‘toprak’ olarak etiketlenmiş yazılar

Melankolia ve Ben Tümevarım Sen Gevher

Cumartesi, 05 Temmuz 2008

Bir yağmur damlası düştüğü zaman penceremize… Gidilesi uzaklar gözümüzün önündeyken, kırılan ışıkla beraber, daha da uzaklaşan bir kaç damla umut eskitiriz penceremizde… Her gün ekmekle beslediğim güvercinler için ekmekleri ıslatmama gerek kalmadı. Ben ekmekleri koydum, onlar ıslandılar. Lakin ne güvercinler geliyordu, ne de umutlar yitiyordu… Onca umudun arasına güvercinlerin gelme umudunu da ekledim, ve her damlada biraz daha eskittiğim, yittiğim bir hayata adadım… İnsanlar telaşla bir yerlere yetişmeye çalışırken sürekli bu kavurucu sıcaklıkta, pencerelerde keyiflenenleri de gördüm… Bir hayat telaşına düşmüş insanlar, ne yapacaklarını bilmeksizin sanki ve şuursuzca koşarlarken soruyorlar mıydı acaba kendinerine ; “Yağmurda koşan mı, yürüyen mi ıslanır?” diye. Ve her defasında “koşan” olmasına rağmen cevap, hep koşmayı mı seçiyorlardı? (more…)

Yaprağın Kaderi Düşmektir

Çarşamba, 02 Temmuz 2008

Bir bankın üzerindeyim. Hiç olmadığım bir şehirde… Bulunmadığım, görmediğim manzaranın büyüsüne kapılmışım yine hayaller benle. Onlar beni hiç terk etmediler hemde hiç. Dalmışım martıların sesine rüzgârın uğultusuna kapılmışım, denizin derinliklerinde balık oluyorum bazen özgürlüğün dibine vuruyorum. Görmediğim denizin görmediğim zemininde yüzüyorum En dipteyim şimdi vurgun yiyiyorum Vücudum kanıyor. Suyun tüm temizliğin duruluğunu bozuyorum akan kanla, oluk oluk kan kirletiyor denizimi yine ben yapıyorum En yakın sensin derler ya, en yakın ruh sensin, en yakın limansın gemilere… Hala bankın üzerindeyim. Hava çok soğudu, üşüdüğümü hissediyorum. Bulunmadığım şehrin bulunmadığım rüzgârıyla… Tek tek geçiyor insanlar, daha yeni fark ediyorum bazı şeyleri. Telaşlı tüm yollar, tüm kaldırımlar biraz onlara dalıyorum. Yine hayallerime dalmışım. (more…)

Aşkların En Güzeli

Pazartesi, 23 Haziran 2008

Hayatıma renk katan aşkın sahibine…
Barış’a…

Siz hiç görmediğiniz birisinde aska rastladınız mı?
Ben hep yanımda olmayan birsini sevmenin nasıl olduğunu merak ettim.
Bir Kays olup ta Leyla’yı sevmenin ne demek olduğunu anlamaya çalıştım.
Şayet anlamak yeterli olsaydı, delilik deyip geçerdim. Metafizik denilen bir boyuta ulaşmak gerekiyordu bunu anlamak için ve ben simdi oranın yolcusuyum..
(more…)

Münir Özkul

Perşembe, 19 Haziran 2008

Yaşar Usta !..

Bak beyim, sana iki çift lafım var…

Koskoca adamsın, paran var, pulun var, binlerce kişi çalışıyor emrinde… Yakışırmı sana ekmekle oynamak..? Yakışırmı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu kar’da kışta sokağa atmak, aç bırakmak..? Ama nasıl yakışmasın ki… Sen değilmisin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören, anlıyormusun beyim bu çocuklar bir birlerini seviyor.. Ama ben boşuna konuşuyorum, sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum.. Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrika sahibi Saim Bey… Sen mi büyüksün… Hayır Ben büyüğüm, Ben Yaşar Usta, (more…)

Hayal

Salı, 03 Haziran 2008

‘’O yok ama Hayal var…’’
Sabah öpülerek uyandırılıyorum.Öyle bir öpüş ki sıcaklığıyla içimi titretiyor.Kalkıp elimi yüzümü yıkıyorum. Odama geldiğimde ‘Günaydın Güzellik’ diyor Hayal bana…  Üzerimi değiştirip okula gidiyorum.Bütün gün Hayal’in özlemiyle geçiyor.Derslerden hiçbir şey anlamıyorum.Bedenim sınıfta aklım Hayal’de…Onu seviyorum…  Okul bitiyor.Otobüs durağına yürürken bir anda karşıma hayal çıkıyor.Elinde bir buket çiçek,gözleri gözlerimde…Öyle bir sarılıyor ki bana…Yerkürede sonsuz şiddette bir deprem oluyor.Aşkımız yeri göğü inletiyor…  Birlikte sahile gidiyoruz.Banklara oturup usulca denizi seyrediyoruz.Hiç konuşmuyoruz.Konuşmamak çok şey anlatıyor ikimize de. (more…)

Sınır

Pazar, 25 Mayıs 2008

En beter sınırın kapısındayım
Sınırın ötesi mutluluk
Berisi acı
Ama nasıl geçeceğim
Nöbetçi gece
Gecenin süngüsünde ayrılık
Her tarafı mayın tarlası
‘’ Dur yabancı parolayı söyle’’
‘’ Parola mı? Bilmiyorum ki’’
‘’ Çek git buradan’’ diyor gece
‘’ Gidemem geçmeliyim gece’’ (more…)

Pamuk Toprak

Pazartesi, 04 Şubat 2008

Zihnim gittikçe kararıyor…

            Ne zaman güneş doğsa, beynim bir ayna misali bütün ışıkları reddediyor. Bir başkaları, benden ötesi güneşlenirken sere serpe, ben karanlık kalıyorum hep.

            Günışığım, seni o kadar çok özledim ki… (more…)