‘mdan’ olarak etiketlenmiş yazılar

Vesaire Vesaire…

Çarşamba, 03 Eylül 2008

Hayat dediğin nedir ki ; vesaire vesaire…

Tunç Başaran sıradan bir hikayeyi bile izlenir hale getirmeyi başarmış.
Türk Sinemasının 2. kuşak yönetmenlerinden olan Tunç Başaran, komedi ve trajediyi kendi kabında harmanlayarak, elinde bulunan sıradan senaryoyu abartısız, olduğu gibi çekerek filmi izlenir hale getirmeyi başarmış. Bu sıradan senaryoyu Tunç Başaran değil de, başka bir yönetmen filmleştirseydi bu yazıyı yazacağımdan açıkçası pek emin olamazdım…
(more…)

Medine’nin Gülü ve Bir Şerh

Cumartesi, 23 Ağustos 2008

Andım yine Seni her şey yâdımdan silindi,
Hayâlin gönlümün tepelerinde gezindi;
Bu bir serâp olsa da hafakanlarım dindi..
Andım yine Seni her şey yâdımdan silindi.
Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam,
Rûhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam;
Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam..
Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam.
Anlasam, vuslata ne zaman ferman gelecek?.
Hicranla yanan gönlüm durmadan inleyecek;
İnleyip en taze hislerle hep bekleyecek.. (more…)

Ferime Son Nefes

Pazar, 17 Ağustos 2008

Kalbim çarpıp çıktı parmakuçlarımdan.
Yorgun argın nabzıma tesadüfen bıraktı kan ağlayan,
tırnaklarımı -diri niyetine- saf saf.
Parmak hesabıma fiyasko!
Dolunayda kızıla tütmekte zincirlerim.
Sözüm ona çığlığa bilenmişim kendimce susuşa körelmeden.
Bu da laf mı?
Ben içime kapanık ferime son nefesi çektirendim.
Düne dökülmeyi marifet sayan takvimleri
zamansız ayak diretmelerime örtbas ettim.
Direnişimden sıyırıp, yok pahasına bozdurdum aklımı.
İlkel özentiler iyi niyetli yontulmalar bitirtti buracıkta. (more…)

Gitmek Gelmiyor İçimden

Pazar, 03 Ağustos 2008

Yapayalnız bir şehrin sessiz sokaklarında yürüyorum. Topuklarım yere temas ettikçe çıkan sesten başka ses yankılanmıyor kulağıma. Evet… Yalnızım… Yalnız bir başıma yürüyorum gecenin karanlığına. İçimde bir sıkıntı var nedenini bilmediğim. Kendimi seni düşünürken buluyorum yine. Ve yine süzülüyor yanağımdan bir damla hüzün. Nedeni neydi bilmediğim çıkmazlardayım yine. Yine yalnız… Yine bir başına… Aklıma gelmişken. Hatırlıyormusun o ilk gecemizi. Deniz kenarında, ıssız bir sahildeydik hani. Nasılda utanmıştı gözlerimiz birbirine bakarken usulca ve kaçamak. Yanaklarımızdaki kızarıklığa güneşi sebep göstermiştik hani. Aslında titrek birer güvercin kalbiydik ikimizde. Ayaklarımız yere basmıyordu hani. Heyecandan konuşamamıştık bile. Sadece ben elini tutmuştum sen denize dikmiş gözlerini, başını omzuma yaslamıştın. Şimdi arıyorum o günlerimizi. O heyecanlarımızı, sevinçlerimizi, kalbimizi… (more…)

Bana Kalacak Bir Yer Bulun…

Pazar, 27 Temmuz 2008

Bana kalacak bir yer bulun.
Bu şehrin her bir yerinde onu aramaktan yorgun düştü bedenim.
Kimlere sormadım ki.
Ya da onu bulun getirin bana.
Ama gelişi farklı olmalı..
Ama önce kollarımdan tutun,düşmek üzereyim düşlerimin üzerine.
Yorgun düştü bedenim bir aşk rolünü oynamaktan.
Bir şey dememiştim,herhangi bir şey söylememiştim ki…
Ama gitti işte.
Kayboldu ortadan.
Şarkılarımız,türkülerimiz vardı. (more…)

Sana Kurdum Sattleri, Zaman Geçmesin İsterdim Seninle

Perşembe, 24 Temmuz 2008

Affedilmeyi bekledim
çünkü saatim geri kalmıştı sana
sen her seferinde saniyelerinle geçiyordun yanımdan öylece
sanki bi yabancıymışım gibi görmüyordu
yelkovanların…
En çok da acıtyordum kalbimi
oysa benim saate ihtiyacım yoktu
zamanım,şimdim sendin
sense …
sense hiç olmayan bi zamanda masalların içinden öylece geziniyordun…

(more…)

Ağlarsan Düşersin Gözlerimden

Pazar, 20 Temmuz 2008

Daha fazla biriktirmeden sana ait korkularımı şimdi gitmeli…
içimde ne varsa sana ait herşeyi atıp bi kenara
ağlamalı sensizliğe
ağlamak da çare diilki
her zaman derdin sevgi emek ister “al yazmalım” filminden görüp
kaçmak kolaydı ve ben kolay olanı seçtim
ne kadar da senden yanaydı kalbim oysa
ama ilk defa aklımdan geçeni yapayım dedim
yaptım
yapmaz olaydım
gitmez olaydım seni bırakıp öylece
dönüşü olsa gittiğim her yolun (more…)

Kekeleyen Bir Aşk

Pazar, 22 Haziran 2008

Kekeleyen bir yaşamın hecesinden geliyorum sana,
Sesimdeki karıncalanmayı gövdemin nemiyle silerek…
Ve…Dünyayı tek bir renge boyamaktanda yorgun.
Derin ve dar bir yataktır geldiğim yer.
Kime biraz gülümsediysem, garip bir önlem
duygusuyla biryerlere gecikiyormuş gibi telaşlı arkasını dönüp gitti…

“KORKUNUN ve SEVGİSİZLİĞİN CUMHURİYETİNDE
AŞKIN KIRICI MEVSİMİYDİ YAŞADIĞIM”

(more…)

Artık Bensin

Cuma, 23 Kasım 2007

Sen; sustuğum yersin! Kelimelerin tükendiği, cümlelerin infaz beşiğinde kırk sancıyla gidip geldiği, sesime sus değdiği bir nefessin. İçimi kırbaçlayan ses tellerimin kalbime takılmış çengellerisin. Şimdi hayatıma  yazılmış dipsiz hesaplar var yangın yerinin telaşı içime düşen, kaybolan, bulunamayan ve aranan ne varsa  içimde ama darmadağın…ellerimi değdiğim yer kırılıyor ve kanıyor. Bende sancıyan bir şeyler var, yakamı bırakmıyor. Sen durduğum yersin ! Ardına bakmaya bile cesareti olmayan, sessizlikte at koşturan; gitmeyen ve dönmeyen bir  adressin. Adımlarına esir düşmüş bir yolcuyum ben; kimsesiz bir yolun orta yerine zamansız terkedilmiş bir yolcu… geceye inat adımlar çoğaltan, önünde arş boyu yollar uzayan. Gitmenin önemini yitirdiği, dönmenin bir  yemin gibi tövbelendiği; iki satır arasına sıkışmış bir yolcuyum ben ! (more…)

46 sorgu. 2.709 Saniyede Olustu.