‘beraber’ olarak etiketlenmiş yazılar

Hayat

Çarşamba, 23 Temmuz 2008

Kimisinde nice hüzünler barındırır hayat, kimisinde nice mutluluklar. Sevda vardır kimisinde, nefret bazen gözlerinde. Güneş doğar her gün aynı yerden yeni bir hayata. Sevdaların filizlenir, gözlerinde gülümsediğin sevdiğin gelir aklına. Gün olur özümsediğin her şeyi yalan nakşeyler hayat…  Yinede yaşanası bir tecrübedir hayat. Acısına rağmen, derdine, kederine rağmen. Gün olur ölmek istersin, yitip gitmek istersin bu hayattan. Ama mutluluklar bırakmaz peşini yaşarsın yine olabildiğine, yaşayabildiğine kadar.  Bak neler gizli hayatta. İlk kez birinin gözlerinde gördün kendini. İlk kez birine bakarken titredi için. İlk kez bir başka tende buldun kendini. İlk kez bir başkası için endişelendin. Canı acıdığında yüreğinde hissettin o acıyı. Ağladığında beraber ağladın güldüğünde beraber. Her şeyi paylaştın; hüznü, mutluluğu, gözyaşını, merhameti, günahı, sevabı her şeyi paylaştın. Yeri geldi yüreğini… Başka yönü daha var hayatın. Birisi var o hayatta. Seni hiçbir zaman yalnız bırakmayan. Sırf sen uyuyamıyorsun diye uykusuz kalan. (more…)

Umuda Dair

Pazar, 20 Temmuz 2008

Hala vardı umudum,
Yaşama dair, aşka dair, dahası,
Sana dair…
Kapayınca gözlerimi sabahsız geceye
Sen gelirdin aydınlatırdın odamı

Uyanırdım ansızın,
Penceremin önüne konuşlanırdı yalnızlığım…
Sokağa bakardım öylece
Beraber yürüdüğümüz sokağa…
Şimdilerde bomboş her taraf. (more…)

Benimki Şizofren Bir Aşkmış

Salı, 08 Temmuz 2008

İsyan ediyorum herşeye tüm olanlara, kendime olanlara, sevgime ……. Bedenim yığın torbası oldu.Herkes gitti ama benim döküntülerim kaldı. Kimse beni yerden toplamadı öylece orda kaldım uzun bir süre.Sonra birden kalmak istedim bulunduğum noktadan. Yavaş yavaş ayağı kalktım. Bedenim çok yorgundu,ruhum heryerim kırılıyordu. Ama ayağı kalktım ve yürümeye başladım. Nereye gideceğimi bilmiyordum aslında gidecek pekte yerim yoktu derdimi dinliyecek pek insan yoktu. Dinleyenlerde çoktan usanmıştı bu halimden, çaresizliğimden sesimden. Biliyordum bunları bu yüzden biraz dolaşıp eve gidecektim o dört duvara sürekli bana baknlara gidecektim Bazen evde saatlerce oturudum karşımdaki duvara bakarak (more…)

Serozdan Egusoya Mektup(lar) - Anlasana

Pazartesi, 07 Temmuz 2008

Gitti…
O gitti…
Canım gitti…
Gülüm gitti..
Bebiş gitti…
Ve hazan için vaktim geldi…
Güneş,güne küsmedi;gece hükmetmeye başlamadı,gidenler ve kalanlar için.
Seni hatırlamak adına gece nöbetlerim başlamadı daha.
Eguso…
Hala dinler misin türkülerini?
Hadi aç beraber dinleyelim. (more…)

Melankolia ve Ben Tümevarım Sen Gevher

Cumartesi, 05 Temmuz 2008

Bir yağmur damlası düştüğü zaman penceremize… Gidilesi uzaklar gözümüzün önündeyken, kırılan ışıkla beraber, daha da uzaklaşan bir kaç damla umut eskitiriz penceremizde… Her gün ekmekle beslediğim güvercinler için ekmekleri ıslatmama gerek kalmadı. Ben ekmekleri koydum, onlar ıslandılar. Lakin ne güvercinler geliyordu, ne de umutlar yitiyordu… Onca umudun arasına güvercinlerin gelme umudunu da ekledim, ve her damlada biraz daha eskittiğim, yittiğim bir hayata adadım… İnsanlar telaşla bir yerlere yetişmeye çalışırken sürekli bu kavurucu sıcaklıkta, pencerelerde keyiflenenleri de gördüm… Bir hayat telaşına düşmüş insanlar, ne yapacaklarını bilmeksizin sanki ve şuursuzca koşarlarken soruyorlar mıydı acaba kendinerine ; “Yağmurda koşan mı, yürüyen mi ıslanır?” diye. Ve her defasında “koşan” olmasına rağmen cevap, hep koşmayı mı seçiyorlardı? (more…)

Nedenim Sensin

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Denize düşüyorum bakıyorumki senin kalbin. O kalbi birgün alıp seninle hayat kuracagım ve seni asla bırakmıyacagım biliyorum ki o denizde kalpin benim içime girdi ve bana içimdeki ses diyorki o kızla sen cok mutlu bir yolculuga yelken atıp aşkımız titanikteki gibi batmayacak. Sende bunu bil ki sevgilim bunları yazarken seni düşünmekten başka bişi yapmıyorum sen şimdi soracaksın sen beni ne zaman düşünmedim sana gercek soyleyim uyurken seni düşünmeden seni düşünemezdim cünkü zaten seninle yasıyorum anlıyacagın sen benim bu dünyadaki yaşama sebepinsin. Hayat belki kötü anlar olabilir ama hani evlenirken derler ya bitanem iyi günde kötü günde beraber olcagız diye. (more…)

Bu Kadar Sevebilirmisin

Pazar, 22 Haziran 2008

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez…. Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç… Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında…. Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra… Okullarını bitirince hemen evlendiler. (more…)

Küçük Bilgemisiniz

Cumartesi, 21 Haziran 2008

Gecenin zifiri karanlığı üzerime çöküyordu.Nedenini bilmediğim sessizliklere gömülüyordum… Oysa,bittiğimi sandığım sokak başlarından hayata yeni yollar aralayan meçhul bilge oluyordum…  Yürüdüğüm,engebeli bir hayattan ibaret kaldırım taşlarıydı… Toplamaya başladığım artık tek bir şey var: Gözlerimin, kaldırım taşlarında bıraktığı ayak izleri…Karanlık bir gündüzün, görmeyen gözleri üstüne düşüyordu yüreğim…Gözyaşlarım, çoktandır tadını unutmaya başladığım yeni acılarla geliyordu…Çocuk oluyordum… Bilmediğim bir dilin, yeni başlangıçlarıma tebessüm olacağını hiç tahmin edemiyordum… Evet,gülümser bir yüreğim oluyordu…  Büyüdükçe,bazı acılardan sevgi duyulabileceğini de öğreniniz…
Tebessüm,henüz beş yaşında bir çocuktu. (more…)

Bir Şubat

Salı, 17 Haziran 2008

Şu an 1 şubat akşamı ve rüyamda yine sen vardın. Saat olmuş gecenin 3’ü, herkes uyumuş, annem, babam, kardeşim, bende uyumuşum ama gönlüm hep ayakta, aşkım hep ayakta, onlar hiç uyumadı ki. Seni tanıdığımdan, sana tapalıdan beri gözüme uyku girmedi aşkımın, sevdamın da. Ne tedaviler aradım, ne ilaçlar kullandım. Çaresi bir mucize bu hastalığın o da sensin. Ağlıyorum şu saat, unutma beni ağlatan sensin. Uyutmayan, hayatı zindan eden sensin. Ne hayat tat veriyor, ne o olmazsa olmaz dediğim bilgisayar, ne hava, ne ekmek, ne su,….. sadece ama sadece sensin o tat. Sensin benim hayatım, sensin. Benden vazgeçmemi mi istiyorsun? Tamam kabul. Çıksın birisi güneşe yazsın adını (benim yazdığımın yanına) vazgeçerim senden. Ya da sağır bir ressam, (more…)