‘inat’ olarak etiketlenmiş yazılar

Yüreğinden Öptüğün Sevgiliden

Salı, 18 Kasım 2008

Yüreğim bir mavzer gibi. Yarınıma umutla baktığım bir orman gibi içimde taşıdığım sevdam. Sana seni anlatmak istiyorum bazen. Aslında içimde büyüttüğüm senden bahsetmek istiyorum. Nasıl bir ummana atığından bahsetmek istiyorum beni. Uzun zamandır hissetmediğim, hatta unuttuğum o güzel, o tarifsiz hisleri anlatmak istiyorum. Yazamadığım mektuplarımı yazmak istiyorum yüreğine. İçimdeki seni kısacası. O tarifsiz akşamların buğusuna yazdığım engin denizlerimi. Ve ben kayboluyorum çıkmazlarında. Haykırmak istiyorum, dağlara, taşlara senden benden bi haber her bir çekirdeğe, “SENİ SEVİYORUM” diye haykırmak. Ne zaman sen gelsen aklıma garip bir heyecan sarar tüm bedenimi. Aklımı karıştırır ismin ne yapsam içim ürperir. Ben sende kendimi bulurum tıpkı sensizliğimde kendimle çatıştığım gibi. Ne güzel şey senle olamak, ne güzel seni yaşamak. Biraz daha kokunu çekiyorum içime öylece. Daha bisen oluyorum akşamlarımda. Sabah güneşim oluyor doğuyorsun karanlık odama, gece aydınlığım oluyor ısıtıyorsun içimi farkında bile olmadan belki. Seni senle yaşamak ne güzel sevdiğim. Yüreğine dokunmak, o koskoca yüreğinden öpmek ne güzel. Sana kalemimden daha aydınlık bir kalp yaşatıyorum bağrımda. Ve bunun farkında kılıyorum seni en derin sevgim uğrunda umarsız. (more…)

Olmamışlığın Derin Yalnızlığı

Çarşamba, 12 Kasım 2008

Bir çığ gibi büyüsede yalnizlığım, umudun çıkmaz sokaklarında, acıtsada içimi yüreğimdeki yangınlar, gözlerinde kaybolmak bile olsa yarına bıraktığım ezgiler, yinede amansiz hastalığın bir çukur gibi çeker bedenimi çorak topraklarına ve ben yine melankolik akşamların tutarsız gülümsemeleriyle çınlatırım kulaklarını. Yemyeşil sevdalar barındırırken kuytularımda, söz yine gelir olmamışlıklarıma. Kenarı yırtılmıs bir fotograf gibi hüzünlü bazen, bazende bayramlıklarını giymiş bir çocuk kadar şen. Bitmeyen cümleler sonrasında, yine hüzün, yine ayrılık, yine gözyaşı. Her adımda daha bir yaklaşmak sonrasında. Otobüsün buğusuna ismini yazarken bulmak kendimi. Virane bir gecenin sabahında, yıkılmışlık duygusu ile uyanmak yine. Hayata olan inancın azalmasi, kendimden geçmem sonrasında, gözlerini gözlerimin önüne getirip. Her uyandığımda biraz daha umutsuzluk biraz daha aci, ve buna alışmışlığın verdiği gamsız iç çekişler. Olsun güzelim olsun… Böylede güzel yaşamak. Acısına, kavuşamamışlığa rağmen…  Yalnız resimler çiziyorum tualime beni benden alıp götüren sensiz resimler. Birbaşka garip hayallere dalıyorum sonra. Bir rakı daha koyuyorum kadehime. Bir sigara daha yakıyorum ciğerime. Kendimi çoktan unuttum. Sadece seni yaşıyorum saatlerimde. Ve ben seni sevidiğimi farkediyorum daha da derin üstelik. Yalnızlık o kadar koymadı ki bana. (more…)

Yüreğimin Sesi Bir Çığlık Oluyor Gecelerime

Cuma, 31 Ekim 2008

Yıkık bir akşamüstü çaresiz sokaklardayım yine. Sebepsiz, yorgun gözlerim ağlamaklı oluyor sevgisizliğimde. Garip bir depresyon halinde geçiriyorum saatlerimi. Bazen kaderime isyan etmek istiyorum, bazen bu şehirden alıp başımı gitmek. Ama ne yapsam hangi yola başvursam kurtulmak için bu durumumdan yollarım hep sana çıkıyor. Umutsuz gecelerim, güneşsiz sabahlarım oluyor yine. Kendimden vazgeçiyorum bi an. Dalıp gidiyorum engin ufuklara. Bir garip boşluktayım kısacası. Ne tarafa uzatsam ellerimi havaya değiyor parmaklarım. Tutunamıyorum uçurumlarda. Ne vardı ki halledemediğimiz sevgimizde. Yetmezmiydi seni sadece ölesiye sevmek. Adını yazmak yüreğime yetmezmiydi. Daha ne yapabilirdim ki hayasız akşamlarda baş harflerimizi gökyüzüne yıldızlarla yazmaktan başka. Sana içimde mektuplar yazıyordum. Çaresizliğimi anlatan, sensizliğimi anlatan mektuplar. Sen vazgeçmişken herşeyden, bağlamışken kadere ben biraz daha çırpınıyordum boğazıma kadar battığım bataklıkta…  Hergeçen gün biraz daha boğuluyorum çıkmazlarımda. Kendimi daha çok kaybediyorum yoksunluğumda. Bir olmaza giriyor yüreğimin sesi, bir çığlık oluyor gecelerime. Sonra resmin geçiyor elime. Gözlerinde bir daha kayboluyorum. Kendimden geçiyorum bi zaman. Hayata dair ne varsa tekrar geçiriyorum gözden. Hatıralar dövüyor bedenimi. Her ezgide biraz daha kabarıyor yüreğimin arterleri. Alkole vuruyorum iyice kendimi. Sarhoş hayaller kuruyorum sabahlarıma. Silinip gidiyor sonra beynimdekilerle beraber.  Sevgisizlik bir yere kadar ama sensizlik zor be güzelim. Hani bir trenin altına atlamak gibi, bir uçurumdan süzülerek çakılmak gibi. Hayata inat, kadere inat yaşıyoruz elden ne gelir. Bu gğnlerin sonu gelecek. Daha iyiye daha güsele gidecek herşey. Bir bütün olacak yaşadıklarım, yapamadıklarımla beraber. Yaşanmışlık kaygısı düşmesin gözlerine…
31.10.2008 01:19

Bir Garip Heyecan Kaplıyor Bedenimi

Pazar, 03 Ağustos 2008

Susuz şehrimde canıma su katana ithafla….

Gülüm, gül yüzlüm, yarınlarım… Sana bir ömür vaadediyorum. Beni ben yapan bu ömrü sana adıyorum. Ve saatin kaç olduğunu bilmeden seni düşünüyorum yine. Zaman kavramı yok artık gecelerimde. Gündüzlerimi sorma hiç. Her dertten ötürü sana sığınıyorum. Sesine saklıyorum hayatın çilesini. Bana kalan senden başkası değil. Sevgimi anlatmaya yetmiyor lügatımdaki kelimeler. Seni nasıl istediğimi anlatamıyor. Ve ben boşver işliğe inat yaşıyorum senle hayatı doyasıya, hiç ölmemecesine. Kaderime inat yırtıyorum geceleri. Ve bir sigara daha yakıyorum sahipsiz gecelere. Bir yudum daha alıyorum elimdeki alkolden.  Bir anda gözlerin gelip duruyor gecelerimde. Yarınıma umut oluyor. Geleceğim diyorum sonra, geleceğim diyorum sana. Ve bembeyaz düşler kaplıyor bir anda etrafımı. Bir garip heyecan kaplıyor bedenimi… (more…)

Rüya

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

Koca şehrin tek durağıydı geldiğin.
Koca şehrin tek bir “zindanı” vardı sana hapsedildiğim…
Kaç kaldırım taşı saydım bir ay iki günde.
Kaç kez arşınladım yolları;
sensiz tutsaklığımdan senli zindanıma varan seferde.

Çıkar iki günden bir ayı
Kaldın işte elimde…
(more…)

Git

Çarşamba, 23 Temmuz 2008

Gelişinle beni ben yaptığın gibi
Gidişinle bitir içimdeki sevda yangınını
Kendimi buldum gözlerinde
Hesapsız sevdim seni, yalın ayak sevdim
Umudumla sevdim seni, yarınımla
Kavgamda büyüttüm içimdeki aşkı
Gecelerin amansız çıkmazlarında tanıdım
Gündüzlerin sıcağıyla unuturum belki
Kendimden kattım hep
Bu sevdayla büyüttüm kendimi (more…)

Masal

Pazar, 20 Temmuz 2008

Şimdi gittin
en çok istediğindi gitmek
ama eksik bıraktın
beni satırlar arasına bıraktın ve öylece gittin
sana kullanılmamış bi yarını getirmek isterdim
kimsenin bilmediği şiirlere yazmalıydım ismini
kimsenin dinlemediği şarkılarım olmalıydı sana ait
kimselerde bilmedi seni
(more…)

Başlıksız…

Salı, 15 Temmuz 2008

Bilinmeyeneydi yolculuğum. Çaresiz sürgünlerin girdabında. Amansız çığlıkların sessizliğinde… Ölümün bile sebep olamayacağı üzüntüler silsilesinde tanımıştım gözlerini. Hiç bitiremediğim yazımdın sen kırık aynamda yüzüme bakıp hala gözlerini gördüğüm tarifsiz sancılarımda. Senin için biriktirdiğim tüm satırlarım dile geldi sonunda amansız girdaplarda. Yok oluşumuydu bu yoksa çığlıklarımıydı sevdamın bilemiyorum. Bir cigara daha yaktım sensizliğin üstüne ve üfledim dumanını sessizliğin ciğerine ciğerine. Cızırtılı plağımda çalan bizim şarkımızı duyunca… Usulca süzülüvermiş yanağımdan sensiz geçen günlerimin acısı. Başka başka dünyalara akıvermiş yüreğim. Artık korkuyorum karanlıktan. Islak yollarda çaresiz yürüyorum amaçsız sabahlara doğru. Umuda olan inancıma bir darbe daha vuruyorum her geçen gün. Birer birer artırıyorum içtiğim biranın sayısını akşamları. Resmine her baktığımda bir avuç kan daha kaybediyorum yaşanmışlıklardan. Bu şehir her geçen gün daha çekilmez oluyor, beraber gezdiğimiz sokaklar üstüme üstüme geliyor, (more…)

Yangın Yeri

Cumartesi, 12 Temmuz 2008

İçimde öyle bir derin hasret var ki tarifini yapamadığım. Her an sanki bir başka ecel alıp götürecekmiş gibi geliyor bazen. Öyle sıcak gözler var ki ömrümün ufuklarında, öyle derin bakıyorlar ki kimi zaman öleceğimi hissediyorum….  Derin bakışlar demişken aklıma geldin yine hüzünlü bir akşamüstü. Sessizce dağılırken alkol denizinde güneşin batışı gibi tepkisiz, etkisiz bir alacakaranlık çöktü bile omuzlarımın üstüne… Bazen içinden çıkamıyorum. Bazen de kendimi alamıyorum. Öyle bir hale geldi ki yüreğimdeki yangının amansız durakları kifayetsiz akşamların sabahına vurdum bile yarınları… Çaresiz bakışlarımın umarsız akşamlarında tanımışım sensiz günlerin çilesini. Bir bakmışım içindeyim senin olan yüreğin. Hayâsız bir sevinç kaplamış içimi. Haklı bir sevinç. Uçar adım inmişim merdivenlerden. Günümün anlamı olmamış, nefesimin anlamı olmamış ne gam… Gerçek olan nedir. Sana olan yangınım mı yoksa yangınımın sebebimi… İçim öyle kıpır kıpır ki senle anlamı nedir bilmiyorum. Sevda yaşamak istiyorum aşk yaşamak… Her şeyi gölgede bırakacak bana kendimi bile unutturacak aşk… İçimi dökmek istiyorum sonra sana. (more…)

33 sorgu. 2.686 Saniyede Olustu.