‘inde’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

Hayatın Ucundan Tutarsan Bırakma

Salı, 17 Haziran 2008

Birbirlerini severek evlenmişlerdi. Altı yıllık birliktelikleri evlilikle noktalanmıştı. Yedi yıldır da evliydiler,
iki yaşındaki küçük Ceren leri ile mutluydular… Aslında kadın mutluluk rolü oynuyordu. YaÅŸadığı hayat onu boÄŸuyordu, sanki içinde saatli bir bomba vardı , bir patlasa herkesi yakacaktı. Mutsuzdu ama nedenini bir türlü bilemiyordu. Üniversiteyi bitirdikten sonra bir süre çalışmış ama kocasının farklı yerlere çıkan tayinleri yüzünden bir türlü sürekli bir iÅŸi olamamıştı.  Mimardı ama 3 yıldır evde oturuyordu, evde geçen her boÅŸ gününü hayatından koparılmış boÅŸ bir sayfa olarak görüyor ve hiç bir ÅŸey onu mutlu edemiyordu.. Kocası derseniz bir dediÄŸini iki etmiyordu, hayattan isteyebileceÄŸi her ÅŸey onunken, mutlu olması için gerekli her ÅŸeye sahipken o mutsuzdu.. (daha fazla…)

Dört Duvar, İki Gün ve Sen

Pazartesi, 16 Haziran 2008

Sabah seni yine rüyamda görmüş olmanın sevinciyle uyandım.Rüyamın etkisiyle evin içinde dolaÅŸtım bir süre; ne yapacağını bilmeyen bir serçe misali. Her zamanki gibi detayları hatırlamak için uÄŸraÅŸtım saatlerce. Ne olmuÅŸtu o asır gibi gelen ama bilimsel açıklamasında 5-6 saniye olduÄŸu söylenen rüyada. Bir bulmacanın bir yapbozun parçalarını birleÅŸtirircesine ayrıntıları inceledim. Ortaya yine binbir çeÅŸit anlama gelecek ÅŸeyler çıkmıştı. Korku, endiÅŸe, sevinç, mutluluk tam bir kozmopolitik yapı ama ayrıntılardan ziyade senin o rüyada olman yetiyordu bana. (daha fazla…)

Yeşerdi Toprağım

Pazartesi, 16 Haziran 2008

Bir inancın yüceliğinde buldum seni,
Bir kavganın güzelliğinde sevdim.
Yürek yüreğe sevmelerin
Göz göze gelmelerin yasaklığında
Bazan bir pınar
Bazan bir çağlayan
Dudaklarından döküldü kuraklığıma
Yeşerdi Toprağım
Ve.. O günden sonra,
Hergün yeniden yeniden çoÄŸaldım. (daha fazla…)

En Kötü Yemek

Pazartesi, 16 Haziran 2008

Mutfağımın soÄŸuk mermeri üzerine yeni piÅŸirdiÄŸim sıcak yemeÄŸi koyarken aklıma geldi de hayatımızda ne kadar çok çeÅŸit yemek var.Mezelerden tutun tatlılara,sebzelerden tutun çorbalara.. binlerce çeÅŸit yemek; kültürler farklı tarifler farklı.Ama binbir çeÅŸit isimde bile aynı yemekleri öğrendik. Bazen en güzel yemekleri yapabilmek için takvim sayfalarının arkasına,gazete köşelerine baktık.Bazen de yıllarca ” yemek tariflerim ” diye not ettiÄŸimiz defterleri paylaÅŸtık birbirlerimizle… (daha fazla…)

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili

Pazar, 15 Haziran 2008

Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili.
O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir
ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur.
Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar.
Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur.
AÅŸkın kendi gerçekliÄŸi vardır sevgili. İnsan bir baÅŸka ışığa teslim olur…
Aşkta yarın yoktur sevgili.
Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir.
Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur.
Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. (daha fazla…)

Acımın Soyadı

Pazar, 15 Haziran 2008

Acımın soyadını aradım durdum bunca zaman. KimliÄŸim eksik, VaroluÅŸum yarım, MutluluÄŸum öksüz, Cinayetlerimse meçhul kaldı esaretimde. Parmak izimi gömdüm surlarına sevdanın, Ki çözülmeye inat yine ben örmüştüm duvarları. Savunmasızlığıma düşmemeliydi arsız duygularım. Kaçışlarımda kendimle yüzleÅŸtim gerçeklerin aynasında. Özgürlüğüm memleketim sınırlarınca gezindi zihnimde. Bu kentte kayboldum kimi zaman, kimi zamansa ufuktan ötesinde UçuÅŸan kuÅŸları aradım, sürgündüm. Ne bir bayrağın hükmü geçerdi serseri adımlarıma, ne de dalga dalga hüznümü okÅŸayan rüzgara hüküm geçirebilirdim. Paslı bir giyotin beceriksizliÄŸinde düşledim ruhumun azadını. Korkak bir yaÅŸamın yalnızlığında üşüyordum. Kalabalıklar arttırıyordu oysa yalnızlığımı. Türkülere tutundu gecelerim sonra…
(daha fazla…)

Bir Tek Seni Unutamam

Pazar, 15 Haziran 2008

Åžimdi sen gideceksin ve ben arkandan bakakalacağım. Dur diyemeyeceÄŸim, sesim çıkmayacak. SusuÅŸlarımda saklı kalacak duygularım ne kötü… Söz geçiremeyeceÄŸim göz yaÅŸlarıma akacak. Saklayacağım görmeyesin diye, beceremeyeceÄŸim. “AÄŸlama” diyeceksin bana, seni dinlemeyeceÄŸim. İçimde biriken ne varsa gözlerimden taÅŸacak dışarı. Dokunmak isteyeceksin, başımı geri çekeceÄŸim öfkeyle. Kızgınım gidiÅŸine çünkü, öfkem bir daÄŸ gibi büyük. Ne varsa hayata dair alıp götürüyorsun benden farkında deÄŸilsin. (daha fazla…)

A Friend - Bir El Mesafesindeki Dost

PerÅŸembe, 12 Haziran 2008

A Friend
Around the corner I have a friend,
In this great city that has no end,
Yet the days go by and weeks rush on,
And before I know it, a year is gone.
And I never see my old friends face,
For life is a swift and terrible race,
He knows I like him just as well, (daha fazla…)

Beslenme Çantası

PerÅŸembe, 12 Haziran 2008

Acılardan bir beslenme çantası olmalı insanın… Beslendikçe yazabilmeli, yazdıkça beslenebilmeli… Lakin hiçbir zaman annesi acı doldurmamalı o çantaya… Hayat olmalı, aÅŸk olmalı, sevgi olmalı bu acılar… ÇocukluÄŸumuzdan kalma alışkanlılarımızla, hayata beslenme çantamızla çıkabilmeliyiz. Öğretmenimiz acılar olmamalı. Derslere tam vaktinde gitmeliyiz. Ve en ön sırada, can kulağıyla dinlemeliyiz. Anlamadığımız noktalarda, tekrar tekrar sormalıyız çünkü bilmeliyiz ki anlaşılmıyorsa eÄŸer bir acı, tecrübe olarak kafamızın bir kenarında mevzilenmeyeceÄŸi için, tekrar önümüze dikilebilmektedir, çaresizlik misali… Birinci tenefüs arasında hafif ÅŸeyler yemeliyiz. Bir dilim paranın üstüne sürülmüş, az bir maddiyatla açlığımızı yatıştırmalıyız. (daha fazla…)

36 sorgu. 0.937 Saniyede Olustu.