‘hayatım’ olarak etiketlenmiş yazılar

İsimle Ateş Arasında

Cumartesi, 12 Temmuz 2008

Adı koyulmamış hiçbir şeyin gerçek anlamda var olduğuna ikna olamayan bir kalbin sahibiydim ben. Hayata kelimelerle hükmeden biriydim ben.Var olanla yok olan arasında fark bir isim. Onunla başlayan hayatımı, onun ismini bilmekle başlamak istedim.

Varlığına dair, nefti gölgeli bir tütsü-buhur dükkanında, bana gösterdiklerinin dışında, hiçbir bilgiye sahip değilken sevmiştim onu. Başka bir şeyi değil, ateşe düşeceği ana kadar hiçbir şeyi merak etmeyerek sevmeyi bilen kalbimin bütün sükûnetiyle sadece onun ismini merak ettim ben.

Gülün önce ilahi muhayyilede adının koyulduğunu, manasının sonradan yaratıldığını, bu dünyadaki suretinin ise en sonra geldiğini kavradığında imanı tamamlanan biriydim ben. Bunun başka yolunun olmadığını aklıma ancak böyle kabul ettirebilmiştim ben .Kolay olmamıştı ama yolculuğun suretten manaya doğru olduğunu öğrenmiştim ben. (more…)

Ben…mişim ?

Çarşamba, 09 Temmuz 2008

Başkasına bakarken kendimi görmezmişim ,
Yoldan çıkmış onla gitmişim.
Kendimi kaybetmişim ama ortada buluşmuşuz,
Sonra tek darbeyi de ondan yiyip vurulmuşum.

Ben kimse değilmişim büyümeden yemek yemişim,
Fark etmeden susmuşum anlayamaz öküze benzermişim.
Bit yere varamaz hep aynı noktada düşermişim.
(more…)

Akşam Yıldızım

Salı, 01 Temmuz 2008

Bir yaz akşamıydı gene. Hayatın güzel yölerini düşünüyordum. İşte o düşüncelerim arasında akşam yıldızı gibi dogdun hayatıma. O an hayat bana su gibi akaar hale gelmişti. Belki sen yanımda degildin ama kalpinin bir yerinde olmakta güzel sevgilim. Kalpinin bir yerinde olmak işte benim kalpimin içinde bundan önce hiç biri olmamıştı ve bundan sonrada olmayacaktı. Sen benim geceme akşam yıldızı gibi dogdun ve o yıldız ne olursa olsun kaymayacak. Hep kalbinim bir yerinde duracak ki akşam karanlıgımda kayboldugumda sen bana yol gösteresin. Sevgilim sen benim hem hayat arkadasım hem yol göstericimsin. senin içinde bulunmadıgın dünyada artık bende yokum.Ve artık bunu söyleyim ki sen benim akşam yıldızısım…

İnsan Neyi Tercih Etmeli

Pazartesi, 30 Haziran 2008

İnsan neyi tercih etmeli bir yol ayrımında… Heyecanı mı, huzuru mu ? Sadakati mi, merakı mı? Beyin dinginliğini mi, kalp çarpıntılarını mı ? Bir karmaşa arasında bir üçüncü yol yaratamaz mı acaba ? Ya da iki yol arasından bir patika için ilk adımlarını atamaz mı ? Ve böylece ardından gelecekler için, yani o yol ayrımında kararsızlaşacaklar için, ufak da olsa bir yol gösteremez mi? Aslında güneşin hep doğudan doğduğunu değil, dünyanın döndüğü gerçeğini savunamaz mı birileri de? Bir sabah daha şafaklaşırken pencerelerimizde, “Güneş doğdu” lu cümleler istemiyorum artık. “Dünya güneşe erişti” denmesidir tercihim. Bir çok tabunun yıkılmasıdır tarafım. Biliyorum böylelerine toplumda “anarşist” deniyor fakat eğer anarşistse tabu olmayan, işte ben oyum… (more…)

Aşkların En Güzeli

Pazartesi, 23 Haziran 2008

Hayatıma renk katan aşkın sahibine…
Barış’a…

Siz hiç görmediğiniz birisinde aska rastladınız mı?
Ben hep yanımda olmayan birsini sevmenin nasıl olduğunu merak ettim.
Bir Kays olup ta Leyla’yı sevmenin ne demek olduğunu anlamaya çalıştım.
Şayet anlamak yeterli olsaydı, delilik deyip geçerdim. Metafizik denilen bir boyuta ulaşmak gerekiyordu bunu anlamak için ve ben simdi oranın yolcusuyum..
(more…)

Kekeleyen Bir Aşk

Pazar, 22 Haziran 2008

Kekeleyen bir yaşamın hecesinden geliyorum sana,
Sesimdeki karıncalanmayı gövdemin nemiyle silerek…
Ve…Dünyayı tek bir renge boyamaktanda yorgun.
Derin ve dar bir yataktır geldiğim yer.
Kime biraz gülümsediysem, garip bir önlem
duygusuyla biryerlere gecikiyormuş gibi telaşlı arkasını dönüp gitti…

“KORKUNUN ve SEVGİSİZLİĞİN CUMHURİYETİNDE
AŞKIN KIRICI MEVSİMİYDİ YAŞADIĞIM”

(more…)

Aşkın Yangını

Cumartesi, 21 Haziran 2008

Okuldaki ilk günüm. Çok heyecanlıyım. Çünkü artık ben de üniversiteliyim. Yeni arkadaşlar, yeni dersler, yeni bir hayat beni bekliyor. Neşe dolu kişiliğimle sınıfın eğlence kaynağı olacağım biliyorum. Sınıfa girdim. Boş bir sıra bulup oturdum. Yanıma birisi geldi. Benim gibi uzun boylu ama benden gayet yakışıklı. Hem gözlüğü de yok. Kim bilir kaç tane sevgilisi vardır. Neyse canım banane. Belki de iyi bir çocuktur.
- Merhaba, ben Erdinç.
Afalladım.
- Hıı, merhaba ben de Özcan. Memnun oldum.
Derken çocukla samimiyeti artırdık. İyi bir çocuktu. Birlikte iyi anlaşıyorduk. Eğlenceli vakitler geçirdik. İlk günden bu kadar keyif alacağımı hiç sanmamıştım. Çok güzel kızlar var sınıfta. Ama bir tanesi var ki, beni adeta büyüledi. Ama ilk 1 ay hiç konuşamadım bile kendisiyle. Utangaç birisine benziyor. Hıh, sanki ben çok farklıyım. Erdinç artık yanımda oturmuyor. (more…)

Rüzgar

Perşembe, 19 Haziran 2008

Geriye baktığımda birçok insan girdi hayatıma, geldiler ve sonra aynen senin gibi çekip gittiler. Ama hiç biri senin gidişin kadar acı vermedi bana. Kim bilir belkide bu kadar sevmediğim sahiplenmediğimdendir.

Hoşçakal diyip gittin ya… Senden sonra pekte hoş kalmadı buralar. Başucumda senin gülüşün ve kulaklarımda o güzel sesin yok artık. Eskisi gibi tadım tuzumda kalmadı. Sabah kalkıp Günaydın bitanem diyememek inan bana çok acı veriyor.

(more…)

Bir Şubat

Salı, 17 Haziran 2008

Şu an 1 şubat akşamı ve rüyamda yine sen vardın. Saat olmuş gecenin 3’ü, herkes uyumuş, annem, babam, kardeşim, bende uyumuşum ama gönlüm hep ayakta, aşkım hep ayakta, onlar hiç uyumadı ki. Seni tanıdığımdan, sana tapalıdan beri gözüme uyku girmedi aşkımın, sevdamın da. Ne tedaviler aradım, ne ilaçlar kullandım. Çaresi bir mucize bu hastalığın o da sensin. Ağlıyorum şu saat, unutma beni ağlatan sensin. Uyutmayan, hayatı zindan eden sensin. Ne hayat tat veriyor, ne o olmazsa olmaz dediğim bilgisayar, ne hava, ne ekmek, ne su,….. sadece ama sadece sensin o tat. Sensin benim hayatım, sensin. Benden vazgeçmemi mi istiyorsun? Tamam kabul. Çıksın birisi güneşe yazsın adını (benim yazdığımın yanına) vazgeçerim senden. Ya da sağır bir ressam, (more…)