‘içinde’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

Cam Åžato

Salı, 08 Temmuz 2008

İlişkiler, camdan yapılmış şato gibidirler. Tamamlandığında alabildiğine ihtişamlı, tek darbeyle tuzla buz edilebilecek kadar hassas, yıkıldığında kırıklarını mesafelerce öteye fırlatabilecek kadar kuvvetli, dokunanı kanatacak kadar keskin ve tehlikelidir.

İnşa etmek sabırlı ustaların narin ellerinin işidir.

Dahası… her parçayı bulup yapıştırsan bile bir daha eskisi gibi gösterişli, saydam ve sağlam olmayacaktır.

Onun için şatonun içinde hareket ederken dikkatli olmalı!
Onun için sevgiliyi dış darbelere karşı zamanında korumalı!

İlişkiler biraz da mal-mülk sevdası gibidir. Herkes kendi şatosunun bakımıyla ilgilense ve yetinse ne kavgalara gerek var, ne yıkımlara..

Devrik Cümle

Salı, 08 Temmuz 2008

Adı konamayan suskunluların sevinç bozma sahnesine dönmesiydi yalnızlık, hiçbir şey bilmediğini bilmek, bilmediğine fütursuzca yürümek bilge susmuydu, arkası revan günlerin kanrevan boşluğunda boğazıma doladım kinimi… Aşk yalnız yaratılmamıştı cana, karaya çalan düşlerin hüzün sıtması onda hep vardı… Zihnime ilişen biçarelikten sıyrılamadım İleyha, kapımı kapadığım acının, boşluğunda içime ve sahipliği yapacağını hesaba katamadım…

Aklıma sus, dilime pas, kaleme yas… Terk etmek yiğitliği korkaklığa salmaktı, şimdi hangimiz en cesurun en korkağıyız İleyha…

(daha fazla…)

Cansuyum

Salı, 08 Temmuz 2008

Öyle anlar olur ki serde, öyle güzellikler vardır ki yaşam denizinde uzanmak isterisin, onu yakalamak istersin ama çabaların boşadır… Sevdanı içinde yaşarsın, derdini içinde… Can suyundur içinde büyütüp yeşerttiğin. Beladır aynı zamanda. Ama bakmazsın ucuna bucağına. Seversin her şeye rağmen her düğüme, her engele rağmen. İçini kemirir belki, belki nefes aldırmaz, belki, belki bir boşluktur, ama yinede seversin hiç bir şey düşünmeden üstelik. İçten içe alır götürür seni uzak denizlerin gölgelerine. Hissedemediğin nedir, seni alıp götüren nedir diye düşünürken hayat yolunda bi bakmışsın gelmişsin bile hayatın dolambaçlı yollarına. Doğan güneşe inat yeniden doğacak umutların. Her saza ayrı bir nota olacak gülüşündeki ince ve derin Hazal. Yârin çıplak ayağında üşüdü şair, ekmeği tuza banar gibi sevdi bi başka şair her şey iyi hoştu ama eksik bir şeyler vardı hala… Huzur veren gözler artık bir başkasına aitti. Gülüşüne bir başkası âşıktı. Sen bir başkasının gözlerine bakar olmuştun. İçime işleyen her halin bir başka vücutta kedere elem olmuştu bile… Artık yapacak hiçbir şeyin olmadığı yerdeyiz. Yani sözün bittiği yerdeyiz… Can suyu, cana can katan su… Bir bebeğin ilk adımları ilk baba deyişi gibi, mutluluğun anahtarı gibi… Her daim…

Hayat Kötü Bir Şaka (İsterseniz Buradan Buyrun)

Pazartesi, 07 Temmuz 2008

Büyük yolun sonunda ne var? Gerçekler mi; yalanlar mı hayal kırıklığı mı; ne oluyor oralarda yolun bitim noktasında… Yol ayrımında hangi yöne gitmelim, sağım mı daha güvenilir yok yok sol tarafım hangi tarafa gitmeli… Hangi yol doÄŸru yol, bunu hiçkimse neden bilemiyor.? Düşe düşe gidiyoruz o yollarda. Aniden yanımızdan kimin geçeceÄŸinin bile kestiremiyoruz. Halbuki herkesle aynı anda yola çıkmıştık. Bizmi yolu bilemedik yoksa onlar mı kestirmeyi seçti. Åžimdi ne desek o kadar maanasız ki hayat aslında tozlu mu tozlu taÅŸlı mı taÅŸlı iknceli mi iÅŸkenceli bir yol. Kimi en küçük taÅŸta yere düşerken kimi neden hemen toparlanır bilmiyorum. Hayat bir de öyle acımasız ki hiç birÅŸeyi aldırmıyor. Bazen yere düşersiniz heryeriniz kanrevan içinde ama en yakınınız bile yanınızdan tozu dumana katarak geçer; hiçbir yaranıza acınıza bakmadan. Aslında hep derler ya saÄŸ gözün sol göze faydası yok iÅŸte bunuda anlıyoruz. Nekadar acıyor ÅŸimdi yaralarınız deÄŸil mi? Üstelik kimsede yok buralarda oralarda hayat kötü bir ÅŸaka belki de her an biri gelip ensenizden çıkarabilir. HİÇBİR GÖZYAÅžIDA PARA ETMEZ ORALARDA BİKERE YAÅžANIR HAYAT BU YÜZDEN NASIL YAÅžAMALI VE HANGİ YOLU SEÇMELİSİZ. İsterseniz Buradan Buyurun

Akşam Yıldızım

Salı, 01 Temmuz 2008

Bir yaz akÅŸamıydı gene. Hayatın güzel yölerini düşünüyordum. İşte o düşüncelerim arasında akÅŸam yıldızı gibi dogdun hayatıma. O an hayat bana su gibi akaar hale gelmiÅŸti. Belki sen yanımda degildin ama kalpinin bir yerinde olmakta güzel sevgilim. Kalpinin bir yerinde olmak iÅŸte benim kalpimin içinde bundan önce hiç biri olmamıştı ve bundan sonrada olmayacaktı. Sen benim geceme akÅŸam yıldızı gibi dogdun ve o yıldız ne olursa olsun kaymayacak. Hep kalbinim bir yerinde duracak ki akÅŸam karanlıgımda kayboldugumda sen bana yol gösteresin. Sevgilim sen benim hem hayat arkadasım hem yol göstericimsin. senin içinde bulunmadıgın dünyada artık bende yokum.Ve artık bunu söyleyim ki sen benim akÅŸam yıldızısım…

Hayatın Yüz Rengi

Pazar, 29 Haziran 2008

Hayatın neresinden baksak boş değil mi sürekli bardağın neresiniden bakıyoruz diye düşünüyorum hayat bu kadar boş mu yoksa biz yanlış taraftan mı bakıyoruz anlamıyorum çünkü eğer ömür o bardaktan ibaretse nerden baktığımız çok önemli hemde çok eğer altan bakıyorsak dolu sayılabilir ama eğer üsten bakıyorsak o zamanda kesinlikle boş denebilir . Ben bunun insanın umudu ve kendisiyle olduğunu düşünenlerdenim insan nasıl isterse öle olur . Büyük bi savaşın içindeyiz aslında kimin yeneceği kimin cephanesi kuvvetli bilemiyoruz kimin nasıl bi rol içinde olduğunu kimin kaç farklı yüzü olduğunu ve en önemlisi kimin savaşta ne renk boya süreceği yüzünü boyamadan da bayamış gibi yapanlar beyz sürüp yeşilin rolünü çalanlar ahh hayat ne dönemeçli bir yol nede boş inanın bu çok daha derin kuyu gibi çeker insanı bu yüzden yaşa ve unut en güzeli.

Gözlerinin İçine Başka Hayal Girmesin

Pazar, 29 Haziran 2008

Sen Allah’tan huzur istersin dualarında ve sana huzur deÄŸilde huzura ulaÅŸman için bir secenek verilir, diyordu bir kitapta… Aslında tamda kitapta söylendiÄŸi gibi, mutluluk isteriz ve mutlu olmamız için bir fırsat verilir bize… ÖrneÄŸini ÅŸu ÅŸekilde açıklayım dilerseniz; Adam fısıldadı, “Tanrım konuÅŸ benimle” ve bir kuÅŸ cıvıldadı aÄŸaçta ama adam duymadı. Sonra adam bağırdı”Tanrım konuÅŸ benimle!” Ve gökyüzünde bir ÅŸimÅŸek çaktı ama adam dinlemedi onu. Adam etrafına bakındı ve “Tanrım seni görmeme izin ver” dedi. Ve bir yıldız parıldadı gökyüzünde. Ama adam farkına varmadı. (daha fazla…)

Etkilemek İçin Etkilendik

Cuma, 27 Haziran 2008

“vayy bee” dedim geçenlerde “amma da çok deÄŸiÅŸtirmiÅŸ teknoloji bizleri” Eskiden meyve kokulu defterlere hatıralar yazardık yıl sonlarında, oysa ÅŸimdi kimsenin umurunda bile deÄŸil.O hep klasikleÅŸmiÅŸ sözler olsa da (örneÄŸin; bana, bu kalbin kadar temiz sayfayı ayırdığın için çok teÅŸekkür ederim) yine de özlüyor insan o yazıları.. Annemle babam sık sık anlatır; eskilerden okulun yıl sonu günü herkes birbirinden ev adreslerini alırmış, okuldan çıktıktan sonra mektuplaÅŸalım,birbirimizi kaybetmeyelim diye.. Sonra zamanla beraber teknolojide ilerledi ve telefon daha yaygın hale geldi -ki on yaşında ki çocukların ellerinde bile bir cep telefonu var - telefonun yaygınlaÅŸmasıyla da bu kez arkadaÅŸlar, mezun olmadan önce telefon numaralarını almaya baÅŸladı birbirlerinden. (daha fazla…)

Haftaları Ömürlere Çevirmek

PerÅŸembe, 26 Haziran 2008

AÅŸk dediklerinde telaÅŸnıyordum. Çünkü ben cok aÅŸk acısı cektim bunu biliyordum nerden ne zaman gelecegi belli olmayan biri gelecek ve beni mutlu edecekti. O anlardan biri maç zamanı geldi bana seninle önceleri mesajlaşıyorduk ama hiç biri bunlar kadar güzel degildi. Birbirimize duygularımızı acmıştık o akÅŸam ve benim için o aksam diÄŸer akÅŸamlardan farklı olmuÅŸtu. Çünkü seninle artık daha yakındım. Uzak ÅŸehirlerde olabilirdik ama ikimizinde bildigi bir ÅŸey vardı o da kalpimizin birbirimiz için artığını biliyorduk. Günler benim için daha mutlu ve sevinç dolu geciyordu. Çünkü sen vardın benim için. Bitanem sana bir sey söyleyim mi. Ben bundan önce çok kiÅŸiye teklif ettim ama hiç biri senin verdigin cevapı vermemiÅŸ. O kelimeyi duymak için neler yapmamış ki ve o cevapı senden duydum iki kulagımın içinde artık o kelime calıyordu. evet evet… Bitanem bugün tam cıktıgınızdan beri bir hafta oldu. (daha fazla…)

40 sorgu. 0.718 Saniyede Olustu.