‘kendimi’ olarak etiketlenmiş yazılar

Yağmurlar Yağıyor Sen Kokan Sokaklarıma

Salı, 18 Kasım 2008

Zaman hızla akıp geçiyor avuçlarımdan. Beni ben yapan herşeyi alıyor hayat birer birer. Boğuluyorum sanıyorum bi zaman. Sonra kendime geliyorum, yine yoksunluğun… Sessiz yığılıyor korkularımla bedenim soğuk parke taşlarına. Çaresiz boyun eğiyorum kaderime, sensizliğime… Ben kendimi çoktan unuttum. Kan oluyor akıyor gecelerim bakışlarında. Eriyorum hergün biraz daha. Seni daha çok özlüyorum her geçen gün, her geçen dakika… Yağmur yağıyor bu akşam, yağmur yağıyor sen kokan sokaklarıma. Kendimi amansız bir kavgada buluyorum. Seninle ve içimdekilerle yaptığım o kazananı olmayan kavgada. Şarkılar yazıyorum içinde ismini andığım, şiirler yazıyorum. Her cümlemde, her mısramda seni anlatıyorum boş duvarlara. Gözlerimi tavana dikip öylece kalıyorum sonra bir süre. Bir sigara daha yakıyorum tüm yaşanılanların üstüne. Buğulanan pencereme baş harflarini çiziyorum isimlerimizin. Ortasında küçük bir kalp figürü ile. Yalnızlığımı kanatıyordum sonra küçücük odamda. Kalbimde ince bir sızı adını koyamadığım. Bir türlü vazgeçememe korkusu ve endişesi… Her yudumda biraz daha sen olma kaygısı sonra. Ekmeğime biraz daha sen katmak ve sarhoş olmak sonra yokluğunun çıkmaz sokaklarında. Umut dolu gözlerim artık gülmez oldu yarınlara. Kendimi alıp gitmek istiyorum bazen bu şehirden çok uzaklara. Ama biliyorum ki uzaklarında senden eksik kalacak bir yeri yok. Yüreğimle beraber götüreceğim seni yanımda. Her nereye gidersem gideyim kokun hep olacak yanımda. Kendimle değil kavgam, yüreğimle. Yağmurlar yağıyor ıssız çöllerime. Sevginden yoksun çaresiz akşamlarıma… Islak sokaklarımda soğuk ve sessiz resimler çiziyorum şafaklarıma. İçine sevgimi koyduğum, renklerini sevdamdan alan, fırçası yüreğim olan binbir türlü resimler. Ve o resimlere her baktığımda biraz daha eriyor içim. (more…)

Olmamışlığın Derin Yalnızlığı

Çarşamba, 12 Kasım 2008

Bir çığ gibi büyüsede yalnizlığım, umudun çıkmaz sokaklarında, acıtsada içimi yüreğimdeki yangınlar, gözlerinde kaybolmak bile olsa yarına bıraktığım ezgiler, yinede amansiz hastalığın bir çukur gibi çeker bedenimi çorak topraklarına ve ben yine melankolik akşamların tutarsız gülümsemeleriyle çınlatırım kulaklarını. Yemyeşil sevdalar barındırırken kuytularımda, söz yine gelir olmamışlıklarıma. Kenarı yırtılmıs bir fotograf gibi hüzünlü bazen, bazende bayramlıklarını giymiş bir çocuk kadar şen. Bitmeyen cümleler sonrasında, yine hüzün, yine ayrılık, yine gözyaşı. Her adımda daha bir yaklaşmak sonrasında. Otobüsün buğusuna ismini yazarken bulmak kendimi. Virane bir gecenin sabahında, yıkılmışlık duygusu ile uyanmak yine. Hayata olan inancın azalmasi, kendimden geçmem sonrasında, gözlerini gözlerimin önüne getirip. Her uyandığımda biraz daha umutsuzluk biraz daha aci, ve buna alışmışlığın verdiği gamsız iç çekişler. Olsun güzelim olsun… Böylede güzel yaşamak. Acısına, kavuşamamışlığa rağmen…  Yalnız resimler çiziyorum tualime beni benden alıp götüren sensiz resimler. Birbaşka garip hayallere dalıyorum sonra. Bir rakı daha koyuyorum kadehime. Bir sigara daha yakıyorum ciğerime. Kendimi çoktan unuttum. Sadece seni yaşıyorum saatlerimde. Ve ben seni sevidiğimi farkediyorum daha da derin üstelik. Yalnızlık o kadar koymadı ki bana. (more…)

Ürkütmez Sevdan Duvarlarımı

Cuma, 07 Kasım 2008

İşte bir gece daha başladı,
Mutsuzluğumu perçinleyen bir gece daha…
Ardımda bıraktığım o yılların bütün olmamışlıkları bir anda süzüldü yanağımdan.
İsyan noktasına gelmiştim bile…
Gülüşün, bana bakışın herşey güzeldi de
İçinde benim olan bir şey yoktu ki
Sana içimi açmakta mı erken davrandım seni sevmekte mi ?
Bilemiyorum daha kaç zaman,
Daha ne kadar dayanırım bilemiyorum…
Beni kanatan sensizliğin ta kendisi,
Üstelik yanımdayken çekiyorum sensizliği…
Ve bu sessiz çığlıklarım bir dağ oluyor bedenimde,
Sırtımda taşıyorum bütün çıkmazlarımı.
Resmine baktıkça hatırlıyorum benliğimi
Kendimi her defasında kaptırıyorum senin nehrine… (more…)

Yüreğimin Sesi Bir Çığlık Oluyor Gecelerime

Cuma, 31 Ekim 2008

Yıkık bir akşamüstü çaresiz sokaklardayım yine. Sebepsiz, yorgun gözlerim ağlamaklı oluyor sevgisizliğimde. Garip bir depresyon halinde geçiriyorum saatlerimi. Bazen kaderime isyan etmek istiyorum, bazen bu şehirden alıp başımı gitmek. Ama ne yapsam hangi yola başvursam kurtulmak için bu durumumdan yollarım hep sana çıkıyor. Umutsuz gecelerim, güneşsiz sabahlarım oluyor yine. Kendimden vazgeçiyorum bi an. Dalıp gidiyorum engin ufuklara. Bir garip boşluktayım kısacası. Ne tarafa uzatsam ellerimi havaya değiyor parmaklarım. Tutunamıyorum uçurumlarda. Ne vardı ki halledemediğimiz sevgimizde. Yetmezmiydi seni sadece ölesiye sevmek. Adını yazmak yüreğime yetmezmiydi. Daha ne yapabilirdim ki hayasız akşamlarda baş harflerimizi gökyüzüne yıldızlarla yazmaktan başka. Sana içimde mektuplar yazıyordum. Çaresizliğimi anlatan, sensizliğimi anlatan mektuplar. Sen vazgeçmişken herşeyden, bağlamışken kadere ben biraz daha çırpınıyordum boğazıma kadar battığım bataklıkta…  Hergeçen gün biraz daha boğuluyorum çıkmazlarımda. Kendimi daha çok kaybediyorum yoksunluğumda. Bir olmaza giriyor yüreğimin sesi, bir çığlık oluyor gecelerime. Sonra resmin geçiyor elime. Gözlerinde bir daha kayboluyorum. Kendimden geçiyorum bi zaman. Hayata dair ne varsa tekrar geçiriyorum gözden. Hatıralar dövüyor bedenimi. Her ezgide biraz daha kabarıyor yüreğimin arterleri. Alkole vuruyorum iyice kendimi. Sarhoş hayaller kuruyorum sabahlarıma. Silinip gidiyor sonra beynimdekilerle beraber.  Sevgisizlik bir yere kadar ama sensizlik zor be güzelim. Hani bir trenin altına atlamak gibi, bir uçurumdan süzülerek çakılmak gibi. Hayata inat, kadere inat yaşıyoruz elden ne gelir. Bu gğnlerin sonu gelecek. Daha iyiye daha güsele gidecek herşey. Bir bütün olacak yaşadıklarım, yapamadıklarımla beraber. Yaşanmışlık kaygısı düşmesin gözlerine…
31.10.2008 01:19

Ben Tiyatro Yapamam, Sahne Eğitimim Yok

Cumartesi, 06 Eylül 2008

Ne kadar yorgun düşmüşüm. Ne kadar dışarda dolaştım, kimleri gördüm, ne kadar gözyaşı döktümde hangü yollarda durup durup geldim hiç hatırlamıyorum. Şuan gözümü açtım ve sanırım büyüm bir uyku sonrası gözümü yeni yeni açıyorum. Kendime yeni geldiğim çok açıkta…. gerisini bilmiyorum. Geçmişi unuttum sanırım. Bittimi şimdi tüm acılarım acaba. Kendi kendimi mi avutuyorum. Yoksa isteklerim beynimi elle geçirebilirmi acaba. Okadar çok yoruldum ki bu rüzgarlarda tüm afetlerde sarsılıp toz duman olmaya. Okadar çok yıkandım ki tüm dünyanın pislikleriyle.Şimdi bu susuz dünyada yıkanacak, kendimi bulacak suum yok. Derseniz siz çiçekmisiniz…. yok hayır ama bir farkım var mı?acaba diye az düşünmedim. Onlarda yaşayıp gidiyor bende ama kim neyi yaşıyor hiç anlamadım ben. Bana birçok görev verildi değil mi? Birçok insanla baş etmem söylendi… herkese ayak uydurmam geretiğini, büyük bir tiyatrocu olmam gerektiği, bazen ufak yalan atmayı becerebilmeyi, bazen arkamı dönüp gitmeyi becerebilmeyi, bazen yakınlarımı bir seferde çıkarlarım için silebilmeyi, bunların nicesini… efendisini istediler beden. (more…)

Güven

Çarşamba, 03 Eylül 2008

Ergenlik dönemini hayatımın miladı olarak kabul ederim. Çünkü o dönemde şuan olduğum kişiye dönüşmüştüm. Çocukken saf ve temiz duygularım vardı. Kanardım herkese, güvenirdim. İlkokulda herkesle arkadaş olur öğle yemeğimi paylaşırdım.

Ne olduysa lisede oldu. Birinci sınıf sanırım. İnsanlarla arama meshafe koymaya başladım. Onlara güvenmiyordum. Hiç kimseyle arkadaşlığımı fazla ilerletemiyordum. En azından benim tarafımda. Onlar büyük ihtimalle beni arkadaşları olarak görüyorlardı. Ama benim için değildi. Kendim ile hep Raistlin’e  benzediğimi söylenerek övünürdüm. Meğersem benzemiyormuşum. Benzemeye çalışıyormuşum. Kurnaz, kimseye güvenmeyen ve insanları kendi çıkarları için kullanan, kolayca yönlendirebilen biri. Şu anki kişiliğime çok uyuyor. Ama geçmişte ki halim ile Raistlin’in pek bir bağlantısı yok bunu şimdi idrak ediyorum. (more…)

Gitmek Gelmiyor İçimden

Pazar, 03 Ağustos 2008

Yapayalnız bir şehrin sessiz sokaklarında yürüyorum. Topuklarım yere temas ettikçe çıkan sesten başka ses yankılanmıyor kulağıma. Evet… Yalnızım… Yalnız bir başıma yürüyorum gecenin karanlığına. İçimde bir sıkıntı var nedenini bilmediğim. Kendimi seni düşünürken buluyorum yine. Ve yine süzülüyor yanağımdan bir damla hüzün. Nedeni neydi bilmediğim çıkmazlardayım yine. Yine yalnız… Yine bir başına… Aklıma gelmişken. Hatırlıyormusun o ilk gecemizi. Deniz kenarında, ıssız bir sahildeydik hani. Nasılda utanmıştı gözlerimiz birbirine bakarken usulca ve kaçamak. Yanaklarımızdaki kızarıklığa güneşi sebep göstermiştik hani. Aslında titrek birer güvercin kalbiydik ikimizde. Ayaklarımız yere basmıyordu hani. Heyecandan konuşamamıştık bile. Sadece ben elini tutmuştum sen denize dikmiş gözlerini, başını omzuma yaslamıştın. Şimdi arıyorum o günlerimizi. O heyecanlarımızı, sevinçlerimizi, kalbimizi… (more…)

Birileri Bize Çok Acı Getirdiler

Cuma, 01 Ağustos 2008

Yaşadıklarımız hangisi yanımızda,
Nerelerdeyiz kendimi hiç kimseyi bulamıyorum.
Ya lanet gecenin içindeyim ya yüzü temiz görünen gündüzün içindeyim,
Kendini okadar saklamış ki güneş,güneş ışınları gözümü alıyor…..
İnsanlar hangi kuytudan bana gülüyor hani neredesiniz?
Hepinizi tanıyorum biliyorum,geçmişi geleceği….
Hiç saklanmayın tertemiz güneşime,o kadar siyahsınz ki ondan daha parlaksınız şimdi.
Bakmıyorum,görmüyorum bunu yapmak istemiyorum….
Çekilin diyorum
Gecelerden korkar oldum şimdi güneş batınca siz dahada belirginleşiyorsunuz çünkü
Saf geceden korkar oldum….. (more…)

Seni Seviyorum

Perşembe, 31 Temmuz 2008

Susuz şehrimde canıma su katana ithafla….

Uzun uzun zaman sonra hissettim ben bu duyguyu. Sveda çekmedim çünkü uzun uzun yıllardır. Sadece kendimi avutmak için yaşadığım bir kaç maceraydı. Bu gün ilk defa gözlerine baktım içimin titrediğini hissettim bir zaman. İçimi boşver gördün ellerim tittredi tutarken bardağı. Sana bu kadar yakın olmak, tenine dokunmak, gözlerine bu kadar yakından bakmak ne kadar güzel bişeymiş oysa. Sen bilmiyorsun. Merdivenlerden inerken ayaklarım titredi. Bu kadar uzun gelmedi o merdivenler hiç. Bana herşeyim dediğin gün herşeyimden fazlası oldun bir tanem. Yüzün o kadar güzeldiki için kadar. Ne kadar saf duyu varsa dünyada sana hissettim o an. Yaşamamıştım uzun uzun zamandır bu gibi. İçimi titretmedi hiçbir şey senin kadar. Aslolan nedir bilmiyorum. (more…)

30 sorgu. 5.531 Saniyede Olustu.
Film izle,Online izle,Online Film izle,Online Sinema,Turkce Filmler,Yabanci Film izle,Aksiyon Film,Macera FIlm,Animasyon Film,Duygusal Film izle, Online sinema izle, Full film izle,film izle,Vizyon Filmleri izle , Full izle,Turkce film izle,tam ekran film izle,sinesalon,izle,film,full,korku filmi izle, film Izle Dizi Izle Online Film Izle Indirmeden Film Izle Vizyon Filmler Direk Izle Netten Film Izle Canli Sinema Muzik Dinle Bedava Film Izle Film Indir Sinema Seyret Dizi Izle Tum Filmler Turk Filmi Izle Canli Film Izle Yabanci Filmler Turkce Filmler Filmizlesene Filim Izle Aninda Film Izle