Bir Şiir Yazdım Sana
Cuma, 27 Haziran 2008Sana bir şiir yazdım yalnızlığımda.
Seni anlatsın istedim.
Seni içimde yaşatsın istedim,
Gözlerim yürürken dağlara doğru.
Seni düşünmek,
Sana dokunabilmek istedim.
Yapamadım.
(more…)
Sana bir şiir yazdım yalnızlığımda.
Seni anlatsın istedim.
Seni içimde yaşatsın istedim,
Gözlerim yürürken dağlara doğru.
Seni düşünmek,
Sana dokunabilmek istedim.
Yapamadım.
(more…)
“Şimdi söyleyeceklerimi yuttum ,
Yüreğim konuşsun harf harf…”
Ey dudaklarına sirayet etmiş son(ları)baharı silemediğim, Sen beni yüreğimin cümlelerini sıvamış dudaklarımı “ suskunluğa” teyemmüm etmekle suçlamaktasın ? Yoksa gözlerindeki hayat rengini yüreğimdeki ölümle süslenmekle mi itham etmektesin ? Belki de beni çoktan gitti bilmektesin belki de başka yüreğin terini silmekte görmektesin. Beni nerde kimin huzurunda el pençe divan durmuş düşünsen de ben aynı yerdeyim. Suskunum ya, içindekileri okur gibiyim… (more…)

Acımın soyadını aradım durdum bunca zaman. Kimliğim eksik, Varoluşum yarım, Mutluluğum öksüz, Cinayetlerimse meçhul kaldı esaretimde. Parmak izimi gömdüm surlarına sevdanın, Ki çözülmeye inat yine ben örmüştüm duvarları. Savunmasızlığıma düşmemeliydi arsız duygularım. Kaçışlarımda kendimle yüzleştim gerçeklerin aynasında. Özgürlüğüm memleketim sınırlarınca gezindi zihnimde. Bu kentte kayboldum kimi zaman, kimi zamansa ufuktan ötesinde Uçuşan kuşları aradım, sürgündüm. Ne bir bayrağın hükmü geçerdi serseri adımlarıma, ne de dalga dalga hüznümü okşayan rüzgara hüküm geçirebilirdim. Paslı bir giyotin beceriksizliğinde düşledim ruhumun azadını. Korkak bir yaşamın yalnızlığında üşüyordum. Kalabalıklar arttırıyordu oysa yalnızlığımı. Türkülere tutundu gecelerim sonra…
(more…)
Bu sabah yalnız uyandım..
Pencereden bile insan sesleri gelmiyordu.
Sadece arabalar geçiyordu; bir de kuşlar.
Sonra mutfağa gittim.
Bir kişilik çay demledim.
Kahvaltım tek kişilik..
Kesilmiş biletim gibi.. Kaderim gibi.. (more…)
Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş…
Kuşlar Simurg’a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg’u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.
Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg’un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg’un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler. (more…)
Bir tanem…
Bir mektup daha yazıyorum.
Hiç gönderilmeyecek, okunmayacak bir mektup daha.
Diğerlerinin arasında kaybolup gitmeye mahkûm bir mektup daha.
Ama bundan sonra bir mektup daha yazacak olsam da, o sana hitaben yazılmayacak.
Bu sana son yazışım..
Seni son özleyişim… (more…)