Ferime Son Nefes
Pazar, 17 Ağustos 2008Kalbim çarpıp çıktı parmakuçlarımdan.
Yorgun argın nabzıma tesadüfen bıraktı kan ağlayan,
tırnaklarımı -diri niyetine- saf saf.
Parmak hesabıma fiyasko!
Dolunayda kızıla tütmekte zincirlerim.
Sözüm ona çığlığa bilenmişim kendimce susuşa körelmeden.
Bu da laf mı?
Ben içime kapanık ferime son nefesi çektirendim.
Düne dökülmeyi marifet sayan takvimleri
zamansız ayak diretmelerime örtbas ettim.
Direnişimden sıyırıp, yok pahasına bozdurdum aklımı.
İlkel özentiler iyi niyetli yontulmalar bitirtti buracıkta. (daha fazla…)

İsyan ediyorum herşeye tüm olanlara, kendime olanlara, sevgime ……. Bedenim yığın torbası oldu.Herkes gitti ama benim döküntülerim kaldı. Kimse beni yerden toplamadı öylece orda kaldım uzun bir süre.Sonra birden kalmak istedim bulunduğum noktadan. Yavaş yavaş ayağı kalktım. Bedenim çok yorgundu,ruhum heryerim kırılıyordu. Ama ayağı kalktım ve yürümeye başladım. Nereye gideceğimi bilmiyordum aslında gidecek pekte yerim yoktu derdimi dinliyecek pek insan yoktu. Dinleyenlerde çoktan usanmıştı bu halimden, çaresizliğimden sesimden. Biliyordum bunları bu yüzden biraz dolaşıp eve gidecektim o dört duvara sürekli bana baknlara gidecektim Bazen evde saatlerce oturudum karşımdaki duvara bakarak 



