bitmedin.
Başka bir gece maviyi tekrar yaşamak için,
ömür boyu yaşamak için;
bitmeyeceksin…
bitmiyorsun…
bitmemelisin…