Güven
Çarşamba, 03 Eylül 2008Ergenlik dönemini hayatımın miladı olarak kabul ederim. Çünkü o dönemde şuan olduğum kişiye dönüşmüştüm. Çocukken saf ve temiz duygularım vardı. Kanardım herkese, güvenirdim. İlkokulda herkesle arkadaş olur öğle yemeğimi paylaşırdım.
Ne olduysa lisede oldu. Birinci sınıf sanırım. İnsanlarla arama meshafe koymaya başladım. Onlara güvenmiyordum. Hiç kimseyle arkadaşlığımı fazla ilerletemiyordum. En azından benim tarafımda. Onlar büyük ihtimalle beni arkadaşları olarak görüyorlardı. Ama benim için değildi. Kendim ile hep Raistlin’e benzediğimi söylenerek övünürdüm. Meğersem benzemiyormuşum. Benzemeye çalışıyormuşum. Kurnaz, kimseye güvenmeyen ve insanları kendi çıkarları için kullanan, kolayca yönlendirebilen biri. Şu anki kişiliğime çok uyuyor. Ama geçmişte ki halim ile Raistlin’in pek bir bağlantısı yok bunu şimdi idrak ediyorum. (more…)
Bazen tek bir cümle…..her şeyi anlamaya yetiyor.Yeni bir düşüncenin aslında hep beynimizde olan tonlarca kelimenin dışa vurumu bazen ne kadar kolay oluyor.Aniden radyoyu açarsınız evet en sevdiğiniz parçadır orda çalan.Ama bugüne kadar hiç böyle olmamışsınızdır.Hiç bu duygularla kalmadınız. Beklenmedik şeyler hep beklenmedik zamanlarda gelir…bu yüzden her an bir şey olacakmış gibiyim. Elime aldığım bir kitabın sadece tek bir kelimesiyle bazen uzunca yazılar yazabiliyorum. Hiç beğenmediğim bir müzikte oturup gözlerim kuruyuncaya kadar ağlayabiliyorum, hiç bakmadığım duvarda ki tabloya saatlerce dalabiliyorum. İnsan bazen kendini bile tanımlayamıyor… içindeki acıyı bilemiyor adlandıramıyor. İçinde bazen o kadar şiddetli şeyler oluyor ki….kavga mı,savaş mı bilemiyor insan. 





