‘Kalemkurusu’ olarak etiketlenmiş yazılar

Gözlerinin İçine Başka Hayal Girmesin

Pazar, 29 Haziran 2008

Sen Allah’tan huzur istersin dualarında ve sana huzur değilde huzura ulaşman için bir secenek verilir, diyordu bir kitapta… Aslında tamda kitapta söylendiği gibi, mutluluk isteriz ve mutlu olmamız için bir fırsat verilir bize… Örneğini şu şekilde açıklayım dilerseniz; Adam fısıldadı, “Tanrım konuş benimle” ve bir kuş cıvıldadı ağaçta ama adam duymadı. Sonra adam bağırdı”Tanrım konuş benimle!” Ve gökyüzünde bir şimşek çaktı ama adam dinlemedi onu. Adam etrafına bakındı ve “Tanrım seni görmeme izin ver” dedi. Ve bir yıldız parıldadı gökyüzünde. Ama adam farkına varmadı. (more…)

Bir Yanım İstanbul

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Şu an İstanbul’a herhangi bir sahilinden bakmak için,
Kapatıyorum gözlerimi seninle birlikte.
Her yanım İstanbul…

Düşüyoruz bir gecenin sessiz mekanına.
Sahipsiz bir mekanda geceye.
Mekansızlığımızın en derin arklarından geçip kendi yolumumuzu buluyoruz.
Ve taşıyoruz içimizde koca bir kentin bıraktığı izleri,
Kaldırımların arasından bir mazgala düşerek denize sürükleniyoruz yanızmdaki çöllerimizle.
Uzak kilometrelerin arasından alıyorum biliyormusun..? Senin kokunu.
En tenha yerinden sayıklıyorum seni. Bak sevdiğim İstanbul yanımda…

(more…)

Tiger and the Snow - Kar ve Kaplan

Çarşamba, 18 Haziran 2008

Acaba aranızda benim gibi yıllarca o’nun geleceğini umut ederek bekledi, sizi bilmem ama ben hem rüyalarımda o’nu gördüm hemde o gelecek diye yüzlerce mektup yazdım onardım pas tutan yüreğimi şimdi çok iyiyim çünkü o var ve bırakmıyacağım asla…

(more…)

Acımın Soyadı

Pazar, 15 Haziran 2008

Acımın soyadını aradım durdum bunca zaman. Kimliğim eksik, Varoluşum yarım, Mutluluğum öksüz, Cinayetlerimse meçhul kaldı esaretimde. Parmak izimi gömdüm surlarına sevdanın, Ki çözülmeye inat yine ben örmüştüm duvarları. Savunmasızlığıma düşmemeliydi arsız duygularım. Kaçışlarımda kendimle yüzleştim gerçeklerin aynasında. Özgürlüğüm memleketim sınırlarınca gezindi zihnimde. Bu kentte kayboldum kimi zaman, kimi zamansa ufuktan ötesinde Uçuşan kuşları aradım, sürgündüm. Ne bir bayrağın hükmü geçerdi serseri adımlarıma, ne de dalga dalga hüznümü okşayan rüzgara hüküm geçirebilirdim. Paslı bir giyotin beceriksizliğinde düşledim ruhumun azadını. Korkak bir yaşamın yalnızlığında üşüyordum. Kalabalıklar arttırıyordu oysa yalnızlığımı. Türkülere tutundu gecelerim sonra…
(more…)

Bana Yetti Bir Gün

Çarşamba, 28 Mayıs 2008

Yine içeriğini anlayamadığım bir kavram olmaktan çıkmayan, hayatıma mıh gibi kazınan.. Neyin zamanı diyerek başlamalardan sıkıldım.. Sevmenin alışmanın anlamanın nasıl zamanı olur ki? Benim hayatımda siyah beyaz kadar belirgin olmak zorunda her şey.. Bir anda karar vermek güç ama gerek alt yapının oluşumu gerekse devamı için önce özveri.. Zaman kimseyi kimseye kabullendiremiyor. Şöyle upuzun bir gezinti yaptığımda geçmişimde kalan zamanlarıma ne kadar da haklı olduğumu bir kez daha anlamamak güç değil. Salt sevişlerim salt dostluklarım (more…)

Kaybetme Korkusu

Çarşamba, 30 Nisan 2008

Aşk bir yumak haline gelip boğazına sarılıverir insanın bazen.
işler çözülmez haldedir ve bu kördüğüm insanı istemediği şeyler yapmaya zorlar çaresiz. Birbiri ardına yapılan yanlışların en büyük nedeni ise kaybetme korkusudur.
Bu korku bir kez girdi mi insanın yüreğine o andan sonra akıl ve mantık sürgüne gönderilmiş_ iki mahkuma dönüşüverir birden… Siz aşkınıza sahip çıkmaya çalıştıkça o kördüğüm giderek büyür ve bir süre sonra yumağın ipleri boğmaya başlar…
Kurtulabilmek için çırpındıkça bir başka canavarın, kıskançlığın ellerine teslim olursunuz. Öyle bir canavardır ki kıskançlık, beraberinde tedirginliği, endişeyi ve huzursuzluğu da getirir. (more…)

45 sorgu. 2.791 Saniyede Olustu.