‘gelece’ olarak etiketlenmiş yazılar

Bir Garip Heyecan Kaplıyor Bedenimi

Pazar, 03 Ağustos 2008

Susuz şehrimde canıma su katana ithafla….

Gülüm, gül yüzlüm, yarınlarım… Sana bir ömür vaadediyorum. Beni ben yapan bu ömrü sana adıyorum. Ve saatin kaç olduğunu bilmeden seni düşünüyorum yine. Zaman kavramı yok artık gecelerimde. Gündüzlerimi sorma hiç. Her dertten ötürü sana sığınıyorum. Sesine saklıyorum hayatın çilesini. Bana kalan senden başkası değil. Sevgimi anlatmaya yetmiyor lügatımdaki kelimeler. Seni nasıl istediğimi anlatamıyor. Ve ben boşver işliğe inat yaşıyorum senle hayatı doyasıya, hiç ölmemecesine. Kaderime inat yırtıyorum geceleri. Ve bir sigara daha yakıyorum sahipsiz gecelere. Bir yudum daha alıyorum elimdeki alkolden.  Bir anda gözlerin gelip duruyor gecelerimde. Yarınıma umut oluyor. Geleceğim diyorum sonra, geleceğim diyorum sana. Ve bembeyaz düşler kaplıyor bir anda etrafımı. Bir garip heyecan kaplıyor bedenimi… (more…)

La-L Çığlıkları

Pazartesi, 14 Temmuz 2008

Yürek yakardı bazı sabahlar
Güneşin doğuşu, içimde aydınlanır bir an parıltıyla kaptırdığım gözlerimi, nefti çekilirdi.
Ve zaman vardı, hızına yetişemediğim, geçmişi ve geleceğiyle
Ve yaşanmışlık vardır unutamamacasına
Bir çift gülen göz arardı bilirdim, bir gamzeye esir olacak kadar severdi
Kaçak bir sevda düşerdi yüreğime
Hayaller heyecanlar pervasızca yol alırdı
Önü ardı, sağı solu, olmayan bir hülya, bir rüya, dalıp düştüğüm kör kuyu adeta…
(more…)

Devrik Cümle

Salı, 08 Temmuz 2008

Adı konamayan suskunluların sevinç bozma sahnesine dönmesiydi yalnızlık, hiçbir şey bilmediğini bilmek, bilmediğine fütursuzca yürümek bilge susmuydu, arkası revan günlerin kanrevan boşluğunda boğazıma doladım kinimi… Aşk yalnız yaratılmamıştı cana, karaya çalan düşlerin hüzün sıtması onda hep vardı… Zihnime ilişen biçarelikten sıyrılamadım İleyha, kapımı kapadığım acının, boşluğunda içime ve sahipliği yapacağını hesaba katamadım…

Aklıma sus, dilime pas, kaleme yas… Terk etmek yiğitliği korkaklığa salmaktı, şimdi hangimiz en cesurun en korkağıyız İleyha

(more…)

Tiger and the Snow - Kar ve Kaplan

Çarşamba, 18 Haziran 2008

Acaba aranızda benim gibi yıllarca o’nun geleceğini umut ederek bekledi, sizi bilmem ama ben hem rüyalarımda o’nu gördüm hemde o gelecek diye yüzlerce mektup yazdım onardım pas tutan yüreğimi şimdi çok iyiyim çünkü o var ve bırakmıyacağım asla…

(more…)

Dört Duvar, İki Gün ve Sen

Pazartesi, 16 Haziran 2008

Sabah seni yine rüyamda görmüş olmanın sevinciyle uyandım.Rüyamın etkisiyle evin içinde dolaştım bir süre; ne yapacağını bilmeyen bir serçe misali. Her zamanki gibi detayları hatırlamak için uğraştım saatlerce. Ne olmuştu o asır gibi gelen ama bilimsel açıklamasında 5-6 saniye olduğu söylenen rüyada. Bir bulmacanın bir yapbozun parçalarını birleştirircesine ayrıntıları inceledim. Ortaya yine binbir çeşit anlama gelecek şeyler çıkmıştı. Korku, endişe, sevinç, mutluluk tam bir kozmopolitik yapı ama ayrıntılardan ziyade senin o rüyada olman yetiyordu bana. (more…)

Ortaoyunu

Çarşamba, 11 Haziran 2008

ORTAOYUNU

1.ORTAOYUNUN KAYNAĞI
Orta Oyunu’nun, “Meydan oyunu” ve “Kol Oyunu” dan geçerek varmış olduğu son şekil; konuları, oyunların dramatik yapısı, oyun tarzı, komik unsûrları ve tipleri ile Karagöz’ün Perde’den meydan’a inmiş şeklinden ibârettir. Şükrü Elçin de Ortaoyununu aynı şekilde “Meddahın çok sanatkârlı şekli veya Karagöz’ün perdeden yere inmiş nev’i” olarak tanımlamaktadır. Meddah’ın çok sanatkârlı bir şekilde veya Karagöz’ün perdeden yere indirilmiş hali olarak tarif edebileceğimiz Ortaoyunun Türkiye’de eski kol oyunlarının temsili bir karakter alması ile ortaya çıktığını söyleyebiliriz. (more…)

Sessiz Gemi’de Üç Yolcu

Salı, 10 Haziran 2008

Yahya kemal, Nihat Sami Banarlı ile “Sessiz Gemi” şiiri üzerine yaptıkları bir görüşmede bu geminin bir tabut olmadığını anlatmıştı. Bir tabut değildi bu gemi ama hiç yolcusu yokmuş gibi yol alıyordu. Aslında geminin bu yolculuğuna başından sonuna şahitlik etmiş üç yolcusu, kalkışta farkedilmiş olmasalar da anlattıklarıyla hem rıhtımda kalanların gözünden hem de yolcusu oldukları geminin güvertesinden bugüne ışık tutmaktadırlar. Günlerce siyah ufka bakanların nemli gözleri biraz olsun dinlenmeyi hak etmiştir artık.
(more…)

Annemle Aramızdaki Bağ

Cuma, 06 Haziran 2008

Annemle aramızda, hiç konuşmadan sessizce kurduğumuz bir iletişim bağı vardır.
Bundan on dört yıl önce, annemden… en iyi arkadaşımdan… en yakın dostumda 800 mil uzakta, Indiana, Evansville’de yaşıyordum.
Bir sabah, sessiz sessiz düşünürken, birdenbire annemi arayıp, nasıl olduğunu sormam gerektiği duygusuna kapıldım. Önce biraz tereddüt ettim.
Annem dördüncü sınıf öğretmeni olduğu için, sabahın 5:15’inde onu aramak, onun günlük programını aksatabilir ve onu derse geç bırakabilirdi. Ama içimden bir ses annemi hemen aramamı söyledi. Annemle üç dakika kadar konuştuk ve bana iyi olduğunu söyledi.

Aynı gün daha sonraki saatlerde telefonum çaldı. Annemdi, bana sabahki telefonumun hayatını kurtardığını söyledi. Annemin işe gittiği yolda çok büyük, zincirleme bir kaza olmuş ve eğer annemi üç dakika kadar daha geç arasaymışım, annemin de o kazada yaralanması ya da ölmesi kaçınılmaz olacakmış.

Bundan sekiz yıl önce, ilk çocuğuma hamile kaldığımı anladım. Bebek 15 Mart’ta dünyaya gelecekti. Doktora bu tarihin benim tahminimden çok erken olduğunu söyledim. Bebek benim tahminlerime göre 29 Mart ile 3 Nisan arasında doğacaktı, çünkü o süre annemin bahar tatiliydi ve bebek doğduğu zaman annemin yanımda olmasını istiyordum. Doktor gülümseyerek tahmini tarihin mart ayı ortası olduğu konusunda ısrar etti. Bense sadece gülümsedim. Reid 30 Mart’ta dünyaya geldi. Annem ise 21 Mart’ta yanıma geldi.

Altı yıl önce tekrar hamile kaldım. Doktor bebeğin mart ayı sonuna doğru doğacağını söyledi. Ben, bu kez daha önce doğacağını, - tahmin ettiğiniz gibi – annemin tatilinin bu kez mart ayı başına rastladığını iddia ettim. Doktorla birbirimize bakıp gülümsedik. Breanne Mart’ın 8’ınde dünyaya geldi.

Bundan iki buçuk yıl önce, annem kansere yakalandı. Zamanla tüm enerjisini, iştahını ve konuşma yeteneğini yitirdi. Annemle Kuzey Carolina’da hafta sonunda birlikte olduktan sonra, Ortabatı’ya dönmem gerekiyordu. Annemin yatağının yanında diz çöktüm, elini tuttum ve ona, “Anneciğim, tekrar gelmemi ister misin?” diye sordum. Başını evet anlamında sallarken, gözlerini araladı.
(more…)

Benimde Hayallerim Vardı

Pazar, 01 Haziran 2008

Benimde hayallerim vardı bir zamanlar, ümitlerim vardı herkesin olduğu gibi. Mutluluk düşleri saklamıştım kalbime. Büyüyünce hep güzel günlerin geleceğini hayal ederdim kendi hayatımın kahramanı olarak. Aşka, sevgiye, dostluğa, mutluluğa yürüyecektim kendi hesabıma küçücük adımlarla… (more…)


41 sorgu. 0.687 Saniyede Olustu.