‘Masum’ olarak etiketlenmiş yazılar

Keşke Herşey O An Gibi Olsaydı

Salı, 01 Temmuz 2008

(herkesten bir parça burada…)

Keşke her şey o an gibi olsa. O an gib sade ve temiz olsa Keşke her şey annemizin bir yaz sıcağında getirdiği soğuk limonata gibi olsa. Keşke herşey o an gibi sade temiz eğlenceli ve içimizi ferahlatıyor gibi olsa. Keşke hep küçük kalsaydık diyorum kendime her zaman öle masum kalsaydık. Keşke hep öle olsaydık ahhhh keşke. O küçük yaşımızda kalsaydık keşke. O zamanlar gibi sadece bir küçük oyuncak için ağlasaydık. Gözlerimiz sadece dışarı giden annemiz için yaşlansaydı. Haya bu kadar güzel olsaydı eskisi gibi olsaydı en eski bir gün gibi olsaydı. Hayat o kadar acımasız oldu ki şu sıralar. Hiçbirşey eskisi gibi kalmadı yaşamımızda. (more…)

Ellerine Sağlık

Pazar, 29 Haziran 2008

Ne zaman anlayacaksın boynumun bükük halinin yer çekimine olan çaresizliğinden değil de ruhumun geri kalan nefeslerinin yetersiz olduğundan olduğunu…Her tren kalkışında geride kalan yarin neden bir heves el salladığını anladım…Neden trenini arkasından hala aynı özlemle el salladığını şimdi sindiriyor beynim.. Geride ben, kalan birkaç yenik nefesim bir de cephem var.. Sen gittin.. Bütün tabularımı geri aldım hayattan.. Ödünç verdiğimi biliyordum almam sanmışım kandırmışım kendimi.. Ne sitemim fayda ediyor akıp giden zamana ne de gözyaşlarım çare oluyor.. Tatminkar bir ev ödevi lazım şimdi bana..Ruhumu bu sefer alet etmeyeceğim acizliğime..Sıradan kırmızı bir gece değil bu.. (more…)

Kokun

Perşembe, 12 Haziran 2008

Seni gördüğüm an sevginin kokusunu hissetim,
Bir bebeğin dünyaya gözlerini açtığında ki bakışıyla izledim,
Emdiği sütün kıymetini gördüm gözlerinde
Bir annenin bebeğinden aldığı kokuyu buldum sende…

Ateşli bir akşamda kokunla bir oldum
Koku,
Sanki berraklığın, (more…)

Yalnız Çocuk

Çarşamba, 04 Haziran 2008

Sessiz bir aksam üstüydü,
Yalnız çocuk ağlıyordu yine…
Kaybolan yıllarını arıyordu,
Yapayalnız sokaklarda…
Titrek sokak lambası ışığında;
Unuttuğu sevgiye bakıyordu,
Masum ve garipçe…
Yürüyordu çıplak ayaklarıyla,
Ne zamandır unuttuğu;
Sımsıcak ana sevkatine… (more…)