Yorgunluk
Salı, 18 Kasım 2008Yollar beni yoruyor.. Cok hem de!
Ama beni olgunlastiran bir yani da var bu uzun yolculuklarin.
Dayanilmaz olana dayanmak, sabrin gücünü ölcmek, güclü bir kadin olarak yeryüzünde gezinme hissi beni bir an dünyanin merkezine cekti: …
Simdi herseyi izleme firsatim var.
Nedense ilk gecmise cevirdim basimi.
Yillarin yetistirdigi kiz nerede duruyordu bugün, kac okul atlamis, ne sinavlardan gecmis, kac dost edinmistim, kac darbe yemis, kac kez sevilmistim, ne kadar mutlu olmustum, kimler beni aglatmisti…
En önemlisi agladigimda kac kisi beni icine cekercesine sarmisti - hepsini izledim.
O kadar uzun bir film seridiymis ki bir agladim, bir güldüm, alt üst oldum derken boynum tutulmus; gelecegime dogru basimi ceviremedim bile!
Hos.. orasi her zaman yogun sislerle gizli bir sandik dolusu hazine (?); görmeye calismaya ne hacet!
Sonra bugünüm.. Bugünümün basarilarina, insanlarina, sarkilarina, giydirdigi renklere, ucurumlarina baktim. Insanlar.. insanlar… Beni anlasilmaz, ayni zamanda erisilmez(!), cinnete ya da cinayete zorlayan, sevmeyen insanlar..
Yillar beni yollardan da cok yordu.
O gür saclarimin arasindan inadina parlayan su beyaz sac telcigi bunun bir kaniti mesela. Bak bana!
Cok mu duygusalim?
Hayatin kendisi duygusal.
Ask duygusal mesela, öfke de bir duygudur, nefret te..
Hatta ictigin cayin bensiz tadi cikmamasi bile ruhunun hissettigi, duydugu bir duy(gu) degil mi?
Duygusal olmak gerek..
Duygularla düsünmek…!
Hayat zor!
Ben de zor kadin oldum, vesselam.
Tüm bu karmasanin icinden beni farkedip ayirmayi ve sevmeyi ister miydin acaba?
Sadece merak ettim…

Sıfır dediğimde, 2007 yılında, Gökhan Yorgancıgil yönetmeliğinde çekilmiş, içinde psikoloji, sembolik, masal ve gizemi bir arada bulunduran; ayni zamanda bilimle mistisizmin karşı karşıya geldiği, yer yer aynı safa geçtiği bir tür dram filmi. Senaryo, gerçek bir hikâyeden esinlenerek Sekans Senaryo Grubu tarafından kaleme alınmış. Oktay Kaynarca, Damla Tokel, Görkem Yelten ve Hazım Körmükcü gibi tanıdık isimler kendilerine tam da oturan rollerde canlandırıyorlar karakterleri. Aslı (D. Tokel), Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisidir. İçine kapanık, az konuşan, sade giyimli, yani tutuk; fakültedeki ve çevresindeki herkesten ayrı olduğu belli olan (çizimleriyle örneğin), hocalarının gözünde önemli olan, çok ta kendi halinde bir kızdır. 




