‘imdi’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

Ağlarsan Düşersin Gözlerimden

Pazar, 20 Temmuz 2008

Daha fazla biriktirmeden sana ait korkularımı ÅŸimdi gitmeli…
içimde ne varsa sana ait herşeyi atıp bi kenara
ağlamalı sensizliğe
ağlamak da çare diilki
her zaman derdin sevgi emek ister “al yazmalım” filminden görüp
kaçmak kolaydı ve ben kolay olanı seçtim
ne kadar da senden yanaydı kalbim oysa
ama ilk defa aklımdan geçeni yapayım dedim
yaptım
yapmaz olaydım
gitmez olaydım seni bırakıp öylece
dönüşü olsa gittiÄŸim her yolun (daha fazla…)

Hayat Kötü Bir Şaka (İsterseniz Buradan Buyrun)

Pazartesi, 07 Temmuz 2008

Büyük yolun sonunda ne var? Gerçekler mi; yalanlar mı hayal kırıklığı mı; ne oluyor oralarda yolun bitim noktasında… Yol ayrımında hangi yöne gitmelim, sağım mı daha güvenilir yok yok sol tarafım hangi tarafa gitmeli… Hangi yol doÄŸru yol, bunu hiçkimse neden bilemiyor.? Düşe düşe gidiyoruz o yollarda. Aniden yanımızdan kimin geçeceÄŸinin bile kestiremiyoruz. Halbuki herkesle aynı anda yola çıkmıştık. Bizmi yolu bilemedik yoksa onlar mı kestirmeyi seçti. Åžimdi ne desek o kadar maanasız ki hayat aslında tozlu mu tozlu taÅŸlı mı taÅŸlı iknceli mi iÅŸkenceli bir yol. Kimi en küçük taÅŸta yere düşerken kimi neden hemen toparlanır bilmiyorum. Hayat bir de öyle acımasız ki hiç birÅŸeyi aldırmıyor. Bazen yere düşersiniz heryeriniz kanrevan içinde ama en yakınınız bile yanınızdan tozu dumana katarak geçer; hiçbir yaranıza acınıza bakmadan. Aslında hep derler ya saÄŸ gözün sol göze faydası yok iÅŸte bunuda anlıyoruz. Nekadar acıyor ÅŸimdi yaralarınız deÄŸil mi? Üstelik kimsede yok buralarda oralarda hayat kötü bir ÅŸaka belki de her an biri gelip ensenizden çıkarabilir. HİÇBİR GÖZYAÅžIDA PARA ETMEZ ORALARDA BİKERE YAÅžANIR HAYAT BU YÜZDEN NASIL YAÅžAMALI VE HANGİ YOLU SEÇMELİSİZ. İsterseniz Buradan Buyurun

Yaprağın Kaderi Düşmektir

Çarşamba, 02 Temmuz 2008

Bir bankın üzerindeyim. Hiç olmadığım bir ÅŸehirde… Bulunmadığım, görmediÄŸim manzaranın büyüsüne kapılmışım yine hayaller benle. Onlar beni hiç terk etmediler hemde hiç. Dalmışım martıların sesine rüzgârın uÄŸultusuna kapılmışım, denizin derinliklerinde balık oluyorum bazen özgürlüğün dibine vuruyorum. GörmediÄŸim denizin görmediÄŸim zemininde yüzüyorum En dipteyim ÅŸimdi vurgun yiyiyorum Vücudum kanıyor. Suyun tüm temizliÄŸin duruluÄŸunu bozuyorum akan kanla, oluk oluk kan kirletiyor denizimi yine ben yapıyorum En yakın sensin derler ya, en yakın ruh sensin, en yakın limansın gemilere… Hala bankın üzerindeyim. Hava çok soÄŸudu, üşüdüğümü hissediyorum. Bulunmadığım ÅŸehrin bulunmadığım rüzgârıyla… Tek tek geçiyor insanlar, daha yeni fark ediyorum bazı ÅŸeyleri. TelaÅŸlı tüm yollar, tüm kaldırımlar biraz onlara dalıyorum. Yine hayallerime dalmışım. (daha fazla…)

Son Beş Dakika (Bu Kez Anladım)

Çarşamba, 02 Temmuz 2008

Gecenin zifiri karanlığınd hiçbirÅŸey bulamıyorum. Gündüzün göz alıcı aydınlığındada hiçbirÅŸey bulamıyorum Zevk alacak ÅŸey yok artık. Eskiden bayılarak bikaçkere dinlediÄŸim ÅŸarkıyı ÅŸimdi hiç dinlemez oldum. Eskiden beÄŸendiÄŸim siyah tşörtümü giymez hatta elime almaz oldum. Eskiden konuÅŸmaktan zevk aldığım insanlar artık benle konuÅŸmuyor bende onlarla. Eski dostlarım yok artık. Eskiden sabahın en erken saatlerinde gittiÄŸim bir okulum ve ÅŸakalaÅŸacağım bir okulum yok. Sıkılacağım bir ders kalmadı son 5 dk diye hocaları kandıramıyacağım artık. Eskiden koÅŸarak gittiÄŸim o yollar yok artık. Eskiden oynadığım lastik top; eskiden eskiden eskiden. Eskiden bir ben kaldım bir benim eski düşüncelerim. Aslında benden de bir ÅŸey kalamadı çünkü büyük bir enkaz altındayım bende altından kurtularak zor çıkmıştı düşüncelerim. Bu kez anladım kuru dallardan yapma bir köprüden geçiyorum. (daha fazla…)

Keşke Herşey O An Gibi Olsaydı

Salı, 01 Temmuz 2008

(herkesten bir parça burada…)

KeÅŸke her ÅŸey o an gibi olsa. O an gib sade ve temiz olsa KeÅŸke her ÅŸey annemizin bir yaz sıcağında getirdiÄŸi soÄŸuk limonata gibi olsa. KeÅŸke herÅŸey o an gibi sade temiz eÄŸlenceli ve içimizi ferahlatıyor gibi olsa. KeÅŸke hep küçük kalsaydık diyorum kendime her zaman öle masum kalsaydık. KeÅŸke hep öle olsaydık ahhhh keÅŸke. O küçük yaşımızda kalsaydık keÅŸke. O zamanlar gibi sadece bir küçük oyuncak için aÄŸlasaydık. Gözlerimiz sadece dışarı giden annemiz için yaÅŸlansaydı. Haya bu kadar güzel olsaydı eskisi gibi olsaydı en eski bir gün gibi olsaydı. Hayat o kadar acımasız oldu ki ÅŸu sıralar. HiçbirÅŸey eskisi gibi kalmadı yaÅŸamımızda. (daha fazla…)

Ellerine Sağlık

Pazar, 29 Haziran 2008

Ne zaman anlayacaksın boynumun bükük halinin yer çekimine olan çaresizliÄŸinden deÄŸil de ruhumun geri kalan nefeslerinin yetersiz olduÄŸundan olduÄŸunu…Her tren kalkışında geride kalan yarin neden bir heves el salladığını anladım…Neden trenini arkasından hala aynı özlemle el salladığını ÅŸimdi sindiriyor beynim.. Geride ben, kalan birkaç yenik nefesim bir de cephem var.. Sen gittin.. Bütün tabularımı geri aldım hayattan.. Ödünç verdiÄŸimi biliyordum almam sanmışım kandırmışım kendimi.. Ne sitemim fayda ediyor akıp giden zamana ne de gözyaÅŸlarım çare oluyor.. Tatminkar bir ev ödevi lazım ÅŸimdi bana..Ruhumu bu sefer alet etmeyeceÄŸim acizliÄŸime..Sıradan kırmızı bir gece deÄŸil bu.. (daha fazla…)

Nedenim Sensin

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Denize düşüyorum bakıyorumki senin kalbin. O kalbi birgün alıp seninle hayat kuracagım ve seni asla bırakmıyacagım biliyorum ki o denizde kalpin benim içime girdi ve bana içimdeki ses diyorki o kızla sen cok mutlu bir yolculuga yelken atıp aÅŸkımız titanikteki gibi batmayacak. Sende bunu bil ki sevgilim bunları yazarken seni düşünmekten baÅŸka biÅŸi yapmıyorum sen ÅŸimdi soracaksın sen beni ne zaman düşünmedim sana gercek soyleyim uyurken seni düşünmeden seni düşünemezdim cünkü zaten seninle yasıyorum anlıyacagın sen benim bu dünyadaki yaÅŸama sebepinsin. Hayat belki kötü anlar olabilir ama hani evlenirken derler ya bitanem iyi günde kötü günde beraber olcagız diye. (daha fazla…)

Bir Yanım İstanbul

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Şu an İstanbul’a herhangi bir sahilinden bakmak için,
Kapatıyorum gözlerimi seninle birlikte.
Her yanım İstanbul…

Düşüyoruz bir gecenin sessiz mekanına.
Sahipsiz bir mekanda geceye.
Mekansızlığımızın en derin arklarından geçip kendi yolumumuzu buluyoruz.
Ve taşıyoruz içimizde koca bir kentin bıraktığı izleri,
Kaldırımların arasından bir mazgala düşerek denize sürükleniyoruz yanızmdaki çöllerimizle.
Uzak kilometrelerin arasından alıyorum biliyormusun..? Senin kokunu.
En tenha yerinden sayıklıyorum seni. Bak sevdiğim İstanbul yanımda…

(daha fazla…)

Aşkın Yangını

Cumartesi, 21 Haziran 2008

Okuldaki ilk günüm. Çok heyecanlıyım. Çünkü artık ben de üniversiteliyim. Yeni arkadaşlar, yeni dersler, yeni bir hayat beni bekliyor. Neşe dolu kişiliğimle sınıfın eğlence kaynağı olacağım biliyorum. Sınıfa girdim. Boş bir sıra bulup oturdum. Yanıma birisi geldi. Benim gibi uzun boylu ama benden gayet yakışıklı. Hem gözlüğü de yok. Kim bilir kaç tane sevgilisi vardır. Neyse canım banane. Belki de iyi bir çocuktur.
- Merhaba, ben Erdinç.
Afalladım.
- Hıı, merhaba ben de Özcan. Memnun oldum.
Derken çocukla samimiyeti artırdık. İyi bir çocuktu. Birlikte iyi anlaşıyorduk. EÄŸlenceli vakitler geçirdik. İlk günden bu kadar keyif alacağımı hiç sanmamıştım. Çok güzel kızlar var sınıfta. Ama bir tanesi var ki, beni adeta büyüledi. Ama ilk 1 ay hiç konuÅŸamadım bile kendisiyle. Utangaç birisine benziyor. Hıh, sanki ben çok farklıyım. Erdinç artık yanımda oturmuyor. (daha fazla…)

40 sorgu. 0.709 Saniyede Olustu.