‘Geceye’ olarak etiketlenmiş yazılar

Umuda Dair

Pazar, 20 Temmuz 2008

Hala vardı umudum,
Yaşama dair, aşka dair, dahası,
Sana dair…
Kapayınca gözlerimi sabahsız geceye
Sen gelirdin aydınlatırdın odamı

Uyanırdım ansızın,
Penceremin önüne konuşlanırdı yalnızlığım…
Sokağa bakardım öylece
Beraber yürüdüğümüz sokağa…
Şimdilerde bomboş her taraf. (more…)

Bir Yanım İstanbul

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Şu an İstanbul’a herhangi bir sahilinden bakmak için,
Kapatıyorum gözlerimi seninle birlikte.
Her yanım İstanbul…

Düşüyoruz bir gecenin sessiz mekanına.
Sahipsiz bir mekanda geceye.
Mekansızlığımızın en derin arklarından geçip kendi yolumumuzu buluyoruz.
Ve taşıyoruz içimizde koca bir kentin bıraktığı izleri,
Kaldırımların arasından bir mazgala düşerek denize sürükleniyoruz yanızmdaki çöllerimizle.
Uzak kilometrelerin arasından alıyorum biliyormusun..? Senin kokunu.
En tenha yerinden sayıklıyorum seni. Bak sevdiğim İstanbul yanımda…

(more…)

Kanımı Cam Kesti

Perşembe, 17 Nisan 2008

Kanımı cam kesti. Sicilime işleyin. Biraz tuz yakılırken kirpiklerimden, yine damla damla duman sızacaktı bileklerimden. Yerleşik hiçliğimden mi çıktı şimdi satırlarla yüklü bu yükümsüz kabuk ? Geceye zıt naylon bir tebessüm maskelenmekteyken her yağmacı gün, bu garip gecede yitik rolünden usandığını haykırdı yüzüm. “Keşke”lerin idamı hatrına keşke sağır olsaydın ey hüzün! Tazyikli cam yağmurlarını, aksak kafesleri, topal vitrinleri tanır mısın? Ya mütereddit pıhtıyı? Aksın mı, dursun mu? Kekeleyen nehirleri gördün mü hiç? Bıçak kınını kesmezmiş, kusurumu tortula. “Acıya dair”lerin yakasına çökmüş kimliğim, takındığım simayı yüreğe aynalamanın telaşında. Süprüntü dolu uyarılar bin kalıba girmiş yedek yenilmişliğimde. Yemeklik dipnot hazırlıyorlar geceye. Sen bakma usanmışlığıma. (more…)


30 sorgu. 0.746 Saniyede Olustu.