‘unutmak’ olarak etiketlenmiş yazılar

Suri ve İseyra

Perşembe, 03 Temmuz 2008

Yine yağmur kahretsin.. Yetmiyor sanki gözlerimin ıslanması dünyaya. Bedenimi istiyor avucunda boğmak için… Daha fazla tıkılıp kalamam dört duvar arasında… Çıkmalıyım, yağmurla yüzleşmeli hayatla dalaşmalı… Çünkü biliyorum bir yerlerde bekliyor olmalı. Beklesem mi acaba birkaç yüzyıl daha, ya da bilmem ki bir şahinin gözlerini kiralayıp birkaç asırlığına izlesem mi? ve o arasa benim yerime beni… Bulutların üstünde ıslanmadan da birkaç asır geçirebilir ve saklanılabilirim senden…Yine saçmalıyorum.. Bu yağmur benim asabımı bozuyor düşünemiyorum Şuralar da bir yağmurluğum olacaktı ama? Ah.. Şimdi aklıma geldi, umutsuzca döndüğüm son yağmur da ıslatmıştım onu ve bahçede kuruması için bir dala bırakmıştım. Pencereden görebiliyorum. (more…)

Belki

Pazar, 01 Haziran 2008

Belki Tanrı yanlış insanlarla tanışmamızı istedi. Doğru insanı tanımadan önce, böylece en sonunda doğru insanla tanıştığımızda, bu hediyenin ne yüce olduğunu anlamamız için. Belki mutluluk kapısı kapandığında, başkası açılıyordur. Fakat böyle zamanlarda kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki, bizim için açılan diğer kapıyı görmeyiz bile. Belki en iyi arkadaşlık, sallanan bir koltukta beraber sallandığınız, tek bir kelime etmediğiniz ve giderken bunun hayatınızdaki en iyi sohbet olduğunu düşündüğünüz kişilerde saklıdır. (more…)

Unutulan Kapı

Salı, 13 Mayıs 2008

Ölüm: Dört gözle beklediğin halde gelmeyip te sonra beklemekten vazgeçip hayatla barıştığın an birdenbire beklenmedik sürprizler yapmaya bayılan…. şey..

Ne ölümden korkan birisiyim, ne de hayatı her şeye rağmen yaşamaya değer görüyorum.Hiç kaçmadım ölümden; ona yakın olduğumu hissettiğim an bile..

Onun soğuğunda titremeyi ben seçtim, bilerek; ama aslında istemeden gittim kapısına. O da istememişti beni o gün.. (more…)