‘sözler’ olarak etiketlenmiş yazılar

Bekleyenler İçin

Cumartesi, 31 Mayıs 2008

Üniversiteli delikanli Kolejli kiza bir voleybol macinda rastladi. Okul salonundaydi mac. Tribün ,minik bir salon.. Seyircilerle, oyuncular arasinda, sahanin cizgisi vardi sadece.. O kadar yakindilar.. Delikanli, bu tatli, bu güzel, bu dünyalar sirini kizi ilk defa görüyordu takimda.. Hoslandigini, fena halde hoslandigini hissetti. Az sonra bir seyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maci degil, o güzel kizi izledigini.. Kiz servis atarken hemen önunden gecti. Göz göze geldiler.. Kiz gülümsedi.. Delikanli, cok popülerdi o yillarda.. Kiz onu tanimis olmaliydi. Kim bilir, belki kiz da ondan hoslanmisti.. Belkide delikanli öyle olmasini istedigi icin ona öyle gelmisti.. Set degisip, takim karsiya gidince, delikanlida yerini degistirdi, o da karsiya gitti.. (more…)

Askıda Bir Kahve

Cumartesi, 31 Mayıs 2008

Ünlü İtalyan sinema sanatçısı Vittorio de Sica bir TV röportajında anlatıyor :

İtalya’ da Napoli’ nin kenar mahallelerinden birinde, bir Cafe-Bar da, espressolarimizi içiyoruz.İçeri giren müşterilerden biri, barmene “due caffee, uno sospeso” (iki kahve, biri askıda) diyor, iki kahve parası veriyor, bir kahve içip gidiyor, barmen de tezgahın üzerinde asılı duran çiviye bir küçük kağıt asıyor.
(more…)

Affetmezsin Beni

Cumartesi, 31 Mayıs 2008

Sen böyle davrandığın sürece kanar bu yara… Kabuk tutmaz, kök salar içimize, derinlerimize doğru… O mükemmel duygu özlem bile aşağılık bir hal alır bilinçlerde ve özlemekten utanır oluruz artık… Gecenin bir yarısı telefon çalar… Bilinmez kimin aradığı, bilinmeyecektir de… Tahmin edilir mi dersin… Edilirsin dersin ki çalar telefon… Özlemi yüz kızartıcı kılar ve sen ancak orda yaşarsın… Bilinen gerçekler yalanın dipsiz uçurumunda diplere doğru sürüklenir bu saatlerde… Rutubetli bir odadaki vicdan azabını duyarım… Bu rutubetli odada sakladığın yalan kıldığın gerçekler mesafe uzadıkça daha çok saklanacağına aksi gibi yaralar seni… Senin yaralandığın yetmez sanki, senin bu yaranı hep kaşıyacak oluşun, hep kanatacak ve benim özgürlüğümü tutsak kılacak oluşun yetmez sanki… (more…)

Bana Yetti Bir Gün

Çarşamba, 28 Mayıs 2008

Yine içeriğini anlayamadığım bir kavram olmaktan çıkmayan, hayatıma mıh gibi kazınan.. Neyin zamanı diyerek başlamalardan sıkıldım.. Sevmenin alışmanın anlamanın nasıl zamanı olur ki? Benim hayatımda siyah beyaz kadar belirgin olmak zorunda her şey.. Bir anda karar vermek güç ama gerek alt yapının oluşumu gerekse devamı için önce özveri.. Zaman kimseyi kimseye kabullendiremiyor. Şöyle upuzun bir gezinti yaptığımda geçmişimde kalan zamanlarıma ne kadar da haklı olduğumu bir kez daha anlamamak güç değil. Salt sevişlerim salt dostluklarım (more…)

32 sorgu. 2.932 Saniyede Olustu.