‘Nesirler’ olarak etiketlenmiş yazılar

An’larımız

Cuma, 23 Kasım 2007

Bazen kendime soruyorum. İnsanları nasıl seviyorum? Yani hissettiklerim ve yaşadıklarımın nedeni ne? Bir insana karşı duyduğum duyguların kaynağı ne? Ama bu soruyu cevaplayamıyorum. Bence nedeni yaşadıklarımızın aslında çok da kapsamlı olmayışı. Belki de hissettiklerimizin ardında çok karmaşık şeyler arıyoruz. Ben sevginin anlarda anlaşılabileceğine inanan insanlardanım. (more…)

Sana Bakmak

Cuma, 23 Kasım 2007

Sana baktığım zaman gözlerim kamaşıyor. İnce bir rüzgar esiyor saçlarının arasından, bütün denizler deviniyor .. binlerce güneş parlıyor gözbebeklerinde.. senin ışığın öyle parlak ki gökyüzündeki utancından eriyor (more…)

Mutluluk Kaç Para..?

Cuma, 23 Kasım 2007

Mutlu olmayı kim istemez ki? Bunun cevabı herhalde herkestir. Ama her şeyin bir bedeli olduğu gibi mutlu olmanın da bir bedeli var. Belki de hayatta ödediğimiz en ağır bedellerden biri olabilir. Bazı insanlar hayattan beklentilerini çok yüksek tutarlar. Zannederler ki bu yükseklik onların mutluluklarının seviyesini de arttıracak. Oysa ki mutluluğun fiyatı ya da seviyesi yoktur. (more…)

Mutlu Olmak

Cuma, 23 Kasım 2007

Aslında bizim en büyük sorunumuz bu.
İletişim kurmayı veya ilerletmeyi bilmiyoruz.
İnsanlara sürekli olarak aynaya bakıyormuşuz gibi davranıyoruz. Halbuki her insan farklıdır ve her insan kendi içinde ayrı bir gizem taşır. Ama biz inatla yaşamak zorundu olduğumuz insanları değiştirmeye çalışıyoruz. Gerçekte bu imkansızdır. (more…)

İçinize Bakın, Korkmayın

Cuma, 23 Kasım 2007

Hayat yıllardır kendi oyunuyla başımızı döndürüyor.
Yaptıkları ya da bize yaptırdıkları sayesinde dünya bu hale geldi.
Yaşarken o kadar az düşünüyoruz ki bizden ufak her güçten korkar hale geliyoruz.
Oysaki o güçleri besleyen de bizim pısırık korkularımız.
Maalesef yaşadığımız her şey bize yeni bir korku ve stres yaşatıyor. (more…)

Kentimin Köhne Sokakları

Cuma, 23 Kasım 2007

Yürek, kentimin köhne sokaklarında hep çıkmazlara adımlıyorsa,
manasız söylemlere şahitlik eden beynimdeki tek ikametgahıdır sanık sandalyesi.
Ve düşlerim avukatıdır yaşanmamışlığın.
Koyu karanlıkların teslim aldığı her yitik gün, kader künyemde yazılmışların nişanesi.
Oysa isimsiz hüzünlere barınak olmuş bir karambolde benim kırıntılarım. (more…)

Kalelerim, Kalemlerim

Cuma, 23 Kasım 2007

Bu sevmelerin sebebini bilmiyorum…
Her defasında farklı umutlarla alırım elime kalemi.
Sonra kelimelere nasıl anlam katacağımı düşlerim, tüm acemiliğimle.
En renkli olanlarını ve en güzellerini seçerim. Her duygunun kalemi farklı olmalı.
Bu farklı güzellikteki kalemlerimi birbirinden ayırmadan severim ve özen gösteririm.
Yazmaya başlayacakken uzak kaldı kalemler. (more…)

Kaç Yıl Yaşadığına Bakma

Cuma, 23 Kasım 2007

Bir çok insan için uzun yaşamak her şeyden önemlidir.
İçimizde var olan bir mekanizma bize hep yaşamamız gerektiğini söyler durur.
Yüz yaşına da gelsek yine de yaşamak için çaba harcarız. Ölmek istemeyiz.
Çünkü ölmekten korkarız. Sonrasında ne olacağını gerçekten bilmediğimiz
her şeyden korkarız. Bence ölüm de bunlardan biri. (more…)

Hayatınızı Bölün

Cuma, 23 Kasım 2007

Hayat insanların korkuyla bağlandıkları bir ipucu gibi. Yapmak istediklerimiz için bir kuvvete bağlanıyoruz ve yaşamımızı bu gücün altında sürdürmeye devam ediyoruz. Ama eğer bağlandığımız kuvvet tekse ve yeteri kadar güvenilir değilse işte o zaman hayatımız ıslak umutlarımızdan ve hayallerimizden kayıp bilinmezliğe ve korkuya saplanıyor. Oysa hayatımızda değerli olan çok şey var. İnsan olduğumuz için mi bilmiyorum, çoğu zaman bir tek şeye taparcasına bağlanırız. Hayatımızda en çok odaklandığımız olgu o olur. (more…)

29 sorgu. 2.506 Saniyede Olustu.