Ekleyen : Eda Bıyıklıoğlu
Tarih : 16 Haziran 2008
Kategoriler : Nesirler
Yorum Sayısı : 1
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.
Paylaş

Mutfağımın soğuk mermeri üzerine yeni pişirdiğim sıcak yemeği koyarken aklıma geldi de hayatımızda ne kadar çok çeşit yemek var.Mezelerden tutun tatlılara,sebzelerden tutun çorbalara.. binlerce çeşit yemek; kültürler farklı tarifler farklı.Ama binbir çeşit isimde bile aynı yemekleri öğrendik. Bazen en güzel yemekleri yapabilmek için takvim sayfalarının arkasına,gazete köşelerine baktık.Bazen de yıllarca ” yemek tariflerim ” diye not ettiğimiz defterleri paylaştık birbirlerimizle…

Ama bunlarda yeterli olmadı..

Biraz muhabbet olsun biraz da marifetimiz duyulsun diye ” kadın günleri-altın günleri ” düzenledik her gün.Ve hep aynı konu yer aldı sohbetimizde:

En güzel yemeği kim yapmıştı? Neydi yemeğin adı?

Etli nohutlar,tereyağlı pilavlar,ekşili patetesler… elmalı turtalar,çikolatalı kekler,çilekli sconeler… Bir gün Ayşe Abla’nın yemekleri güzel olurdu,bir gün Emine Kız’ın.

Yediğimiz her yemek en güzeliydi aslında o günlerde; en güzel yemekleri de o günlerde,
o ablaların ellerinden yedik,yine o ablaların ellerinden öğrendik.

Ya en kötü yemekler?

Peki onları kim yaptı bizlere?

Dedim ya şimdi geldi aklıma;

Ben en kötü yemeğim olan tek tokatı, iki sene önce annemin
ellerinden yedim!..
Ama yine de söylemeden geçemeyeceğim;

ELLERİNE SAĞLIK ANNECİĞİM!..