‘bunu’ olarak etiketlenmiş yazılar

Ne Olmuş..?

Perşembe, 26 Haziran 2008

Öncelikle şunu ilk olarak belirteyim, paylaşıma sunacağım resimleri ben çekmedim ve bu resimlerdeki anlatımlar benim fikirlerim anlamınada gelmesin ve bunu unutmadan yorumlarsanız sevinirim…

Türkiyeyi çok özledim boyoz-gevrek-vapur-çay-barış-konservatuar bahçesi-cumhuriyet okulu bahçesi ve daha sayamadığım bir çok şey ama az kaldı geliyorum, gerçi fransa çok güzel bir yer fakat yaşanılmış güzel hatıralar çok daha ağır basıyor… Yaşasınnn !. 5 Temmuzda İzmir’deyim… sizlerle paylaşmak istediğin resimler bir sokak fotoğrafcısının albümünden muhtemelen, kim olduğunu bilmiyorum ama paylaşmak istiyorum, ne olmuş ?

(daha fazla…)

Haftaları Ömürlere Çevirmek

Perşembe, 26 Haziran 2008

Aşk dediklerinde telaşnıyordum. Çünkü ben cok aşk acısı cektim bunu biliyordum nerden ne zaman gelecegi belli olmayan biri gelecek ve beni mutlu edecekti. O anlardan biri maç zamanı geldi bana seninle önceleri mesajlaşıyorduk ama hiç biri bunlar kadar güzel degildi. Birbirimize duygularımızı acmıştık o akşam ve benim için o aksam diğer akşamlardan farklı olmuştu. Çünkü seninle artık daha yakındım. Uzak şehirlerde olabilirdik ama ikimizinde bildigi bir şey vardı o da kalpimizin birbirimiz için artığını biliyorduk. Günler benim için daha mutlu ve sevinç dolu geciyordu. Çünkü sen vardın benim için. Bitanem sana bir sey söyleyim mi. Ben bundan önce çok kişiye teklif ettim ama hiç biri senin verdigin cevapı vermemiş. O kelimeyi duymak için neler yapmamış ki ve o cevapı senden duydum iki kulagımın içinde artık o kelime calıyordu. evet evet… Bitanem bugün tam cıktıgınızdan beri bir hafta oldu. (daha fazla…)

Baştan Başlayalım

Perşembe, 26 Haziran 2008

Bir süre önce “Kaliteli Müşteri Hizmeti” dediğim şeyle ilk elden deneyimim oldu. Toronto’da soğuk bir Cumartesi günüydü.

Hafta sonu, anne babanın boşanmış olduğu diğer ailelerde olduğu gibi, çocuklarımın annelerini ziyarete gitmeleri ile başladı. Karım Kate ile başbaşa bir hafta sonu geçirecektik. Cumartesi bir eğlenme ve huzur bulma günüydü. Geç kalktık ve gün boyu yapılan her şey hoş bir şekilde üç-dört yıldızı ünlü bir otele gittik. Restoranda çalışanlar çok cana yakındalar. Kate kızartma türü bir şey istedi ve isteğini yemek gediğinde gerçek macera başladı. (daha fazla…)

Nedenim Sensin

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Denize düşüyorum bakıyorumki senin kalbin. O kalbi birgün alıp seninle hayat kuracagım ve seni asla bırakmıyacagım biliyorum ki o denizde kalpin benim içime girdi ve bana içimdeki ses diyorki o kızla sen cok mutlu bir yolculuga yelken atıp aşkımız titanikteki gibi batmayacak. Sende bunu bil ki sevgilim bunları yazarken seni düşünmekten başka bişi yapmıyorum sen şimdi soracaksın sen beni ne zaman düşünmedim sana gercek soyleyim uyurken seni düşünmeden seni düşünemezdim cünkü zaten seninle yasıyorum anlıyacagın sen benim bu dünyadaki yaşama sebepinsin. Hayat belki kötü anlar olabilir ama hani evlenirken derler ya bitanem iyi günde kötü günde beraber olcagız diye. (daha fazla…)

Dört Mevsim Aşk

Cuma, 20 Haziran 2008

Her ilişki bir bahçeye benzer. Eger yeserip gelismesi isteniyorsa, düzenli olarak su verilmelidir.Beklenmedik hava degisiklikleri kadar mevsimleri de dikkate alarak özel bakim gösterilmelidir.Yeni tohumlar ekilmeli ve yabani otlar ayiklanmalidir.Tipki bunun gibi, askin büyüsünü canli tutmak için de, mevsimlerini anlamali ve askin kendine özgü ihtiyaçlarini doyurmaliyiz.

(daha fazla…)

Elindekilerle Yetinmek

Cuma, 20 Haziran 2008

Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış. Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı, asil pek çok delikanlı onu görmeye gelirmiş.
Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi nice şövalyeyi reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş. Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş. Ama kız onu da reddetmiş. Aradan uzun yıllar geçmiş. Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış. Kendine başka bir hayat kurmuş ve evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış.
(daha fazla…)

Münir Özkul

Perşembe, 19 Haziran 2008

Yaşar Usta !..

Bak beyim, sana iki çift lafım var…

Koskoca adamsın, paran var, pulun var, binlerce kişi çalışıyor emrinde… Yakışırmı sana ekmekle oynamak..? Yakışırmı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu kar’da kışta sokağa atmak, aç bırakmak..? Ama nasıl yakışmasın ki… Sen değilmisin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören, anlıyormusun beyim bu çocuklar bir birlerini seviyor.. Ama ben boşuna konuşuyorum, sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum.. Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrika sahibi Saim Bey… Sen mi büyüksün… Hayır Ben büyüğüm, Ben Yaşar Usta, (daha fazla…)

Bir Şubat

Salı, 17 Haziran 2008

Şu an 1 şubat akşamı ve rüyamda yine sen vardın. Saat olmuş gecenin 3’ü, herkes uyumuş, annem, babam, kardeşim, bende uyumuşum ama gönlüm hep ayakta, aşkım hep ayakta, onlar hiç uyumadı ki. Seni tanıdığımdan, sana tapalıdan beri gözüme uyku girmedi aşkımın, sevdamın da. Ne tedaviler aradım, ne ilaçlar kullandım. Çaresi bir mucize bu hastalığın o da sensin. Ağlıyorum şu saat, unutma beni ağlatan sensin. Uyutmayan, hayatı zindan eden sensin. Ne hayat tat veriyor, ne o olmazsa olmaz dediğim bilgisayar, ne hava, ne ekmek, ne su,….. sadece ama sadece sensin o tat. Sensin benim hayatım, sensin. Benden vazgeçmemi mi istiyorsun? Tamam kabul. Çıksın birisi güneşe yazsın adını (benim yazdığımın yanına) vazgeçerim senden. Ya da sağır bir ressam, (daha fazla…)

Hayatın Ucundan Tutarsan Bırakma

Salı, 17 Haziran 2008

Birbirlerini severek evlenmişlerdi. Altı yıllık birliktelikleri evlilikle noktalanmıştı. Yedi yıldır da evliydiler,
iki yaşındaki küçük Ceren leri ile mutluydular… Aslında kadın mutluluk rolü oynuyordu. Yaşadığı hayat onu boğuyordu, sanki içinde saatli bir bomba vardı , bir patlasa herkesi yakacaktı. Mutsuzdu ama nedenini bir türlü bilemiyordu. Üniversiteyi bitirdikten sonra bir süre çalışmış ama kocasının farklı yerlere çıkan tayinleri yüzünden bir türlü sürekli bir işi olamamıştı.  Mimardı ama 3 yıldır evde oturuyordu, evde geçen her boş gününü hayatından koparılmış boş bir sayfa olarak görüyor ve hiç bir şey onu mutlu edemiyordu.. Kocası derseniz bir dediğini iki etmiyordu, hayattan isteyebileceği her şey onunken, mutlu olması için gerekli her şeye sahipken o mutsuzdu.. (daha fazla…)

38 sorgu. 1.146 Saniyede Olustu.