‘Hikayeler’ olarak etiketlenmiş yazılar

Armağan

Salı, 15 Nisan 2008

Elimde Jules Verne’in bilim kurgu klasiklerinden bir kitap var, postayla gönderilen kitabın ambalajı yerde, ayaklarımın dibinde. Kitabın ilk sayfasında, “Matt’e, Büyükbaban Loren, San Francisco” yazılı. 75 yaşındaki babam, 9 yaşındaki oğluma neden 511 sayfalık bir kitap gönderir? Armağanın düşünceli bir seçim olmaması beni rahatsız ediyor alelacele ve özensiz seçilmiş bir armağan. Fakat belki de babamın dokuz yaşındaki bir çocuğun nelerden hoşlanacağını tahmin etmesini ummak haksızlık olabilir. O zaman geçen ilkbaharda San Francisco’ya gidişimizi anımsıyorum. Babam Matt’i elinden tutup, hareket halindeki tramvaya atlayıp, caddedeki bir bozuk parayı göstermişti. (more…)

Hayal

Perşembe, 10 Nisan 2008

Bu dünyada bir zamanlar dünyayı tek kişi tarafından yönetiliyormuş.Yönetenler ise kendi fikirlerine göre yönetiyormuş ve bu yönetenleri kimse seçmiyormuş,babadan oğula da devir edilmiyomuş.Sadece doğarken:mesala ağlamayan bebek,doğar doğmazkonuşmak,gülmek….vs kısacası ilginç görünenler.Bunlar doğarken tespit edilr ve baştaki yönetici hakkın rahmetine kovuştuktan sonra başa geçermiş.Ve bu başa geçen yönetici kaç yaşında olursa olsun farketmiyormuş.
Bir gün yönetici diye Juan carlos adında bir genç geçmiş. (more…)

Kelebek

Pazartesi, 31 Mart 2008

Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenara oturduğu otlardan birinin dalında , küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi.
Adam , bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez diye düşündü; ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi.

(more…)

Bir Genç Kızın Hikayesi

Pazartesi, 24 Mart 2008

Yeni ders yılı dönemi başlamış, genç kız okulun ilk günü heyecan içinde yola koyulmuştu. O’nun için okul, baskıcı ailenin özgürlüğünü kısıtlayamadığı, tüm sorunları unutturan bir kaçış yolu ve ayrı bir dünyaydı. Okul döneminde hafta sonu tatillerinin bile gelmesini istemezken, o koca sıkıcı yaz dönemine dayanmak ne kadar da zor gelmişti. En çok da en yakın arkadaşları Müjde ve Meltem’ i özlemişti. (more…)

Arkadaş

Cumartesi, 22 Mart 2008

Çocukluktan beri ayrılmayan iki arkadaş vardır. Yedikleri içtikleri ayrı gitmez. Bunlardan biri kurnaz diğeri birtaz saftır. Ama ikisi de birbiri için canını verir. Bir gün kurnaz olanın işleri bozulur. Diğer arkadaşına gider ve ondan işlerini düzeltmek için para ister. Saf olan ona tüm parasını verir. Aradan birkaç kafta geçmeden arkadaşı bundan evlenmek üzere olduğu nişanlısını sevdiğini söylerek nişanlısını da ondan ister. Arkadaşını çok sevdiği için onu da verir. Bir süre sonra arkadaşına tüm parasını verdiği için onun da işleri bozulur ve batar. Yapacak bişeyi yoktur. (more…)

Lütfen Geç Kalmayın

Çarşamba, 12 Mart 2008

Bu yazı gerçek bir aşk hikayesini anlatmaktadır ve yazıların hepsi aşık
delikanlının günlüğünden alınmıştır.

10. sınıf

İngilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu onun için ‘benim en iyi arkadaşım’
diyordum… ama ben onun ipek gibi saçlarına bakıp onun benim olmasını
istiyordum… (more…)

Sedef Çiçeği

Perşembe, 21 Şubat 2008

Mahkeme salonunda, seksenlerindeki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı.
Adam inatçı bakışlarla suskun, Nine’nin ağlamaktan iyice çukurlaşmış
gözleri ve keskin çizgileriyle bıkkın bakışları süzüyordu etrafını…Ve
Hakimin tokmak sesiyle sustu uğultu ve tok sesiyle, sözü yaşlı kadına
verdi, hakim…

“Anlat teyze neden boşanmak istiyorsun…?” (more…)

Tuzlu Kahve

Pazartesi, 14 Ocak 2008

Kıza bir partide rastlamisti.. Harika birseydi. O gün pesinde o kadar delikanli vardi ki.. Partinin sonunda kizi kahve içmeye davet etti.
Kiz parti boyu dikkatini çekmeyen oglanin davetine sasirdi, ama tam bir kibarlik gösterisi yaparak kabul etti. Hemen kösedeki sirin kafeye oturdular.
(more…)

Ölmeyen Sevgi

Pazartesi, 26 Kasım 2007

Genç adam ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi… Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde yine her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller… Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi kokuyor, (more…)

38 sorgu. 3.260 Saniyede Olustu.