Cansuyum… Korkuyorum…
Pazartesi, 25 Ağustos 2008Susuz şehrimde canıma su katana ithafla….
Korkuyorum bebeğim… Sana sahip olabilmek için katettğim onca yol var ki… Sana bu kadar aşık olacağımı nerden bilebilirdim. Seni bu kadar seveceğimi nasıl anlayabilirdim. Oysa sadece bir umuttu içimdeki seni örseleyen. Sana bu kadar ait olabileceğimi nerden bilebilirdim ki… Kendime şaşırıyorum biliyor musun. Bu kadar aşık olmama şaşırıyorum. Oysa sadece “şimdi sen benim sevgilim olsan” la başlayan, “ sensiz bir hiçim” le devam eden bir sevdanın tam ortasındayım şimdi. Gözlerine baktığımda dahada aşık oluyorum her geçen saniye. Sen şimdi karşıma geçmiş “KORKUYORUM” diyorsun. Hayır cansuyum. Hayır ben korkuyorum asıl. Seni kaybetmekten korkuyorum. Senin kalbine dokunamamaktan korkuyorum. (more…)

Şu an 1 şubat akşamı ve rüyamda yine sen vardın. Saat olmuş gecenin 3’ü, herkes uyumuş, annem, babam, kardeşim, bende uyumuşum ama gönlüm hep ayakta, aşkım hep ayakta, onlar hiç uyumadı ki. Seni tanıdığımdan, sana tapalıdan beri gözüme uyku girmedi aşkımın, sevdamın da. Ne tedaviler aradım, ne ilaçlar kullandım. Çaresi bir mucize bu hastalığın o da sensin. Ağlıyorum şu saat, unutma beni ağlatan sensin. Uyutmayan, hayatı zindan eden sensin. Ne hayat tat veriyor, ne o olmazsa olmaz dediğim bilgisayar, ne hava, ne ekmek, ne su,….. sadece ama sadece sensin o tat. Sensin benim hayatım, sensin. Benden vazgeçmemi mi istiyorsun? Tamam kabul. Çıksın birisi güneşe yazsın adını (benim yazdığımın yanına) vazgeçerim senden. Ya da sağır bir ressam,