‘gül’ olarak etiketlenmiş yazılar

Medine’nin Gülü ve Bir Şerh

Cumartesi, 23 Ağustos 2008

Andım yine Seni her şey yâdımdan silindi,
Hayâlin gönlümün tepelerinde gezindi;
Bu bir serâp olsa da hafakanlarım dindi..
Andım yine Seni her şey yâdımdan silindi.
Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam,
Rûhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam;
Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam..
Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam.
Anlasam, vuslata ne zaman ferman gelecek?.
Hicranla yanan gönlüm durmadan inleyecek;
İnleyip en taze hislerle hep bekleyecek.. (daha fazla…)

Bir Garip Heyecan Kaplıyor Bedenimi

Pazar, 03 Ağustos 2008

Susuz şehrimde canıma su katana ithafla….

Gülüm, gül yüzlüm, yarınlarım… Sana bir ömür vaadediyorum. Beni ben yapan bu ömrü sana adıyorum. Ve saatin kaç olduğunu bilmeden seni düşünüyorum yine. Zaman kavramı yok artık gecelerimde. Gündüzlerimi sorma hiç. Her dertten ötürü sana sığınıyorum. Sesine saklıyorum hayatın çilesini. Bana kalan senden başkası değil. Sevgimi anlatmaya yetmiyor lügatımdaki kelimeler. Seni nasıl istediğimi anlatamıyor. Ve ben boşver işliğe inat yaşıyorum senle hayatı doyasıya, hiç ölmemecesine. Kaderime inat yırtıyorum geceleri. Ve bir sigara daha yakıyorum sahipsiz gecelere. Bir yudum daha alıyorum elimdeki alkolden.  Bir anda gözlerin gelip duruyor gecelerimde. Yarınıma umut oluyor. Geleceğim diyorum sonra, geleceğim diyorum sana. Ve bembeyaz düşler kaplıyor bir anda etrafımı. Bir garip heyecan kaplıyor bedenimi… (daha fazla…)

Alacağın Olsun

Salı, 29 Temmuz 2008

Neler yazacağımı bilmeden başlıyorum sözlerime.
Neler yaşayacağımı da bilmeden tabii.
Koca bir hayat var daha önümüzde.Çok uzun.Gençliğinin baharında tanıdım seni.Bir o kadar da bahar yaşattın bana.Müteşekkirim sana.Sen şımarık bir çocuk olmama hep izin verdin.Beni dinledin,yargılamadın.Sevdin beni bir anne şefkati gibi.Bütün şımarıklıklarımın müsebbibi sendin.Bu yüzden seni hiç unutmayabilirdim.Öyle de oldun.

Bakma şimdi ağladığıma.Geçer elbet.Hem bak,ağlarken gülümsüyorum da.Hani sen çok severdin ya.Bana gülümse diye komutlar verirdin.Hatta pamuk ellerini yüzüme yöneltir zorla güldürürdün.
(daha fazla…)

Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım

Pazartesi, 21 Temmuz 2008

Ayrılık ne biliyormusun..? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne tren bileti ceplerimizde, nede turna katarı gökyüzünde… Ayrılık; Sadece unutulmaktır !..

Kötü İnsan, karanlık insan… Dünya; Çıkardığı basit bir ses kaba bir hece bile hakim ve güçlü olmaktır onun için. Bu duygularla bir derinlik kazandığını sanar. Bu yüzden düşünmek bulutlardan haz almak kadar uzak, gereksiz ve boştur. Büyük babalarından ona kalan miras sadece tükenmektir. Her hareketine hikmetler kazandıran budala aynalar karşısında küçümsemenin bencilliği ile bakar kendisine… Onların inandığı tek şey yalandır. Onlar ancak yüksekte olunca yaşadıklarını anlarlar. Yalnızlık derin uykularına gelen ve hiç göremediği bir duygu olmuştur her zaman. Bİr ütopyası yoktur zaten ne olduğunuda bilemez. Kullandığı eşyalar bile ondan daha uzun ömürlüdür. (daha fazla…)

Orta Şekerli Düşler

Cumartesi, 12 Temmuz 2008

Önümdeki yol, sonuna kadar gitmediğim sürece,
bana geçmişin yansıttıkların dan fazlasını vaat etmeyecekti
Biliyordum.
Yine de bir umuttu beklide içimde ısrarla büyütmeye çalıştığım…
Bilmiyordum ne kahvenin yansımaları nede bir telvenin beni anlatabileceğini
Boş bir bakıştı sadece, biri çıkacaktı, işte sen buradasın telvelerin arasında ne kararmış ne aydınlanmış
Çelişkiler içinde olduğun yerde…
Bir şeyler arıyordum umutsuzca bir umut peşinde bir aydınlık görebilirdim belki
Görebilseydim inanabilir miydim? Bilmiyorum…
(daha fazla…)

İsimle Ateş Arasında

Cumartesi, 12 Temmuz 2008

Adı koyulmamış hiçbir şeyin gerçek anlamda var olduğuna ikna olamayan bir kalbin sahibiydim ben. Hayata kelimelerle hükmeden biriydim ben.Var olanla yok olan arasında fark bir isim. Onunla başlayan hayatımı, onun ismini bilmekle başlamak istedim.

Varlığına dair, nefti gölgeli bir tütsü-buhur dükkanında, bana gösterdiklerinin dışında, hiçbir bilgiye sahip değilken sevmiştim onu. Başka bir şeyi değil, ateşe düşeceği ana kadar hiçbir şeyi merak etmeyerek sevmeyi bilen kalbimin bütün sükûnetiyle sadece onun ismini merak ettim ben.

Gülün önce ilahi muhayyilede adının koyulduğunu, manasının sonradan yaratıldığını, bu dünyadaki suretinin ise en sonra geldiğini kavradığında imanı tamamlanan biriydim ben. Bunun başka yolunun olmadığını aklıma ancak böyle kabul ettirebilmiştim ben .Kolay olmamıştı ama yolculuğun suretten manaya doğru olduğunu öğrenmiştim ben. (daha fazla…)

Devrik Cümle

Salı, 08 Temmuz 2008

Adı konamayan suskunluların sevinç bozma sahnesine dönmesiydi yalnızlık, hiçbir şey bilmediğini bilmek, bilmediğine fütursuzca yürümek bilge susmuydu, arkası revan günlerin kanrevan boşluğunda boğazıma doladım kinimi… Aşk yalnız yaratılmamıştı cana, karaya çalan düşlerin hüzün sıtması onda hep vardı… Zihnime ilişen biçarelikten sıyrılamadım İleyha, kapımı kapadığım acının, boşluğunda içime ve sahipliği yapacağını hesaba katamadım…

Aklıma sus, dilime pas, kaleme yas… Terk etmek yiğitliği korkaklığa salmaktı, şimdi hangimiz en cesurun en korkağıyız İleyha

(daha fazla…)

Cansuyum

Salı, 08 Temmuz 2008

Öyle anlar olur ki serde, öyle güzellikler vardır ki yaşam denizinde uzanmak isterisin, onu yakalamak istersin ama çabaların boşadır… Sevdanı içinde yaşarsın, derdini içinde… Can suyundur içinde büyütüp yeşerttiğin. Beladır aynı zamanda. Ama bakmazsın ucuna bucağına. Seversin her şeye rağmen her düğüme, her engele rağmen. İçini kemirir belki, belki nefes aldırmaz, belki, belki bir boşluktur, ama yinede seversin hiç bir şey düşünmeden üstelik. İçten içe alır götürür seni uzak denizlerin gölgelerine. Hissedemediğin nedir, seni alıp götüren nedir diye düşünürken hayat yolunda bi bakmışsın gelmişsin bile hayatın dolambaçlı yollarına. Doğan güneşe inat yeniden doğacak umutların. Her saza ayrı bir nota olacak gülüşündeki ince ve derin Hazal. Yârin çıplak ayağında üşüdü şair, ekmeği tuza banar gibi sevdi bi başka şair her şey iyi hoştu ama eksik bir şeyler vardı hala… Huzur veren gözler artık bir başkasına aitti. Gülüşüne bir başkası âşıktı. Sen bir başkasının gözlerine bakar olmuştun. İçime işleyen her halin bir başka vücutta kedere elem olmuştu bile… Artık yapacak hiçbir şeyin olmadığı yerdeyiz. Yani sözün bittiği yerdeyiz… Can suyu, cana can katan su… Bir bebeğin ilk adımları ilk baba deyişi gibi, mutluluğun anahtarı gibi… Her daim…

Song Ağıt - Christina Georgina Rossetti - Çeviri Şiir

Pazartesi, 07 Temmuz 2008

Christina Georgina Rossetti
Ellen Alleyne-Pseydonym
(1830 – 1894)
Londra

Ailece sanatçılar. Babası Gabriele Rossetti de bir şairdi, üç kardeşi de. Kardeşlerinden Dante Gabriel Rossetti, şair olmasına rağmen ressamlığı ile ün yapmıştır. Kardeşi William Michael’in kurduğu Ön-Rafuelci akımın bir üyesi olan Rossetti, 19.yy Victoria dönemi İngiliz kadın şairlerin en önemlilerinden biridir. 12 yaşından sonra yazmaya başladı ve şiirleri, umutsuz aşk ve ölüm konularla örüldü. “After Death(Öldükten Sonra)” adlı şiirinde bir yatağa uzanıp yüzüne bir şal kapattıktan sonra gömülmeden önceki hallleri anlatmıştır.
(daha fazla…)

39 sorgu. 0.668 Saniyede Olustu.