Olmamışlığın Derin Yalnızlığı
ÇarÅŸamba, 12 Kasım 2008Bir çığ gibi büyüsede yalnizlığım, umudun çıkmaz sokaklarında, acıtsada içimi yüreÄŸimdeki yangınlar, gözlerinde kaybolmak bile olsa yarına bıraktığım ezgiler, yinede amansiz hastalığın bir çukur gibi çeker bedenimi çorak topraklarına ve ben yine melankolik akÅŸamların tutarsız gülümsemeleriyle çınlatırım kulaklarını. YemyeÅŸil sevdalar barındırırken kuytularımda, söz yine gelir olmamışlıklarıma. Kenarı yırtılmıs bir fotograf gibi hüzünlü bazen, bazende bayramlıklarını giymiÅŸ bir çocuk kadar ÅŸen. Bitmeyen cümleler sonrasında, yine hüzün, yine ayrılık, yine gözyaşı. Her adımda daha bir yaklaÅŸmak sonrasında. Otobüsün buÄŸusuna ismini yazarken bulmak kendimi. Virane bir gecenin sabahında, yıkılmışlık duygusu ile uyanmak yine. Hayata olan inancın azalmasi, kendimden geçmem sonrasında, gözlerini gözlerimin önüne getirip. Her uyandığımda biraz daha umutsuzluk biraz daha aci, ve buna alışmışlığın verdiÄŸi gamsız iç çekiÅŸler. Olsun güzelim olsun… Böylede güzel yaÅŸamak. Acısına, kavuÅŸamamışlığa raÄŸmen… Yalnız resimler çiziyorum tualime beni benden alıp götüren sensiz resimler. BirbaÅŸka garip hayallere dalıyorum sonra. Bir rakı daha koyuyorum kadehime. Bir sigara daha yakıyorum ciÄŸerime. Kendimi çoktan unuttum. Sadece seni yaşıyorum saatlerimde. Ve ben seni sevidiÄŸimi farkediyorum daha da derin üstelik. Yalnızlık o kadar koymadı ki bana. (daha fazla…)




