‘insan’ olarak etiketlenmiş yazılar

Söyleyemediklerim

Pazartesi, 28 Temmuz 2008

Susuz şehrimde canıma su katana ithafla…

İçimde sakladığım ne varsa artık daha da yakıyor canımı bir bilsen. Sana söyleyememek, hep bir başkası gibi davranmak ne zor bilir misin? Sana bu kadar yakınken sana dokunamamak, gözlerine bakıp ta “SENİ SEVİYORUM” diyememek ne acıdır anlatsam anlayabilir misin? Uzun zamandır böyle hissetmemiştim aslına bakarsan kendimi. Ve bu kadar yalnız hissetmemiştim aynı zamanda. Biliyor musun aslına bakarsan memnunum da biraz bu halimden. Sevmek güzel şey. Platonikte olsa var olduğumun kanıtıdır sevdam. Karşılıksız olsa bile. Ve sana söyleyemediklerim boğazımda büyüyen bir yumru olmaya devam ediyor hala. Yanında otururken bile hasretim sana. (daha fazla…)

Bana Kalacak Bir Yer Bulun…

Pazar, 27 Temmuz 2008

Bana kalacak bir yer bulun.
Bu şehrin her bir yerinde onu aramaktan yorgun düştü bedenim.
Kimlere sormadım ki.
Ya da onu bulun getirin bana.
Ama gelişi farklı olmalı..
Ama önce kollarımdan tutun,düşmek üzereyim düşlerimin üzerine.
Yorgun düştü bedenim bir aşk rolünü oynamaktan.
Bir şey dememiştim,herhangi bir şey söylememiştim ki…
Ama gitti işte.
Kayboldu ortadan.
Şarkılarımız,türkülerimiz vardı. (daha fazla…)

Yol Arkadaşım Nerdesin..? Ben Sana Küsüm Aslında

Cuma, 25 Temmuz 2008

Bazen tek bir cümle…..her şeyi anlamaya yetiyor.Yeni bir düşüncenin aslında hep beynimizde olan tonlarca kelimenin dışa vurumu bazen ne kadar kolay oluyor.Aniden radyoyu açarsınız evet en sevdiğiniz parçadır orda çalan.Ama bugüne kadar hiç böyle olmamışsınızdır.Hiç bu duygularla kalmadınız. Beklenmedik şeyler hep beklenmedik zamanlarda gelir…bu yüzden her an bir şey olacakmış gibiyim. Elime aldığım bir kitabın sadece tek bir kelimesiyle bazen uzunca yazılar yazabiliyorum. Hiç beğenmediğim bir müzikte oturup gözlerim kuruyuncaya kadar ağlayabiliyorum, hiç bakmadığım duvarda ki tabloya saatlerce dalabiliyorum. İnsan bazen kendini bile tanımlayamıyor… içindeki acıyı bilemiyor adlandıramıyor. İçinde bazen o kadar şiddetli şeyler oluyor ki….kavga mı,savaş mı bilemiyor insan. (daha fazla…)

Yağmurlar Islak, Yangınlar Ateş

Perşembe, 24 Temmuz 2008

Neden biter ki herşey en sevilen yerinde…
Daha tamamlanmayan bi aşkın izleri var her yürekte…
Yarım kalan aşkların ,
yarım bırakanların
ve yarım bırakılanların kalpleri var
paramparça,ıslak ve titreyen…
Neden hatırlanır ki her yağmur yağdığında en sevilen…
“Yağmur Islak Mazeretler Yükledi Büyüyen Yangınıma”der şarkı sözleri…
“Ben Sana Yanarken Şimdi Sen Kimbilir Nerelerde üşüyorsun”
diye eşlik eder şairin dizeleri
Neden üşür ki insan ayrıldığında sevdiğinden (daha fazla…)

Ölmeyi Bile Beceremedim

Salı, 22 Temmuz 2008

Büyük bir ses hatırlyorum bir de oluk oluk akan kanımı…Yerde süzülürken aşağıya doğru damla damla akarken,gözlerimin yavaştan kapanmasını,etraftan gelen sesleri…Ve sonra ilaç kokularının sindiği bir odada olduğumu zannediyorum.Gözlerimi henüz açamıyorum.Hangi taradtayım bilemiyorum.Sanki birileri benle konuşuyor yada aralarında konuşup,gülüşüyorlar.Onuda kestiremiyorum tam olarak.Ya siyah bir yerdeyim ya da beyaz bir yerdeyim,ya ağlıyorum ya gülüyorum….Henüz olanları da hatırlamıyorum ,nerde olduğumuda.Beynimin içinde durmadan dıt dıt dıt…. Sesleri geliyor.Sanırım gerçekten o odadayım ve yaşıyorum.Şimdi bazı şeyleri hatırlamak için kendimi zorluyorum .Bi kapı sesi duyuyorum birde ardından gelen bi kaç benim hakkında bilgisi olan kişiler geliyor…sanırım doktorlar.Yavaş yavaş gözlerimi aralıyorum etraf pek bulanık gibi her yer bembeyaz.Kolumda bi şeffaf boru ve içinden kan damlıyor bedenime…doyuruyor beni.

(daha fazla…)

Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım

Pazartesi, 21 Temmuz 2008

Ayrılık ne biliyormusun..? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne tren bileti ceplerimizde, nede turna katarı gökyüzünde… Ayrılık; Sadece unutulmaktır !..

Kötü İnsan, karanlık insan… Dünya; Çıkardığı basit bir ses kaba bir hece bile hakim ve güçlü olmaktır onun için. Bu duygularla bir derinlik kazandığını sanar. Bu yüzden düşünmek bulutlardan haz almak kadar uzak, gereksiz ve boştur. Büyük babalarından ona kalan miras sadece tükenmektir. Her hareketine hikmetler kazandıran budala aynalar karşısında küçümsemenin bencilliği ile bakar kendisine… Onların inandığı tek şey yalandır. Onlar ancak yüksekte olunca yaşadıklarını anlarlar. Yalnızlık derin uykularına gelen ve hiç göremediği bir duygu olmuştur her zaman. Bİr ütopyası yoktur zaten ne olduğunuda bilemez. Kullandığı eşyalar bile ondan daha uzun ömürlüdür. (daha fazla…)

Dünde Kalan

Pazar, 20 Temmuz 2008

Zaman geçiyordu
ve hiç bir şeyin farkına varamıyorduk.
Beklediklerimiz gelmiyor
sevdiklerimiz sevmiyordu.
Bir telefon sesine
hasret kaldığımız oldu
çoğu zaman…
Hiç değilse bi yanlış numara arasaydı …Konuşabilseydim birileriyle…
Yanlışlıkla çevrilen bi telefon sesi bozsaydı evimdeki sessizliği..
Bir yerden taşınır gibiyim.
Sanki geride
çok şey bırakmışım benden kalan.. (daha fazla…)

Keşke İnsanlar Bu Kadar Etobur Olmasaydı

Cumartesi, 12 Temmuz 2008

Biyoloji şöyle der;canlılar olarak insanlar, hayvanlar ve bitkiler. Tam olarak öyle dediğinide hatırlamıyorum ama öyle kabul edersek de yanlış olmaz sanırım.Bitkiler zaten zararsız canlılar hiç sesleri çıkmaz bu yüzden çok severim.Hayvanlar onlar gibi değildirler biraz daha dikkatli olmamız gerek şu sıralar. Çünkü şu sıralar neredeyse insanlardan sonra en ölümcül ve sinsi o gruptan geliyor. Normal olarakta onlarda kendi aralarında ikiye hatta üçe ayrılıyorlar; etobur, otobor ve hem etobur hem otobor olanlar.Kendi ihtiyaçlarına göre yiyecek ararlar. Hayat zaten hep böyledir zaten bir ekosistem içindeyiz hepimiz.Ama üreticimiyiz,tüketicimiyiz bilinmez. Ve en en en enlerin en üstünde yatanlar insanlar… Ne sinsi ve hepsi etebordur. Tüm insanlar etoburdur hiçbiri ottan hoşlanmaz. (daha fazla…)

Benimki Şizofren Bir Aşkmış

Salı, 08 Temmuz 2008

İsyan ediyorum herşeye tüm olanlara, kendime olanlara, sevgime ……. Bedenim yığın torbası oldu.Herkes gitti ama benim döküntülerim kaldı. Kimse beni yerden toplamadı öylece orda kaldım uzun bir süre.Sonra birden kalmak istedim bulunduğum noktadan. Yavaş yavaş ayağı kalktım. Bedenim çok yorgundu,ruhum heryerim kırılıyordu. Ama ayağı kalktım ve yürümeye başladım. Nereye gideceğimi bilmiyordum aslında gidecek pekte yerim yoktu derdimi dinliyecek pek insan yoktu. Dinleyenlerde çoktan usanmıştı bu halimden, çaresizliğimden sesimden. Biliyordum bunları bu yüzden biraz dolaşıp eve gidecektim o dört duvara sürekli bana baknlara gidecektim Bazen evde saatlerce oturudum karşımdaki duvara bakarak (daha fazla…)

38 sorgu. 0.654 Saniyede Olustu.