‘sava’ olarak etiketlenmiş yazılar

30 Ağustos Zafer Bayramı

Cumartesi, 30 Ağustos 2008

GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ

Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu. Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919′da Atatürk’ün Samsun’a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Amasya Genelgesi’nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919′da Ankara’ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920′de TBMM’yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı’nın merkezi Ankara oluyordu. TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. (more…)

Rus Ruleti

Pazartesi, 07 Temmuz 2008

Her aşkın katili aşkın ta kendisiydi. Silahında tek kurşun… Kurşunu yalnızlık. Rus ruleti.
Çanakkale türküsü gibi ölmeden mezara gömdüler beni…
Tek kurşun…
Kansız…
Ve kefensiz ölüm…
Dünyanın tozpembe göründüğü zamanlardı. Seni seviyorumla başlamıştı her şey. Yalan doğmamış, kana ihanet karışmamıştı.
Aşkın bakire olduğu zamanlardı. Aşklar bir hiç uğruna kirletilmemişti. Verilen sözler sözdü ve mertlik namertliğe teslim etmemişti kendini.
Gözlerin yalan söylemediği zamanlardı. Gözler kalbin aynasıydı ve aynada görünün kalp henüz tozlanmamış, akşamlar akşamlığını, gündüzler gündüzlüğünü kaybetmemişti. (more…)

Tiger and the Snow - Kar ve Kaplan

Çarşamba, 18 Haziran 2008

Acaba aranızda benim gibi yıllarca o’nun geleceğini umut ederek bekledi, sizi bilmem ama ben hem rüyalarımda o’nu gördüm hemde o gelecek diye yüzlerce mektup yazdım onardım pas tutan yüreğimi şimdi çok iyiyim çünkü o var ve bırakmıyacağım asla…

(more…)

Artık Bensin

Cuma, 23 Kasım 2007

Sen; sustuğum yersin! Kelimelerin tükendiği, cümlelerin infaz beşiğinde kırk sancıyla gidip geldiği, sesime sus değdiği bir nefessin. İçimi kırbaçlayan ses tellerimin kalbime takılmış çengellerisin. Şimdi hayatıma  yazılmış dipsiz hesaplar var yangın yerinin telaşı içime düşen, kaybolan, bulunamayan ve aranan ne varsa  içimde ama darmadağın…ellerimi değdiğim yer kırılıyor ve kanıyor. Bende sancıyan bir şeyler var, yakamı bırakmıyor. Sen durduğum yersin ! Ardına bakmaya bile cesareti olmayan, sessizlikte at koşturan; gitmeyen ve dönmeyen bir  adressin. Adımlarına esir düşmüş bir yolcuyum ben; kimsesiz bir yolun orta yerine zamansız terkedilmiş bir yolcu… geceye inat adımlar çoğaltan, önünde arş boyu yollar uzayan. Gitmenin önemini yitirdiği, dönmenin bir  yemin gibi tövbelendiği; iki satır arasına sıkışmış bir yolcuyum ben ! (more…)


37 sorgu. 0.358 Saniyede Olustu.