‘gece’ olarak etiketlenmiş yazılar

Ferime Son Nefes

Pazar, 17 Ağustos 2008

Kalbim çarpıp çıktı parmakuçlarımdan.
Yorgun argın nabzıma tesadüfen bıraktı kan ağlayan,
tırnaklarımı -diri niyetine- saf saf.
Parmak hesabıma fiyasko!
Dolunayda kızıla tütmekte zincirlerim.
Sözüm ona çığlığa bilenmişim kendimce susuşa körelmeden.
Bu da laf mı?
Ben içime kapanık ferime son nefesi çektirendim.
Düne dökülmeyi marifet sayan takvimleri
zamansız ayak diretmelerime örtbas ettim.
Direnişimden sıyırıp, yok pahasına bozdurdum aklımı.
İlkel özentiler iyi niyetli yontulmalar bitirtti buracıkta. (daha fazla…)

Birileri Bize Çok Acı Getirdiler

Cuma, 01 Ağustos 2008

Yaşadıklarımız hangisi yanımızda,
Nerelerdeyiz kendimi hiç kimseyi bulamıyorum.
Ya lanet gecenin içindeyim ya yüzü temiz görünen gündüzün içindeyim,
Kendini okadar saklamış ki güneş,güneş ışınları gözümü alıyor…..
İnsanlar hangi kuytudan bana gülüyor hani neredesiniz?
Hepinizi tanıyorum biliyorum,geçmişi geleceği….
Hiç saklanmayın tertemiz güneşime,o kadar siyahsınz ki ondan daha parlaksınız şimdi.
Bakmıyorum,görmüyorum bunu yapmak istemiyorum….
Çekilin diyorum
Gecelerden korkar oldum şimdi güneş batınca siz dahada belirginleşiyorsunuz çünkü
Saf geceden korkar oldum….. (daha fazla…)

Lirik Söylenceler / Güllerin Söylemi

Salı, 29 Temmuz 2008

Tuti şöyle dedi : Rüzigar …evine git…
ayaza har düş’ünce diril/iştedir yokluk.
alaz yüklü kervanlar ulaşır mı yurduna

ey bad-ı saba
…dök suskunu bu garip meskenete
hükümsüz bıraktığın o efsun
……………kadar aziz/an …

(daha fazla…)

Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım

Pazartesi, 21 Temmuz 2008

Ayrılık ne biliyormusun..? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne tren bileti ceplerimizde, nede turna katarı gökyüzünde… Ayrılık; Sadece unutulmaktır !..

Kötü İnsan, karanlık insan… Dünya; Çıkardığı basit bir ses kaba bir hece bile hakim ve güçlü olmaktır onun için. Bu duygularla bir derinlik kazandığını sanar. Bu yüzden düşünmek bulutlardan haz almak kadar uzak, gereksiz ve boştur. Büyük babalarından ona kalan miras sadece tükenmektir. Her hareketine hikmetler kazandıran budala aynalar karşısında küçümsemenin bencilliği ile bakar kendisine… Onların inandığı tek şey yalandır. Onlar ancak yüksekte olunca yaşadıklarını anlarlar. Yalnızlık derin uykularına gelen ve hiç göremediği bir duygu olmuştur her zaman. Bİr ütopyası yoktur zaten ne olduğunuda bilemez. Kullandığı eşyalar bile ondan daha uzun ömürlüdür. (daha fazla…)

Benimki Şizofren Bir Aşkmış

Salı, 08 Temmuz 2008

İsyan ediyorum herşeye tüm olanlara, kendime olanlara, sevgime ……. Bedenim yığın torbası oldu.Herkes gitti ama benim döküntülerim kaldı. Kimse beni yerden toplamadı öylece orda kaldım uzun bir süre.Sonra birden kalmak istedim bulunduğum noktadan. Yavaş yavaş ayağı kalktım. Bedenim çok yorgundu,ruhum heryerim kırılıyordu. Ama ayağı kalktım ve yürümeye başladım. Nereye gideceğimi bilmiyordum aslında gidecek pekte yerim yoktu derdimi dinliyecek pek insan yoktu. Dinleyenlerde çoktan usanmıştı bu halimden, çaresizliğimden sesimden. Biliyordum bunları bu yüzden biraz dolaşıp eve gidecektim o dört duvara sürekli bana baknlara gidecektim Bazen evde saatlerce oturudum karşımdaki duvara bakarak (daha fazla…)

Devrik Cümle

Salı, 08 Temmuz 2008

Adı konamayan suskunluların sevinç bozma sahnesine dönmesiydi yalnızlık, hiçbir şey bilmediğini bilmek, bilmediğine fütursuzca yürümek bilge susmuydu, arkası revan günlerin kanrevan boşluğunda boğazıma doladım kinimi… Aşk yalnız yaratılmamıştı cana, karaya çalan düşlerin hüzün sıtması onda hep vardı… Zihnime ilişen biçarelikten sıyrılamadım İleyha, kapımı kapadığım acının, boşluğunda içime ve sahipliği yapacağını hesaba katamadım…

Aklıma sus, dilime pas, kaleme yas… Terk etmek yiğitliği korkaklığa salmaktı, şimdi hangimiz en cesurun en korkağıyız İleyha

(daha fazla…)

Rus Ruleti

Pazartesi, 07 Temmuz 2008

Her aşkın katili aşkın ta kendisiydi. Silahında tek kurşun… Kurşunu yalnızlık. Rus ruleti.
Çanakkale türküsü gibi ölmeden mezara gömdüler beni…
Tek kurşun…
Kansız…
Ve kefensiz ölüm…
Dünyanın tozpembe göründüğü zamanlardı. Seni seviyorumla başlamıştı her şey. Yalan doğmamış, kana ihanet karışmamıştı.
Aşkın bakire olduğu zamanlardı. Aşklar bir hiç uğruna kirletilmemişti. Verilen sözler sözdü ve mertlik namertliğe teslim etmemişti kendini.
Gözlerin yalan söylemediği zamanlardı. Gözler kalbin aynasıydı ve aynada görünün kalp henüz tozlanmamış, akşamlar akşamlığını, gündüzler gündüzlüğünü kaybetmemişti. (daha fazla…)

Melankolia ve Ben Tümevarım Sen Gevher

Cumartesi, 05 Temmuz 2008

Bir yağmur damlası düştüğü zaman penceremize… Gidilesi uzaklar gözümüzün önündeyken, kırılan ışıkla beraber, daha da uzaklaşan bir kaç damla umut eskitiriz penceremizde… Her gün ekmekle beslediğim güvercinler için ekmekleri ıslatmama gerek kalmadı. Ben ekmekleri koydum, onlar ıslandılar. Lakin ne güvercinler geliyordu, ne de umutlar yitiyordu… Onca umudun arasına güvercinlerin gelme umudunu da ekledim, ve her damlada biraz daha eskittiğim, yittiğim bir hayata adadım… İnsanlar telaşla bir yerlere yetişmeye çalışırken sürekli bu kavurucu sıcaklıkta, pencerelerde keyiflenenleri de gördüm… Bir hayat telaşına düşmüş insanlar, ne yapacaklarını bilmeksizin sanki ve şuursuzca koşarlarken soruyorlar mıydı acaba kendinerine ; “Yağmurda koşan mı, yürüyen mi ıslanır?” diye. Ve her defasında “koşan” olmasına rağmen cevap, hep koşmayı mı seçiyorlardı? (daha fazla…)

Suri ve İseyra

Perşembe, 03 Temmuz 2008

Yine yağmur kahretsin.. Yetmiyor sanki gözlerimin ıslanması dünyaya. Bedenimi istiyor avucunda boğmak için… Daha fazla tıkılıp kalamam dört duvar arasında… Çıkmalıyım, yağmurla yüzleşmeli hayatla dalaşmalı… Çünkü biliyorum bir yerlerde bekliyor olmalı. Beklesem mi acaba birkaç yüzyıl daha, ya da bilmem ki bir şahinin gözlerini kiralayıp birkaç asırlığına izlesem mi? ve o arasa benim yerime beni… Bulutların üstünde ıslanmadan da birkaç asır geçirebilir ve saklanılabilirim senden…Yine saçmalıyorum.. Bu yağmur benim asabımı bozuyor düşünemiyorum Şuralar da bir yağmurluğum olacaktı ama? Ah.. Şimdi aklıma geldi, umutsuzca döndüğüm son yağmur da ıslatmıştım onu ve bahçede kuruması için bir dala bırakmıştım. Pencereden görebiliyorum. (daha fazla…)

37 sorgu. 0.693 Saniyede Olustu.