‘hayat’ olarak etiketlenmiş yazılar

Şu Sivas’ın Yollarına…

Cumartesi, 16 Ağustos 2008

Uyandım !.. içimde tarifi mümkün olmayan bir telaş ve sevgi var, bağırmak geliyor içimden “Bugün Son Gün” şuursuzca can ve ten yakmaya alışkın güneş beynimi kemirirken adımlıyorum hayatı hayatıma ulaşmak için… Zaman deli gibi akmıyor işte, hep böyle olmadı mı zaten..? Herşey üst üste geldi, tüm aksilikler…neyseki izmir otogardayım (ohh) Sivas yolcusu kalmasın !.. Yasaklarına mahkum bir hayatın çöküntüsünü üzerinde taşıdığı belli olan bir ses, elindeki “Cumhuriyet” gazetesini kıvırmış bağırıyor! Sivas Yolcusu Kalmasın !.. Otobüsteyim ve kalkmasına artık ramak kaldı ve kalbim ve ellerim ve benliğim karıncalanıyor, Geliyorum yanına bekle beni dedim içimden… Nefes almak çok zor bu an’larda, sevdiğin anadoluda ve sen koşar adımlarla gitmek istiyorken o’na otobüs kalkmadı hala, Neyseki önümde oturan beyaz şapkalı ve en az iki çocuk büyütmek için çalıştığı belli olan nasırlı ellerinden birini kaldırdı ve nasırlanmış sesi ile “Hele hemşerim bir kolanya verde ferahlayalım” … Dedim açıl sivas ben geliyorum. Acı, öfke, hüzün, keder yada herneyse sizi sıkıntıya bulayan o an unutulur ve düşersiniz zamanın içine, Hareket ediyor otobüs itiş-kakış insan selini yarıyor yavaş yavaş…

(more…)

Canım Uzakları Çekti

Cumartesi, 16 Ağustos 2008

Bugünlerde içimdeki kendini bilmezlik karşı konulamaz derecede artıyor. Kalbimin hızlı atmasına engel olamıyor ve gitgide artan mide ağrısına bide karın ağrısı eşlik ediyor. Hasta falan da değilim hani. Çok şeyden kırılmaya meyilli olan sancılı bir kalp artık kırmaya da başladı birilerini farkında olmadan. Büyüyordum, kırgınlıklarıma yenileri ekleniyorken hayat da altta kalmıyordu hani.Ben kırıldıkça başka bir sancı saplıyordu bedenime. Bedenim büyüdükçe içimde sol tarafta sıkışmış ve haddini bilmez bir şekilde hızlı hızlı atan kalbim göğüs kafesime yaklaşıyor ve artık sözde dinlemiyor.Bendeki kendini bilmezlik ondaki vurdumduymazlık, yok yok bu böyle olmuyor.

Bir beden muhasebesini en iyi Ajda nın sözleri özetliyor;

“Kimler geldi hayatımdan kimler geçti
Hiçbirisi hasretini gidermedi
En güzeli senin kadar sevilmedi
Kimler geldi kimler geçti “

(more…)

Bir Garip Heyecan Kaplıyor Bedenimi

Pazar, 03 Ağustos 2008

Susuz şehrimde canıma su katana ithafla….

Gülüm, gül yüzlüm, yarınlarım… Sana bir ömür vaadediyorum. Beni ben yapan bu ömrü sana adıyorum. Ve saatin kaç olduğunu bilmeden seni düşünüyorum yine. Zaman kavramı yok artık gecelerimde. Gündüzlerimi sorma hiç. Her dertten ötürü sana sığınıyorum. Sesine saklıyorum hayatın çilesini. Bana kalan senden başkası değil. Sevgimi anlatmaya yetmiyor lügatımdaki kelimeler. Seni nasıl istediğimi anlatamıyor. Ve ben boşver işliğe inat yaşıyorum senle hayatı doyasıya, hiç ölmemecesine. Kaderime inat yırtıyorum geceleri. Ve bir sigara daha yakıyorum sahipsiz gecelere. Bir yudum daha alıyorum elimdeki alkolden.  Bir anda gözlerin gelip duruyor gecelerimde. Yarınıma umut oluyor. Geleceğim diyorum sonra, geleceğim diyorum sana. Ve bembeyaz düşler kaplıyor bir anda etrafımı. Bir garip heyecan kaplıyor bedenimi… (more…)

Birileri Bize Çok Acı Getirdiler

Cuma, 01 Ağustos 2008

Yaşadıklarımız hangisi yanımızda,
Nerelerdeyiz kendimi hiç kimseyi bulamıyorum.
Ya lanet gecenin içindeyim ya yüzü temiz görünen gündüzün içindeyim,
Kendini okadar saklamış ki güneş,güneş ışınları gözümü alıyor…..
İnsanlar hangi kuytudan bana gülüyor hani neredesiniz?
Hepinizi tanıyorum biliyorum,geçmişi geleceği….
Hiç saklanmayın tertemiz güneşime,o kadar siyahsınz ki ondan daha parlaksınız şimdi.
Bakmıyorum,görmüyorum bunu yapmak istemiyorum….
Çekilin diyorum
Gecelerden korkar oldum şimdi güneş batınca siz dahada belirginleşiyorsunuz çünkü
Saf geceden korkar oldum….. (more…)

Aşk-ı Bade

Perşembe, 31 Temmuz 2008

Belleğinde silinmiş hatıraları yaşıyorum,sen bilmezsin.
Bir aşkın ardından kalan kırıntıları veriyorum içimdeki güvercinlere.Hepsinin adını umut koydum.

Umut güvercinlerini salıyorum gökyüzüne.Kimisi uçmak istemezken,kimisi de bana inat yanına havalanıyorlar.Hepsini sana göndericem yakında.Öncesinde sensizliği ezberletiyorum onlara.

Artık sabahları da erken uyanmıyorum.Sanırım yok oluyorum yavaş yavaş.Kimsenin farkında değilim.İçtiğim aynı sigara aynı tadı vermiyor sende sonra.Daha da acı geliyor.Ve aynı şehir.Anlamı yok oluyor.Sen yoksan hiçbir şeyin tadı olmuyor.Ne film izlemenin ne de yemek hazırlamanın.
(more…)

Söyleyebildiklerim

Salı, 29 Temmuz 2008

Susuz şehrimde canıma su katana ithafla…

Aylardan temmuzdu yirmi dokuzunu gösteriyordu takvimler. Saat sabahın dördü olmuş. Uykusuzluktan şişen gözlerimi açan bir kelimeydi sadece. O sihirli bir kelime. “EVET…” Sonunda tüm düşlerim gerçekleşmişti sanki. Ayaklarım artık basmıyordu yere. Söyleyemediğim ne varsa içimdeki bir bir aktı dudaklarımdan kalbine doğru. Prensesim olmuştun artık ve bana prensim diyordu hayranlıkla baktığım dudakların. Artık bir başka ben vardı bedenimin içinde yaşayan. Gözlerim artık daha başka bakıyordu dünyaya. Sen gelmiştin artık hayatımın orta yerine. Hoş geldin prenses. Kaderim değişmeye başlamıştı artık. İçimi öyle bir heyecan kaplıyor, ellerim titriyor, aklım birbirine karışıyor. Rüyada olmadığıma inanamıyorum hala. Gördüklerime duyduklarıma inanamıyorum.
Hoş geldin prenses. Merhaba hayat… Yeniden… (more…)

Lirik Söylenceler / Güllerin Söylemi

Salı, 29 Temmuz 2008

Tuti şöyle dedi : Rüzigar …evine git…
ayaza har düş’ünce diril/iştedir yokluk.
alaz yüklü kervanlar ulaşır mı yurduna

ey bad-ı saba
…dök suskunu bu garip meskenete
hükümsüz bıraktığın o efsun
……………kadar aziz/an …

(more…)

Alacağın Olsun

Salı, 29 Temmuz 2008

Neler yazacağımı bilmeden başlıyorum sözlerime.
Neler yaşayacağımı da bilmeden tabii.
Koca bir hayat var daha önümüzde.Çok uzun.Gençliğinin baharında tanıdım seni.Bir o kadar da bahar yaşattın bana.Müteşekkirim sana.Sen şımarık bir çocuk olmama hep izin verdin.Beni dinledin,yargılamadın.Sevdin beni bir anne şefkati gibi.Bütün şımarıklıklarımın müsebbibi sendin.Bu yüzden seni hiç unutmayabilirdim.Öyle de oldun.

Bakma şimdi ağladığıma.Geçer elbet.Hem bak,ağlarken gülümsüyorum da.Hani sen çok severdin ya.Bana gülümse diye komutlar verirdin.Hatta pamuk ellerini yüzüme yöneltir zorla güldürürdün.
(more…)

Bana Kalacak Bir Yer Bulun…

Pazar, 27 Temmuz 2008

Bana kalacak bir yer bulun.
Bu şehrin her bir yerinde onu aramaktan yorgun düştü bedenim.
Kimlere sormadım ki.
Ya da onu bulun getirin bana.
Ama gelişi farklı olmalı..
Ama önce kollarımdan tutun,düşmek üzereyim düşlerimin üzerine.
Yorgun düştü bedenim bir aşk rolünü oynamaktan.
Bir şey dememiştim,herhangi bir şey söylememiştim ki…
Ama gitti işte.
Kayboldu ortadan.
Şarkılarımız,türkülerimiz vardı. (more…)