‘baba’ olarak etiketlenmiş yazılar

Babazula Röportajı

Cuma, 22 Ağustos 2008

”Artık üç kişi sahnede çalabiliyoruz ve epey sertleştik.
Bana göre; globalizmin amacı bize kökleri unutturmak.
Bizimse tam tersi!”

”Çok ama çok üzgünüz.
Canım memleketimde turne yapamıyoruz!”

Baba Zula’dan yeni albüm, ”Kökler”
(more…)

Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım

Pazartesi, 21 Temmuz 2008

Ayrılık ne biliyormusun..? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne tren bileti ceplerimizde, nede turna katarı gökyüzünde… Ayrılık; Sadece unutulmaktır !..

Kötü İnsan, karanlık insan… Dünya; Çıkardığı basit bir ses kaba bir hece bile hakim ve güçlü olmaktır onun için. Bu duygularla bir derinlik kazandığını sanar. Bu yüzden düşünmek bulutlardan haz almak kadar uzak, gereksiz ve boştur. Büyük babalarından ona kalan miras sadece tükenmektir. Her hareketine hikmetler kazandıran budala aynalar karşısında küçümsemenin bencilliği ile bakar kendisine… Onların inandığı tek şey yalandır. Onlar ancak yüksekte olunca yaşadıklarını anlarlar. Yalnızlık derin uykularına gelen ve hiç göremediği bir duygu olmuştur her zaman. Bİr ütopyası yoktur zaten ne olduğunuda bilemez. Kullandığı eşyalar bile ondan daha uzun ömürlüdür. (more…)

Cansuyum

Salı, 08 Temmuz 2008

Öyle anlar olur ki serde, öyle güzellikler vardır ki yaşam denizinde uzanmak isterisin, onu yakalamak istersin ama çabaların boşadır… Sevdanı içinde yaşarsın, derdini içinde… Can suyundur içinde büyütüp yeşerttiğin. Beladır aynı zamanda. Ama bakmazsın ucuna bucağına. Seversin her şeye rağmen her düğüme, her engele rağmen. İçini kemirir belki, belki nefes aldırmaz, belki, belki bir boşluktur, ama yinede seversin hiç bir şey düşünmeden üstelik. İçten içe alır götürür seni uzak denizlerin gölgelerine. Hissedemediğin nedir, seni alıp götüren nedir diye düşünürken hayat yolunda bi bakmışsın gelmişsin bile hayatın dolambaçlı yollarına. Doğan güneşe inat yeniden doğacak umutların. Her saza ayrı bir nota olacak gülüşündeki ince ve derin Hazal. Yârin çıplak ayağında üşüdü şair, ekmeği tuza banar gibi sevdi bi başka şair her şey iyi hoştu ama eksik bir şeyler vardı hala… Huzur veren gözler artık bir başkasına aitti. Gülüşüne bir başkası âşıktı. Sen bir başkasının gözlerine bakar olmuştun. İçime işleyen her halin bir başka vücutta kedere elem olmuştu bile… Artık yapacak hiçbir şeyin olmadığı yerdeyiz. Yani sözün bittiği yerdeyiz… Can suyu, cana can katan su… Bir bebeğin ilk adımları ilk baba deyişi gibi, mutluluğun anahtarı gibi… Her daim…

Gırtlağımdaki Vidanjör

Pazartesi, 30 Haziran 2008

Hayatta başınıza en kötü ne gelmiş olabilir ki ? bir kaç kere dayak yiyip üzerinizde sigara söndürülmüş,parmağınız kapıya sıkışıp tırnağınız düşmüş, annenizin babanızı dövüşüne tanık olmuş,çocukken tacize uğramış,en sevdiğiniz hayvan öldürülmüş bağırsakları kafasına dolanmış, oral sex’e zorlanmış, iç çamaşırlarınıza geceden kalma spermler bırakılmış yada grup sex partisinde makatınız da bisexsüelliği hissetmiş olabilirsiniz.Yani tüm homosapiens acılarınız damaklarınızda tortu bırakmış olabilir…

İNTİHAR…. Marihuana’nın verdiği dünyadan mahrum bırakmak kendini ya da halissünasyonların bitişi.
(more…)

Kerim Tekin

Cuma, 27 Haziran 2008

Siz 3 kişisiniz ; Kerim Tekin - Gökhan Semiz - Barış Akarsu

Kerim Tekin, 1975 yılında Erzincan’da dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren müzikle ilgilenen Tekin, ortaöğrenimi sırasında şan dersleri aldı ve gitar çalmayı öğrendi. Lise yıllarında profesyonel müzik hayatına atıldı ve onyedi yaşında gece kulüplerinde çalışmaya başladı. 1994 yılında S Müzik’le anlaşarak profesyonel bir ekiple ilk albümünün hazırlıklarına başladı. “Kara Gözlüm” adını taşıyan ilk albümü 1995 yılında müzik marketlerde yerini aldı. Prodüktörlüğünü Halis Bütünley’in yaptığı albümde on şarkı yer aldı. Müzikseverlerin Kerim Tekin’le tanışması ise söz ve müziği Kenan-Ozan Doğulu kardeşlere ait olan “Cici Baba”yla oldu. Albümde Türk pop müziğinin seçkin isimleri Ozan Doğulu, Kenan Doğulu, Garo Mafyan, Zeynep Talu Kurşuncu, İlhan Şeşen, Yusuf Bütünley, Saro Secikyan, (more…)

Etkilemek İçin Etkilendik

Cuma, 27 Haziran 2008

“vayy bee” dedim geçenlerde “amma da çok değiştirmiş teknoloji bizleri” Eskiden meyve kokulu defterlere hatıralar yazardık yıl sonlarında, oysa şimdi kimsenin umurunda bile değil.O hep klasikleşmiş sözler olsa da (örneğin; bana, bu kalbin kadar temiz sayfayı ayırdığın için çok teşekkür ederim) yine de özlüyor insan o yazıları.. Annemle babam sık sık anlatır; eskilerden okulun yıl sonu günü herkes birbirinden ev adreslerini alırmış, okuldan çıktıktan sonra mektuplaşalım,birbirimizi kaybetmeyelim diye.. Sonra zamanla beraber teknolojide ilerledi ve telefon daha yaygın hale geldi -ki on yaşında ki çocukların ellerinde bile bir cep telefonu var - telefonun yaygınlaşmasıyla da bu kez arkadaşlar, mezun olmadan önce telefon numaralarını almaya başladı birbirlerinden. (more…)

Küçük Bilgemisiniz

Cumartesi, 21 Haziran 2008

Gecenin zifiri karanlığı üzerime çöküyordu.Nedenini bilmediğim sessizliklere gömülüyordum… Oysa,bittiğimi sandığım sokak başlarından hayata yeni yollar aralayan meçhul bilge oluyordum…  Yürüdüğüm,engebeli bir hayattan ibaret kaldırım taşlarıydı… Toplamaya başladığım artık tek bir şey var: Gözlerimin, kaldırım taşlarında bıraktığı ayak izleri…Karanlık bir gündüzün, görmeyen gözleri üstüne düşüyordu yüreğim…Gözyaşlarım, çoktandır tadını unutmaya başladığım yeni acılarla geliyordu…Çocuk oluyordum… Bilmediğim bir dilin, yeni başlangıçlarıma tebessüm olacağını hiç tahmin edemiyordum… Evet,gülümser bir yüreğim oluyordu…  Büyüdükçe,bazı acılardan sevgi duyulabileceğini de öğreniniz…
Tebessüm,henüz beş yaşında bir çocuktu. (more…)

Münir Özkul

Perşembe, 19 Haziran 2008

Yaşar Usta !..

Bak beyim, sana iki çift lafım var…

Koskoca adamsın, paran var, pulun var, binlerce kişi çalışıyor emrinde… Yakışırmı sana ekmekle oynamak..? Yakışırmı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu kar’da kışta sokağa atmak, aç bırakmak..? Ama nasıl yakışmasın ki… Sen değilmisin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören, anlıyormusun beyim bu çocuklar bir birlerini seviyor.. Ama ben boşuna konuşuyorum, sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum.. Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrika sahibi Saim Bey… Sen mi büyüksün… Hayır Ben büyüğüm, Ben Yaşar Usta, (more…)

Hayatın Ucundan Tutarsan Bırakma

Salı, 17 Haziran 2008

Birbirlerini severek evlenmişlerdi. Altı yıllık birliktelikleri evlilikle noktalanmıştı. Yedi yıldır da evliydiler,
iki yaşındaki küçük Ceren leri ile mutluydular… Aslında kadın mutluluk rolü oynuyordu. Yaşadığı hayat onu boğuyordu, sanki içinde saatli bir bomba vardı , bir patlasa herkesi yakacaktı. Mutsuzdu ama nedenini bir türlü bilemiyordu. Üniversiteyi bitirdikten sonra bir süre çalışmış ama kocasının farklı yerlere çıkan tayinleri yüzünden bir türlü sürekli bir işi olamamıştı.  Mimardı ama 3 yıldır evde oturuyordu, evde geçen her boş gününü hayatından koparılmış boş bir sayfa olarak görüyor ve hiç bir şey onu mutlu edemiyordu.. Kocası derseniz bir dediğini iki etmiyordu, hayattan isteyebileceği her şey onunken, mutlu olması için gerekli her şeye sahipken o mutsuzdu.. (more…)