‘daim’ olarak etiketlenmiş yazılar

Yangın Yeri

Cumartesi, 12 Temmuz 2008

İçimde öyle bir derin hasret var ki tarifini yapamadığım. Her an sanki bir başka ecel alıp götürecekmiş gibi geliyor bazen. Öyle sıcak gözler var ki ömrümün ufuklarında, öyle derin bakıyorlar ki kimi zaman öleceğimi hissediyorum….  Derin bakışlar demişken aklıma geldin yine hüzünlü bir akşamüstü. Sessizce dağılırken alkol denizinde güneşin batışı gibi tepkisiz, etkisiz bir alacakaranlık çöktü bile omuzlarımın üstüne… Bazen içinden çıkamıyorum. Bazen de kendimi alamıyorum. Öyle bir hale geldi ki yüreğimdeki yangının amansız durakları kifayetsiz akşamların sabahına vurdum bile yarınları… Çaresiz bakışlarımın umarsız akşamlarında tanımışım sensiz günlerin çilesini. Bir bakmışım içindeyim senin olan yüreğin. Hayâsız bir sevinç kaplamış içimi. Haklı bir sevinç. Uçar adım inmişim merdivenlerden. Günümün anlamı olmamış, nefesimin anlamı olmamış ne gam… Gerçek olan nedir. Sana olan yangınım mı yoksa yangınımın sebebimi… İçim öyle kıpır kıpır ki senle anlamı nedir bilmiyorum. Sevda yaşamak istiyorum aşk yaşamak… Her şeyi gölgede bırakacak bana kendimi bile unutturacak aşk… İçimi dökmek istiyorum sonra sana. (more…)

Serozdan Egusoya Mektup(lar) - Uyan Eguso

Salı, 08 Temmuz 2008

Boğazında düğümlenen kelimelerin var Eguso.
Biliyorum.
Gün içinde aklına gelmese de,kalbinde duyduğun nefret kıvılcımları var.
Seni iyi tanıdım.
Silahlarını da bilirim,yalanlarını da.
Ama daha çok,şımarıklıkların ve çocuksuluğunu.
Biliyorum gölge düşürdüm sevinçlerine,mutluluklarına.
Yapılanlar söylenmez her zaman.Ben seninle yaptıklarımızı kimseye söylemedim.
Ve sömürmedim Eguso,altını çizerim.
Ne iyi niyetini ne de sevgini.
Sadece yaşadım,yaşadık. (more…)

Cansuyum

Salı, 08 Temmuz 2008

Öyle anlar olur ki serde, öyle güzellikler vardır ki yaşam denizinde uzanmak isterisin, onu yakalamak istersin ama çabaların boşadır… Sevdanı içinde yaşarsın, derdini içinde… Can suyundur içinde büyütüp yeşerttiğin. Beladır aynı zamanda. Ama bakmazsın ucuna bucağına. Seversin her şeye rağmen her düğüme, her engele rağmen. İçini kemirir belki, belki nefes aldırmaz, belki, belki bir boşluktur, ama yinede seversin hiç bir şey düşünmeden üstelik. İçten içe alır götürür seni uzak denizlerin gölgelerine. Hissedemediğin nedir, seni alıp götüren nedir diye düşünürken hayat yolunda bi bakmışsın gelmişsin bile hayatın dolambaçlı yollarına. Doğan güneşe inat yeniden doğacak umutların. Her saza ayrı bir nota olacak gülüşündeki ince ve derin Hazal. Yârin çıplak ayağında üşüdü şair, ekmeği tuza banar gibi sevdi bi başka şair her şey iyi hoştu ama eksik bir şeyler vardı hala… Huzur veren gözler artık bir başkasına aitti. Gülüşüne bir başkası âşıktı. Sen bir başkasının gözlerine bakar olmuştun. İçime işleyen her halin bir başka vücutta kedere elem olmuştu bile… Artık yapacak hiçbir şeyin olmadığı yerdeyiz. Yani sözün bittiği yerdeyiz… Can suyu, cana can katan su… Bir bebeğin ilk adımları ilk baba deyişi gibi, mutluluğun anahtarı gibi… Her daim…