Olmayacak Olan
Çarşamba, 15 Ekim 2008Dışarıda yağmur yağıyordu ve gecekondu mahalleleri sel tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Çıkıp dolaşmalı diye düşündü, gençken ve hala keyif alabilecekken bu yağmurun tanını çıkarmalı. Ayağına botlarını, üstüne yağmurluğunu geçirip kendini dışarı attı. Şemsiyesini unutmuş biri süsü vermeye çalışarak kendine, hızlı adımlarla yürümeye başladı. Bir an duraksadı. Hızlı yürümesine gerek yoktu. Yetişeceği bir yer, buluşacağı bir insan olmadığı gibi. Yağmur giderek hızlanmış, saçları sırıl sıklam olmuştu… Hasta olacağım, diye geçirdi içinden ve gülümsedi, hasta yatağında yatarken bu küçük geziyi hala aynı duygularla mı hatırlayacaktı ? Tren istasyonuna yaklaşıyordu. Yol kenarlarında bavullarını sürüye sürüye yürüyen, kadınlı çocuklu grupların sıklaşmasından anlamıştı bunu. Demek uzaklara giden bir tren gelecekti istasyona ve buradan aldığı insancıkları başka yerlere götürecekti. (more…)






