‘beni’ olarak etiketlenmiş yazılar

Canımın Cananı Cansuyum

Pazartesi, 25 Ağustos 2008

Susuz Şehrimde canıma su katana ithafla…

C anımın içi sevgilim
A n gelir içindeki beni sorgular dünün…
N e bir ses ne bir nefes olur yüreğindeki yangının.
S usuz kalmış dudakların arzular bedenimi.
U zun akşamların çaresiz sabahları nasip olur yüreğine
Y arınlarımız umutlarımız birleşir göğsümüzde
U marsızca adanır aşklar kansız gecelere
M ağrur bakışların parçalar talihsiz acil travmalarımızı
(more…)

Şu Sivas’ın Yollarına…

Cumartesi, 16 Ağustos 2008

Uyandım !.. içimde tarifi mümkün olmayan bir telaş ve sevgi var, bağırmak geliyor içimden “Bugün Son Gün” şuursuzca can ve ten yakmaya alışkın güneş beynimi kemirirken adımlıyorum hayatı hayatıma ulaşmak için… Zaman deli gibi akmıyor işte, hep böyle olmadı mı zaten..? Herşey üst üste geldi, tüm aksilikler…neyseki izmir otogardayım (ohh) Sivas yolcusu kalmasın !.. Yasaklarına mahkum bir hayatın çöküntüsünü üzerinde taşıdığı belli olan bir ses, elindeki “Cumhuriyet” gazetesini kıvırmış bağırıyor! Sivas Yolcusu Kalmasın !.. Otobüsteyim ve kalkmasına artık ramak kaldı ve kalbim ve ellerim ve benliğim karıncalanıyor, Geliyorum yanına bekle beni dedim içimden… Nefes almak çok zor bu an’larda, sevdiğin anadoluda ve sen koşar adımlarla gitmek istiyorken o’na otobüs kalkmadı hala, Neyseki önümde oturan beyaz şapkalı ve en az iki çocuk büyütmek için çalıştığı belli olan nasırlı ellerinden birini kaldırdı ve nasırlanmış sesi ile “Hele hemşerim bir kolanya verde ferahlayalım” … Dedim açıl sivas ben geliyorum. Acı, öfke, hüzün, keder yada herneyse sizi sıkıntıya bulayan o an unutulur ve düşersiniz zamanın içine, Hareket ediyor otobüs itiş-kakış insan selini yarıyor yavaş yavaş…

(more…)

Canım Uzakları Çekti

Cumartesi, 16 Ağustos 2008

Bugünlerde içimdeki kendini bilmezlik karşı konulamaz derecede artıyor. Kalbimin hızlı atmasına engel olamıyor ve gitgide artan mide ağrısına bide karın ağrısı eşlik ediyor. Hasta falan da değilim hani. Çok şeyden kırılmaya meyilli olan sancılı bir kalp artık kırmaya da başladı birilerini farkında olmadan. Büyüyordum, kırgınlıklarıma yenileri ekleniyorken hayat da altta kalmıyordu hani.Ben kırıldıkça başka bir sancı saplıyordu bedenime. Bedenim büyüdükçe içimde sol tarafta sıkışmış ve haddini bilmez bir şekilde hızlı hızlı atan kalbim göğüs kafesime yaklaşıyor ve artık sözde dinlemiyor.Bendeki kendini bilmezlik ondaki vurdumduymazlık, yok yok bu böyle olmuyor.

Bir beden muhasebesini en iyi Ajda nın sözleri özetliyor;

“Kimler geldi hayatımdan kimler geçti
Hiçbirisi hasretini gidermedi
En güzeli senin kadar sevilmedi
Kimler geldi kimler geçti “

(more…)

Gitmek Gelmiyor İçimden

Pazar, 03 Ağustos 2008

Yapayalnız bir şehrin sessiz sokaklarında yürüyorum. Topuklarım yere temas ettikçe çıkan sesten başka ses yankılanmıyor kulağıma. Evet… Yalnızım… Yalnız bir başıma yürüyorum gecenin karanlığına. İçimde bir sıkıntı var nedenini bilmediğim. Kendimi seni düşünürken buluyorum yine. Ve yine süzülüyor yanağımdan bir damla hüzün. Nedeni neydi bilmediğim çıkmazlardayım yine. Yine yalnız… Yine bir başına… Aklıma gelmişken. Hatırlıyormusun o ilk gecemizi. Deniz kenarında, ıssız bir sahildeydik hani. Nasılda utanmıştı gözlerimiz birbirine bakarken usulca ve kaçamak. Yanaklarımızdaki kızarıklığa güneşi sebep göstermiştik hani. Aslında titrek birer güvercin kalbiydik ikimizde. Ayaklarımız yere basmıyordu hani. Heyecandan konuşamamıştık bile. Sadece ben elini tutmuştum sen denize dikmiş gözlerini, başını omzuma yaslamıştın. Şimdi arıyorum o günlerimizi. O heyecanlarımızı, sevinçlerimizi, kalbimizi… (more…)

Bir Garip Heyecan Kaplıyor Bedenimi

Pazar, 03 Ağustos 2008

Susuz şehrimde canıma su katana ithafla….

Gülüm, gül yüzlüm, yarınlarım… Sana bir ömür vaadediyorum. Beni ben yapan bu ömrü sana adıyorum. Ve saatin kaç olduğunu bilmeden seni düşünüyorum yine. Zaman kavramı yok artık gecelerimde. Gündüzlerimi sorma hiç. Her dertten ötürü sana sığınıyorum. Sesine saklıyorum hayatın çilesini. Bana kalan senden başkası değil. Sevgimi anlatmaya yetmiyor lügatımdaki kelimeler. Seni nasıl istediğimi anlatamıyor. Ve ben boşver işliğe inat yaşıyorum senle hayatı doyasıya, hiç ölmemecesine. Kaderime inat yırtıyorum geceleri. Ve bir sigara daha yakıyorum sahipsiz gecelere. Bir yudum daha alıyorum elimdeki alkolden.  Bir anda gözlerin gelip duruyor gecelerimde. Yarınıma umut oluyor. Geleceğim diyorum sonra, geleceğim diyorum sana. Ve bembeyaz düşler kaplıyor bir anda etrafımı. Bir garip heyecan kaplıyor bedenimi… (more…)

Alacağın Olsun

Salı, 29 Temmuz 2008

Neler yazacağımı bilmeden başlıyorum sözlerime.
Neler yaşayacağımı da bilmeden tabii.
Koca bir hayat var daha önümüzde.Çok uzun.Gençliğinin baharında tanıdım seni.Bir o kadar da bahar yaşattın bana.Müteşekkirim sana.Sen şımarık bir çocuk olmama hep izin verdin.Beni dinledin,yargılamadın.Sevdin beni bir anne şefkati gibi.Bütün şımarıklıklarımın müsebbibi sendin.Bu yüzden seni hiç unutmayabilirdim.Öyle de oldun.

Bakma şimdi ağladığıma.Geçer elbet.Hem bak,ağlarken gülümsüyorum da.Hani sen çok severdin ya.Bana gülümse diye komutlar verirdin.Hatta pamuk ellerini yüzüme yöneltir zorla güldürürdün.
(more…)

İmlaya Gelmezdim

Pazartesi, 28 Temmuz 2008

İmlaya gelmezdim madem, beni varsayımları tükenmiş ipuçlarına assaydınız. Erken bunamanın çarmıhına gerilip kuruyuverirdim; yolsuzca delirmeden. Düğüm atmayı öğrenemezdim madem, örümceklere satsaydınız yüzsüzlüğümü, beceriksizliğimi. Ezik büzük yüzleşmeleri olmamış addederdim o zaman. Sahi parmaklarıma sormadan dertsizliği nasıl atladım kalemimden? Şüphe yok!.. Meylim zifirde benim. Kimbilir daha kaç çınar yılı beynime sabredeceğim iki çağrım ötedeyken kalbim. Sus pusluğum karıncalaşırsa beni kanımdan sorun. İçkin ve çapraz sesimi düze çıkaramadım ya, inmeyeceğim yokuşa. Sözde alaşımlı hayatlara “yerli yerindelik” adına eğriliyorum. Parantez arası özenilesilere sızmaya yeltenmek dururken dimdik, kambur hükümlere erteleniyorum ben. Cesaretimi farkettiniz mi? Dolaylı olmayarak tökezleyemiyorum alçı taşlarına.  Kaprislerimin anısına hürmeten dilimi kesmeli. Dizdiğim sözcükleri duyarım sesi kısılmadan elemin belki bir gizlenme ertesi. Buğusu kentime, kazancı alıklığıma saklanan sırıtkan! (more…)

Özlemlerim, Kavgalarım

Pazar, 27 Temmuz 2008

Uykusuz geçen bir gecenin sabahındayım yine.
Gözlerimi apansız bir karanlığa açtım ne gam.
Soğuk biramdan bir yudum daha çektim sensizliğin sessizliğinde.
Sigaramdan bir nefes daha üfledim ciğerine gerçeklerin.
Yoksunluğun öyle kavurdu ki içimi, yangınlardayım yar…
Kahır dolu günlerin geçen saatleri bir mavzer gibi dağlıyor yüreğimi.
Ve bir gün daha bitti akşam oldu yine
Vakit tamam
Amansız gecelere bıraktım kendimi (more…)

Bana Kalacak Bir Yer Bulun…

Pazar, 27 Temmuz 2008

Bana kalacak bir yer bulun.
Bu şehrin her bir yerinde onu aramaktan yorgun düştü bedenim.
Kimlere sormadım ki.
Ya da onu bulun getirin bana.
Ama gelişi farklı olmalı..
Ama önce kollarımdan tutun,düşmek üzereyim düşlerimin üzerine.
Yorgun düştü bedenim bir aşk rolünü oynamaktan.
Bir şey dememiştim,herhangi bir şey söylememiştim ki…
Ama gitti işte.
Kayboldu ortadan.
Şarkılarımız,türkülerimiz vardı. (more…)