En Sevgili…
Sen gideli çok yazlar geçti ve ben hala yolların,
yılların, hatta günlerin hesabındayım.
Sıkıcı, sıcak, sensiz ve elbette ümitsiz, bomboş yazlar.
Bir yazdı yıllardır tanıdığım insanı
ilk kez başka bir gözle gördüğümü farkettiğimde.
Temmuzdu ilk sevişim seni bir felaketin ardından beklenmedik
bir mucize ile…
Yine bir yazdı başrollerini senin paylaştığın hayallerimi sığdırdığım.
Ve yine bir yazdı apansız, nedensiz, cevapsız gidişin.
Bütün bir yaz kabullenmeye çalıştım gidişini, bitişini.
Ama olmadı, olamadı…
Bir yaz gecesiydi herşeyi kabullenişimin farz olunduğu.
Bir davetiye…
Elimde davetiye, yüreğim cam kırıkları ile darmadağın;
gökyüzü gri, tüm maviler bile seninle.
Yine bir yazdı
seni kaybedişimin ardından Yaren’i de kaybettiğimi öğrendiğimde…
Ardından uzun yazlar geçti dingin, mutsuz ve umutsuz.
Ne ben tamir edebildim yüreğimi ne de kimsenin gücü yetti buna.
Ve son yaz… İki yabancı gibi karşılşmamız.
Seni görüşüm…
Bitişin…
Bitişim…






