‘Gözlerinin’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

Sen Beni Çoktan Aştın

Perşembe, 13 Kasım 2008

Gözlerinin ebruli akÅŸamında kaldı gözlerim. Gönül coÄŸrafyamın ateÅŸli bir ikliminde uyandı aÅŸk. Sesinin aksiyle aydınlandı gönül yurdum ve ben, gözlerinin yorgun istasyonunda gelip durdum. Eski aÅŸklarımı, acıtan yanlarımı ve senden önce ne varsa, bütün ayrıntılarımı bilinmez çıkmazlara gizledim sonra. Rüzgârlara açık bütün kapılarını kapadım kalbimin ve senden habersiz, senin üzerine yepyeni bir hayat kurdum kendimce. Senden öncesini yırtıp attım hayatımın. Sen, yaÅŸadığım an oldun. An be an seni yaÅŸadım ve yaÅŸadıkça korkularım arttı. Yarına bırakmaya korktum. Korktum dün denen zehirli akrebin kıskacında unutulmaktan. İlk kez yazarken ellerim titredi. İlk kez unutulmasından korktum yazdıklarımın. Pervasız cümleler kurdum sana dair ve tozlu satırlardan kaldırdım yorgun harfleri tek tek. Özenle seçilmiÅŸ cümlelere saklamaya çalıştıkça, büyüdü içimdeki aÅŸk denen alev. Yandıkça alevler yükseldi başımdan ve yazdıkça kifayetsiz kaldı sözler seni anlatmakta. Adın, ilk harfi oldu hak kitabın. Huzur veren, sevgi nakışlı ve muzdarip bir yüreÄŸin akışıyla, ezberine durdum elif elif gülüşünde satırların. Kifayetsiz de kalsa, seni anladım sevdadan. AÅŸk odunda yanmaktan kastım oldu ismin. Cismini, tarifsizliÄŸin, benzersizliÄŸin ve yaratılmış bütün güzelliklerin anlamında sakladım. Kâinattaki bütün benzersiz güzellikleri senin tarifsizliÄŸinle anlamlandırdım ve anladım ki, sendeki gizemdir beni farklı kılan. Tadı yok, teni yok, sesi yok sensiz sözlerin. Sağır ve dilsiz cümlelerin bestesi, güftesi ve senfonisidir ismin. SarhoÅŸ bir rüzgârın ürpertici ıslığında tökezleyip, ÅŸefkatli kollarına yıkıldığım güneÅŸli bir sabahtır gözlerin. Kahredici bir sonbaharın, sıradan esintisi deÄŸil başımda esen yel. Goncaları güle dönmüş bir sevda, çiçeÄŸe durmakta ayrı bahar dallarında. (daha fazla…)

29 sorgu. 0.399 Saniyede Olustu.