‘devlet’ olarak etiketlenmiş yazılar

Kırık Çırak

Perşembe, 21 Ağustos 2008

kalbimi çekiç yaptım da düzeltemedim
hayatımın eğri büğrü kaportasını
ezikliğini bana kusuyor ustam
üstüpü gibi harcıyor çocukluğumu

kaynak tutmuyor heveslerim
dünden yarına kırılmışım
‘senin failin devlettir’ diyorlar
‘üreme bonkörü ailen bir de’
(more…)

Münir Özkul

Perşembe, 19 Haziran 2008

Yaşar Usta !..

Bak beyim, sana iki çift lafım var…

Koskoca adamsın, paran var, pulun var, binlerce kişi çalışıyor emrinde… Yakışırmı sana ekmekle oynamak..? Yakışırmı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu kar’da kışta sokağa atmak, aç bırakmak..? Ama nasıl yakışmasın ki… Sen değilmisin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören, anlıyormusun beyim bu çocuklar bir birlerini seviyor.. Ama ben boşuna konuşuyorum, sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum.. Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrika sahibi Saim Bey… Sen mi büyüksün… Hayır Ben büyüğüm, Ben Yaşar Usta, (more…)

Ortaoyunu

Çarşamba, 11 Haziran 2008

ORTAOYUNU

1.ORTAOYUNUN KAYNAĞI
Orta Oyunu’nun, “Meydan oyunu” ve “Kol Oyunu” dan geçerek varmış olduğu son şekil; konuları, oyunların dramatik yapısı, oyun tarzı, komik unsûrları ve tipleri ile Karagöz’ün Perde’den meydan’a inmiş şeklinden ibârettir. Şükrü Elçin de Ortaoyununu aynı şekilde “Meddahın çok sanatkârlı şekli veya Karagöz’ün perdeden yere inmiş nev’i” olarak tanımlamaktadır. Meddah’ın çok sanatkârlı bir şekilde veya Karagöz’ün perdeden yere indirilmiş hali olarak tarif edebileceğimiz Ortaoyunun Türkiye’de eski kol oyunlarının temsili bir karakter alması ile ortaya çıktığını söyleyebiliriz. (more…)

Saraydaki Halk Tiyatrosu

Çarşamba, 11 Haziran 2008

HALK TİYATROSU
Halk tiyatrosu kavramı ülkemizde üzerinde çok tartışılmış olan kavramlardan biridir. Bu tartışmalarda ortaya konan düşünceler pek çok bakımdan farklı olmalarına rağmen, aralarında bazı ortak noktalar bulunduğu da gözlenmektedir. Bu tartışmalarda öncelikle üzerinde durulan konu, halk tiyatrosunun seyircisi sorunudur. Bir görüşe göre halk tiyatrosunu, “seyircisi halk olan tiyatro” şeklinde tanımlamak gerekir. Ancak bu noktada bir tartışma ortaya çıkmaktadır: Halk kimdir? Halkın belirli bir sınıf olmadığı üzerinde hemen herkes hemfikirdir. Ancak, hangi sınıfların halk sayılabileceği konusunda tartışmalar vardır. Bir görüşe göre halkı, “emekçi sınıflar” şeklinde tanımlamak doğrudur. (more…)

Mobbing Kavramının Türkçe Serüveni

Pazartesi, 09 Haziran 2008

Kavram karmaşası, bilim dallarının üstüne çöken kara bir bulut gibidir. 2005 yılından sonra Türkiye’de yaşanan bir karmaşa da Mobbing kavramı üzerinde yaşanmaktadır. İşletmelerde yöneticiler ile çalışanlar arasında çıkan kimi sorunların tanımlanmasında mobbing kavramından artık söz edilmeye başlandı. Henüz ülkemizde pek bilinmeyen, son yıllarda duymaya başladığımız bu kavram, sorgulanıyor ve anlam evreni dolduruluyor. Bu bir geçiş evresi görüntüsü vermektedir. Bu yazımda, kavramın kaynak dilde nasıl anlaşıldığını, erek dilde bugün itibariyle geldiği noktayı göstermeye çalışacak ve kimi önerilerde bulunacağım.

(more…)

Acele Karar Vermeyin

Pazar, 01 Haziran 2008

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama
Kral bile onu kıskanırmış… Öyle dillere destan bir beyaz atı
varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin
tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış..
(more…)