‘dereceyle’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

Deneme

Salı, 21 Ekim 2008

sen’ in çoğullaştığı bir zaman diliminde ‘ben ‘in yalnızlaşmasıyla çekiyorum cezamı…İki yanıma doksan dereceyle diktiğim hiçbir ayna beni çoğaltmaya yetmeyecek muhtemelen ve sen de eksilmeye niyetsizsin.Bu böyle daha ne kadar gider,yoksa birimiz mi çeker gideriz bilemiyorum…

Ben istedim biliyorsun…İstedim seni sevmeyi,beni sevmeni,bizi sevmeyi,bizi istemeni istedim biliyorsun…

Ama zengin kalkışları yaptım aşk masalarından.Bazen de ben oldum masalarda bırakılan.Peki neydi bu restoranları bu kadar özel yapan…Yenilen aşk,içilen aşk,asılan yüzler,tapılan yüzler ve tuvalet önlerinde aldatma oyunları prova edilirken belki de kalkıp gitmekti en mantıklısı.Benim yaptığım gibi.Bu bana düşendi,belki de değildi..Öylece bırakıp gittim oradaki seni.Onlarca yüzü bırakıp attım elimdeki peçeteyi masaya ve kalkıp gittim işte.Bu kadar çoğalmasa yüzlerin,bu kadar seçeneği sermeseydin elime belki körü körüne bağlanacaktım sana ama olmadı.Yazacak olunca bile eksilmiyorsun ve ben ilhamımdan yiyorum boşuna.Bu yüzden suç ben yazmak istedikçe seni bana yazdırmayan elimdeki kalemde mi,yoksa ta en başından seni bana yazmayan kaderde mi asla öğrenemeyeceğim.Tek kaçış yolum kendimi suçlamak ve yine bunu yapabilirim en azından senin için: sevmek özürlüyüm ben, zaten olmazdı…

28 sorgu. 0.418 Saniyede Olustu.