Ben, Bedevi, AÅŸk - 1
Pazartesi, 03 Kasım 2008Gecenin bilinmeze mahkum bir saatinde uyanıyorum ve fısıldıyorum adını. Nerdesin? KonuÅŸmayı unuttum, bir bilinmez dilden sayıklıyorum seni. Beton bloklar gibi devrilip kalmış üzerime umutsuzluk. Ağıtlar yansıyan türkülere seni ısmarlıyorum. Bazan, muhacir gülümsemeler konuk oluyor dudaklarıma, aÅŸkın kadar yalancı, aÅŸkın kadar kısa ömürlü. YaÅŸamım; yaptığım yanlışların toplamı ki, o yüzden iÅŸgal altında ÅŸimdi ömrüm. Ama, kıvrılıp giden ve yatağı hiç deÄŸiÅŸmiyor, neylersin? Gittin, büyümedi güneÅŸ yüzlü çocuklar, hep aynı yaÅŸta kaldı. Ben ÅŸairim sevgili. Derler ki yalandır sözleri ÅŸairlerin. Belki bu yüzden sözlerim bir karşılık bulamadı yüreÄŸinde. Oysa, yalanlarımla sadece yaÅŸamaya bahaneler uyduruyorum, yine de yenilmiÅŸ bir militanın sızıp duran kanı kadar acıtıyor beni aldığım her nefes. Gitmek duygusunun baÄŸbozumundayım ne zamandır. Bilmiyorum, gidersem kim sular sabaha karşı, solgun duran mutsuzluÄŸun çiçeklerini, yüreÄŸini kederle kim kanatır? Vazgeçtim seni özlemekten. Özlemek yetmiyor bir aÅŸkın ansızın orta yerinden bölünmüşlüğünü anlamaya. Ayrıntılar unutulup durdukça, az geliÅŸmiÅŸ ülke acılarıyla katılıp kaskatı kalmış bir çöle dönüyor seni özlemek. Ellerimden kayalara bulaÅŸan kanımın siyahlığında yitiriyorum her ÅŸeyi ve çaldığım ateÅŸ sönmek üzeridir. O yabani kartalın ciÄŸerlerimi didiklemesi bile acıtmıyor beni seni özlemek kadar. Titreyip duran bir serçe gibi alıyorum avuçlarıma geceyi. BiriktirdiÄŸim göz yaÅŸlarımı içiriyorum. Işığı inkar ediyorum, bilinmesin diye içimdeki sancının kirli, yeÅŸil suyu. Otistik bir çocuk oturuyor gözlerimde. Ne yana baksam onu görüyorum. Eski bir kapı çıngırağı elinde. Susuyor, hiç konuÅŸmuyor, çıngırağı gösteriyor yalnız. Kirli, küflü ve ölü bir çıngırak. (daha fazla…)





