‘Birine’ olarak etiketlenmiş yazılar

Bitmez Bu Konu

Pazartesi, 01 Aralık 2008

Çok güzel bir hikaye yazamadım ama iyi filmleri buldum.
Erken yatmayı öğrenemedim ama güneşi gece kadar çok sevdim.
Bir şarkı yazamadım ama şarkılara eşlik ettim.
Güzel fotoğraf çekmeyi öğrenemedim ama bakmayı öğrendim.
Beni sevenler çok oldu ama birine aşık oldum.
Ney çalmayı öğrenemedim ama her duyduğumda ağladım.
Sigarayı bırakamadım ama azaltabildim.
Mükemmel yemek yapmayı öğrenemedim ama her defasında denedim.
Hiç bulaşık yıkamadım ama çok temizlik yaptım.
Roma’ya gidemedim ama kendime söz verdim.
Kahraman olmadım belki ama hiç bir zaman korkmadım.
Kalabalık beni içine aldı ama yalnızlığı çok sevdim.
Çok iyi bir dost değilimdir belki ama düşmanlık beslemedim.
Okyanuslar aşamadım ama denizin hep yanındaydım.
insanlar bir birlerine düşmanlar ama ben herkesi sevdim.
İbrahim Tatlısesi sevemedim ama hiç küfür etmedim.
Televizyonda film izledim ama müzikten vazgeçmedim.
Eskiyen eşyaları sevdim ama hiç pas tutmadım.

Ölmeyi çok istedim ama hiç beceremedim..

Ne Zor

Perşembe, 26 Haziran 2008

Sana beni anlatmak ne zor ey yar!
Sana seni anlatmak ve anlamak en zor olanı, ne zor ey yar;
Reddedilmiş umutlarımda, hani şu biriktirilen düşlerimde…

Şu yaşananların birine sabır, ikincisine sabır.
Birleşirlerse dahaların en dahası sabır.
Dayanmak ne zor Rabbim!
Sana gelememek bu inancımın içinde.
Elimin tersiyle itememek şu soluduğum havayı,
Her şeye rağmen diyebilmek yaşama, (more…)

Elindekilerle Yetinmek

Cuma, 20 Haziran 2008

Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış. Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı, asil pek çok delikanlı onu görmeye gelirmiş.
Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi nice şövalyeyi reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş. Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş. Ama kız onu da reddetmiş. Aradan uzun yıllar geçmiş. Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış. Kendine başka bir hayat kurmuş ve evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış.
(more…)

Hayatın Ucundan Tutarsan Bırakma

Salı, 17 Haziran 2008

Birbirlerini severek evlenmişlerdi. Altı yıllık birliktelikleri evlilikle noktalanmıştı. Yedi yıldır da evliydiler,
iki yaşındaki küçük Ceren leri ile mutluydular… Aslında kadın mutluluk rolü oynuyordu. Yaşadığı hayat onu boğuyordu, sanki içinde saatli bir bomba vardı , bir patlasa herkesi yakacaktı. Mutsuzdu ama nedenini bir türlü bilemiyordu. Üniversiteyi bitirdikten sonra bir süre çalışmış ama kocasının farklı yerlere çıkan tayinleri yüzünden bir türlü sürekli bir işi olamamıştı.  Mimardı ama 3 yıldır evde oturuyordu, evde geçen her boş gününü hayatından koparılmış boş bir sayfa olarak görüyor ve hiç bir şey onu mutlu edemiyordu.. Kocası derseniz bir dediğini iki etmiyordu, hayattan isteyebileceği her şey onunken, mutlu olması için gerekli her şeye sahipken o mutsuzdu.. (more…)

Sessiz Gemi’de Üç Yolcu

Salı, 10 Haziran 2008

Yahya kemal, Nihat Sami Banarlı ile “Sessiz Gemi” şiiri üzerine yaptıkları bir görüşmede bu geminin bir tabut olmadığını anlatmıştı. Bir tabut değildi bu gemi ama hiç yolcusu yokmuş gibi yol alıyordu. Aslında geminin bu yolculuğuna başından sonuna şahitlik etmiş üç yolcusu, kalkışta farkedilmiş olmasalar da anlattıklarıyla hem rıhtımda kalanların gözünden hem de yolcusu oldukları geminin güvertesinden bugüne ışık tutmaktadırlar. Günlerce siyah ufka bakanların nemli gözleri biraz olsun dinlenmeyi hak etmiştir artık.
(more…)

Rüyhan Duralı - Sevgiliye Aşk

Çarşamba, 04 Haziran 2008

Her şeyin başlangıcı aşk.. Birine aşık oldu ve bu aşk onu yazar yaptı. Büyük bir aşkın meyvesi olarak 1977 baharında kırklareli’de doğdu. Kırklareli anadolu lisesine giderken gazetecilik mesleğine aşık oldu. Tıp okumaktansa, son dakika tercihi ile istanbul üniversitesi radyo televizyon bölümünü tercih etti. 17 yaşında geldiği istanbula aşık oldu. Dünyanın hemen hemen her şehrini görmesine rağmen, şehri istanbul’a hala aşık. 18 yaşında show tv spor servisinde iş hayatına başladı. İşine aşık oldu.spor muhabiri olarak görevine başladı. İki yıl sonra atv spor servisine geçti. İki yıl çalıştıktan sonra show tv’ye geri döndü. Maraton, televole, pazar keyfi programlarında muhabirlik yaptı. Çok insan tanıdı, dünyanın en güzel şehirlerini gezdi, iyi paralar kazandı. (more…)

Belki

Pazar, 01 Haziran 2008

Belki Tanrı yanlış insanlarla tanışmamızı istedi. Doğru insanı tanımadan önce, böylece en sonunda doğru insanla tanıştığımızda, bu hediyenin ne yüce olduğunu anlamamız için. Belki mutluluk kapısı kapandığında, başkası açılıyordur. Fakat böyle zamanlarda kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki, bizim için açılan diğer kapıyı görmeyiz bile. Belki en iyi arkadaşlık, sallanan bir koltukta beraber sallandığınız, tek bir kelime etmediğiniz ve giderken bunun hayatınızdaki en iyi sohbet olduğunu düşündüğünüz kişilerde saklıdır. (more…)

39 sorgu. 6.556 Saniyede Olustu.