‘anlat’ olarak etiketlenmiş yazılar

İyi Sabahlar

Cuma, 05 Eylül 2008

Radyodan şarkılar tutmakla başlar bazı hikayeler. Ve bazıları ise şarkının sonunda girilen fonlarla… Önce derin bir nefes sonra yüzeysel bir anlatım. Hepsi yaşanmış,hayal ürünü olmayan,gerçek yaşam öyküleri.. Çoğu insan kendini bulur hikayelerde.Kimisi başkalarının yaşam öykülerine kulak kabartarak, bugününe bağlantı kurmaya çalışır. Çok yorucu bir hafta daha geride kalıyor. Haftayı yorumladığımız da diğer haftalardan farklı olmayan; güzel, başarılı, mutlu ve aşk dolu bir süreç olduğu ilk göze batan anekdotlar. Sevinmek lazım aslında.Hafta boyunca çalış ve hafta tatilin gelsin çatsın. Bu ne büyük mutluluk. Ya evde geçirirsin tatilini ya da dışarıda sevgili, arkadaş buluşup günün cılkını çıkartıcaksın…. İzinli oldugunuz gün çabucak akşam oluverir. Hiçbir şey anlamazsınız. Sevgilinin dudaklarına konulan şehvetli bir öpücüğün tadı kalır, akşam olduğunda. Ve özlersiniz yeni bir hafta tatilini daha. Sevgilinin dudaklarını özlercesine.. Yaz aylarını koca bir tatille geçirenler ne şanslı. Şimdi sonbahar. Kışa giriyoruz ya, dört mevsim baharı yaşayacak olanlarda var tabii… (more…)

Her Bahar

Cuma, 22 Ağustos 2008

Pas tutmuş merdiven demirleri, gecenin karanlığında kendini hissettirmek adına ellerimizi kirlenmiş bir sarıya boyuyor,gelecekte de varlığını sürdürecekmiş izlenimiyle aydınlığa kavuşmayı beklercesine, tenimize işliyordu .Yarım kalmış basamakları çıktıkça, eski harabe evlerdeki gibi , kırılmaya hazır merdiven tahtalarının, adımlarla buluştuğu an, çıkan ses,etin bıçakla kesilmesi anında işitilen gıcırdamalara benzer bir üslupla geliyordu kulağıma.Ve bir köşeye çekilip, usulca ağlayan bir kız çocuğunun sesi gibi , koridorun boşluğuna sesleniyordu sessizlik şarkısı. Uzun bir soluğu andırıyordu rüzgârın çıkardığı ufak esintilerin birleşmesi. Hüzün ile ağlamayı kucaklaştıran çıtırtılar ve rüzgârın sevişmesi hiç bu kadar göz önünde yaşanmamıştı. İzledikçe acı çeken ruhlarımız, bedenden çıkmak için çığlıklar atıyor ve bir daha yaşanmaması için bu acıyı karanlığa sürüklüyordu, çıldırmış bir gövdenin acımsı haliyle. (more…)

Bir Çay Bir Sigara Bir Serzeniş ve Bir Şair

Pazartesi, 14 Temmuz 2008

Sigara şairin altıncı parmağı gibidir derler…. ve “Neden olmasın, yeni yakılan bir sigarayla da anlatılabilir şiir” E.Cansever…

bir çay, bir sigara… dalıp gidiyorum…

ilk ve son kez bir kış günü görmüştüm… ve son’un ardından bir yaz başlangıcında… hiç değişmemiştin… yine aynı bakışların altına saklamıştın bütün hüzünlerini… bense yine aynı ben… bir çay, bir sigara… bir şair…. ve baştan ayağa “gece…”

bugün serzeniyorum… evet; yalnızlığımdan ilk defa bu kadar çok şikayet ediyorum… boş bir telefon hafızası, anlamsız bir kalabalık ve terkedilmiş bu şehir… hangi sokağından medet umabilirim artık?…
(more…)

Orta Şekerli Düşler

Cumartesi, 12 Temmuz 2008

Önümdeki yol, sonuna kadar gitmediğim sürece,
bana geçmişin yansıttıkların dan fazlasını vaat etmeyecekti
Biliyordum.
Yine de bir umuttu beklide içimde ısrarla büyütmeye çalıştığım…
Bilmiyordum ne kahvenin yansımaları nede bir telvenin beni anlatabileceğini
Boş bir bakıştı sadece, biri çıkacaktı, işte sen buradasın telvelerin arasında ne kararmış ne aydınlanmış
Çelişkiler içinde olduğun yerde…
Bir şeyler arıyordum umutsuzca bir umut peşinde bir aydınlık görebilirdim belki
Görebilseydim inanabilir miydim? Bilmiyorum…
(more…)

Serozdan Egusoya Mektup(lar) - Temmuz ve Eguso

Cuma, 04 Temmuz 2008

Yine aylardan Temmuz.
Temmuz akşamları,geceleri.
Ve geçen seneleri…
Temmuz’la sözleşmiştik, hayatta yeni bir yılı daha geride bırakacağım konusunda.
Bir Temmuzu da seninle geride bırakmanın hüznü var şimdi gözlerimde.
Hatırlar mısın eguso?
Benim için,İzmir için,Temmuz için gelmiştin!..
Sevdasına ağlanılan şarkılar dinliyorum temmuzlarda.
Temmuzlarda daha çok özlüyorum eguso. (more…)

Serozdan Egusoya Mektup(lar) - İstanbul

Çarşamba, 02 Temmuz 2008

- Merhaba, pardon saatiniz kaç acaba?

- 7 ye çeyrek var.

- Teşekkür ederim.

Uzun bir yoldan gelmişti genç adam buluşma yerine.
Omuzlarında ayrılığın yükü vardı. Bu son görüşmeydi biliyordu.
Daha güneş doğmamışken kadıköy iskelesindeydi. (more…)

Bir Şiir Yazdım Sana

Cuma, 27 Haziran 2008

Sana bir şiir yazdım yalnızlığımda.
Seni anlatsın istedim.
Seni içimde yaşatsın istedim,
Gözlerim yürürken dağlara doğru.
Seni düşünmek,
Sana dokunabilmek istedim.
Yapamadım.
(more…)

Ne Olmuş..?

Perşembe, 26 Haziran 2008

Öncelikle şunu ilk olarak belirteyim, paylaşıma sunacağım resimleri ben çekmedim ve bu resimlerdeki anlatımlar benim fikirlerim anlamınada gelmesin ve bunu unutmadan yorumlarsanız sevinirim…

Türkiyeyi çok özledim boyoz-gevrek-vapur-çay-barış-konservatuar bahçesi-cumhuriyet okulu bahçesi ve daha sayamadığım bir çok şey ama az kaldı geliyorum, gerçi fransa çok güzel bir yer fakat yaşanılmış güzel hatıralar çok daha ağır basıyor… Yaşasınnn !. 5 Temmuzda İzmir’deyim… sizlerle paylaşmak istediğin resimler bir sokak fotoğrafcısının albümünden muhtemelen, kim olduğunu bilmiyorum ama paylaşmak istiyorum, ne olmuş ?

(more…)

Ne Zor

Perşembe, 26 Haziran 2008

Sana beni anlatmak ne zor ey yar!
Sana seni anlatmak ve anlamak en zor olanı, ne zor ey yar;
Reddedilmiş umutlarımda, hani şu biriktirilen düşlerimde…

Şu yaşananların birine sabır, ikincisine sabır.
Birleşirlerse dahaların en dahası sabır.
Dayanmak ne zor Rabbim!
Sana gelememek bu inancımın içinde.
Elimin tersiyle itememek şu soluduğum havayı,
Her şeye rağmen diyebilmek yaşama, (more…)


41 sorgu. 0.386 Saniyede Olustu.