Kanımı Cam Kesti
Perşembe, 17 Nisan 2008Kanımı cam kesti. Sicilime işleyin. Biraz tuz yakılırken kirpiklerimden, yine damla damla duman sızacaktı bileklerimden. Yerleşik hiçliğimden mi çıktı şimdi satırlarla yüklü bu yükümsüz kabuk ? Geceye zıt naylon bir tebessüm maskelenmekteyken her yağmacı gün, bu garip gecede yitik rolünden usandığını haykırdı yüzüm. “Keşke”lerin idamı hatrına keşke sağır olsaydın ey hüzün! Tazyikli cam yağmurlarını, aksak kafesleri, topal vitrinleri tanır mısın? Ya mütereddit pıhtıyı? Aksın mı, dursun mu? Kekeleyen nehirleri gördün mü hiç? Bıçak kınını kesmezmiş, kusurumu tortula. “Acıya dair”lerin yakasına çökmüş kimliğim, takındığım simayı yüreğe aynalamanın telaşında. Süprüntü dolu uyarılar bin kalıba girmiş yedek yenilmişliğimde. Yemeklik dipnot hazırlıyorlar geceye. Sen bakma usanmışlığıma. (more…)






