‘istedi’ olarak etiketlenmiş yazılar

İnternet

Salı, 26 Ağustos 2008

Saat gene gecenin bir yarısı ve ben gene bilgisayarımın başındayım. En sevdiğim arkadaşım internetle birlikteyim.

İnternet üzerinde istediğiniz kimliğe bürünebilirsiniz. Çünkü kimse birbirini tanımadığından herkes yalan söyler, sizin yalanlarınızın onun yalanlarını yansıtmaların korktukları için anlasalar bile birşey demezler. Hergün forum, messenger, facebook gibi yozlaşmış ortamlarda yeni insanlarla tanışıyorum. Hepsini olmadığım birşey olduğuma ikna ediyorum. Benimle konuşuyorlar. Bende onlarla konuşuyorum. Yalan söylüyorum. Lisede okul müdürünün bir lafı aklıma geliyor, “Birkaç yıl sonra manyak gibi makinelerle konuşağız herhalde” iğrenç ve tiksindirici bir adam olsada haklılık payı var.

Ama o insanların tanıdıkları kişi ben değilim. Onları koskoca bir yalana inandırıyorum. Bu o kadar sık oluyor ki benliğimi kaybetmeye başladığımı hissediyorum… Ama sanırım bu tam bir yazı değil… Bu büyük ihtimal şu imdat çağrılarından biri olsa gerek. Belki de bir itiraf… (more…)

Adı Konmamış Yalnızlığın

Çarşamba, 13 Ağustos 2008

Gerçekler acıtır içimizi. Kimi zaman ölümlerdir kimi zaman sevgilinin göz yaşlarıdır. Öyle bir ana sarar ki gökyüzü. Kendimizi kandırmaya müstahaktır yarınlar. Kimi zaman öyle bir an olur ki adını bile koymadığın çocuğundan olursun. Adını koyamazsın çünkü. İlk olsa da koyamazsın çünkü olamazsın. Acıdır kanar yüreğinde.  Sevgilin hastadır ateşler içinde yanıyordur ama ulaşamazsın istediğin vakit. Bir derece azalması için kahredersin kendini. Ama elinden bir şey gelmez. Uzaksındır sadece metreler olsa da. Kalbin onun için atmaktadır. Ama yetmez mesafeler. Güzelliği bile yalan olmuştur. Kalbin yaralıdır ateşler içinde. Elin değmez eline. Kahrolup yitip gidersin. Adı konmamış yalnızlığın kahrolası gecelerde. Sensizlik ateşi çoktan dağlamış yüreğini….

11.08.08 23:36

Kördüğüm

Cumartesi, 09 Ağustos 2008

I.

Bitti.
başlamadan bitti
başlayıpta bitirdiğim çoğu şey gibi,
temelsizdi.

Bitti.
inançsızlığın kurbanı olan
her sevgi gibi
istemeden bitirildi.
(more…)

Masal

Pazar, 20 Temmuz 2008

Şimdi gittin
en çok istediğindi gitmek
ama eksik bıraktın
beni satırlar arasına bıraktın ve öylece gittin
sana kullanılmamış bi yarını getirmek isterdim
kimsenin bilmediği şiirlere yazmalıydım ismini
kimsenin dinlemediği şarkılarım olmalıydı sana ait
kimselerde bilmedi seni
(more…)

İsimle Ateş Arasında

Cumartesi, 12 Temmuz 2008

Adı koyulmamış hiçbir şeyin gerçek anlamda var olduğuna ikna olamayan bir kalbin sahibiydim ben. Hayata kelimelerle hükmeden biriydim ben.Var olanla yok olan arasında fark bir isim. Onunla başlayan hayatımı, onun ismini bilmekle başlamak istedim.

Varlığına dair, nefti gölgeli bir tütsü-buhur dükkanında, bana gösterdiklerinin dışında, hiçbir bilgiye sahip değilken sevmiştim onu. Başka bir şeyi değil, ateşe düşeceği ana kadar hiçbir şeyi merak etmeyerek sevmeyi bilen kalbimin bütün sükûnetiyle sadece onun ismini merak ettim ben.

Gülün önce ilahi muhayyilede adının koyulduğunu, manasının sonradan yaratıldığını, bu dünyadaki suretinin ise en sonra geldiğini kavradığında imanı tamamlanan biriydim ben. Bunun başka yolunun olmadığını aklıma ancak böyle kabul ettirebilmiştim ben .Kolay olmamıştı ama yolculuğun suretten manaya doğru olduğunu öğrenmiştim ben. (more…)

Gözlerinin İçine Başka Hayal Girmesin

Pazar, 29 Haziran 2008

Sen Allah’tan huzur istersin dualarında ve sana huzur değilde huzura ulaşman için bir secenek verilir, diyordu bir kitapta… Aslında tamda kitapta söylendiği gibi, mutluluk isteriz ve mutlu olmamız için bir fırsat verilir bize… Örneğini şu şekilde açıklayım dilerseniz; Adam fısıldadı, “Tanrım konuş benimle” ve bir kuş cıvıldadı ağaçta ama adam duymadı. Sonra adam bağırdı”Tanrım konuş benimle!” Ve gökyüzünde bir şimşek çaktı ama adam dinlemedi onu. Adam etrafına bakındı ve “Tanrım seni görmeme izin ver” dedi. Ve bir yıldız parıldadı gökyüzünde. Ama adam farkına varmadı. (more…)

Bir Şiir Yazdım Sana

Cuma, 27 Haziran 2008

Sana bir şiir yazdım yalnızlığımda.
Seni anlatsın istedim.
Seni içimde yaşatsın istedim,
Gözlerim yürürken dağlara doğru.
Seni düşünmek,
Sana dokunabilmek istedim.
Yapamadım.
(more…)

Baştan Başlayalım

Perşembe, 26 Haziran 2008

Bir süre önce “Kaliteli Müşteri Hizmeti” dediğim şeyle ilk elden deneyimim oldu. Toronto’da soğuk bir Cumartesi günüydü.

Hafta sonu, anne babanın boşanmış olduğu diğer ailelerde olduğu gibi, çocuklarımın annelerini ziyarete gitmeleri ile başladı. Karım Kate ile başbaşa bir hafta sonu geçirecektik. Cumartesi bir eğlenme ve huzur bulma günüydü. Geç kalktık ve gün boyu yapılan her şey hoş bir şekilde üç-dört yıldızı ünlü bir otele gittik. Restoranda çalışanlar çok cana yakındalar. Kate kızartma türü bir şey istedi ve isteğini yemek gediğinde gerçek macera başladı. (more…)

Dokun Bana Serserim

Çarşamba, 18 Haziran 2008

“Şimdi söyleyeceklerimi yuttum ,
Yüreğim konuşsun harf harf…”

Ey dudaklarına sirayet etmiş son(ları)baharı silemediğim, Sen beni yüreğimin cümlelerini sıvamış dudaklarımı “ suskunluğa” teyemmüm etmekle suçlamaktasın ? Yoksa gözlerindeki hayat rengini yüreğimdeki ölümle süslenmekle mi itham etmektesin ? Belki de beni çoktan gitti bilmektesin belki de başka yüreğin terini silmekte görmektesin. Beni nerde kimin huzurunda el pençe divan durmuş düşünsen de ben aynı yerdeyim. Suskunum ya, içindekileri okur gibiyim… (more…)

43 sorgu. 2.814 Saniyede Olustu.