‘yapraklar’ olarak etiketlenmiş yazılar

Hükümsüz Bir Karanlık ve…

Cumartesi, 23 Ağustos 2008

Bak sevgilim! Saat 12’ye geliyor!Yine bir gün bitiyor ve yine bir gece başlıyor.Bizim zamanımız.. Aslında benim zamanım. Kararır hava,gece başlar ve ben bütün anılarımı mumlarla aynı bavula koyar düşerim yollara. Bomboş, kapkaranlık sokakta bir sığınak ararım adeta. Kuru yapraklar düşer tek tek önüme. Üşürüm ve hayalin sarılır bana.Elimdeki bavulu alır, gidip bin parçaya böler ve zifiri karanlığın en ücra köşesinde bin bir yere fırlatır.Ben bir köşede yaralarımla uğraşırken hayalin gelir sarılır bana. Titrer o an içim,titrer yüreğim.. Bak canım!Bir sarılışın titretirken ufacık yüreğimi benden bir adım uzaklaşman nasıl yakar canımı. Biri bana sarılmış ve elimdeki bavulu alıp gitti zannederken ben, bir bakarım düşüp kalmışım bir kaldırım kenarına.. Uyanınca anlarım; ‘Düşlerim raks eder gerçekle.. Öpüşlerin dolanır vücudumun en kuytu köşelerinde tenimi yakarak,
Ve ben her öpüşte iliklerimin en kuytu köşelerinde hissederim kesik soluklarını..’

Yaprağın Kaderi Düşmektir

Çarşamba, 02 Temmuz 2008

Bir bankın üzerindeyim. Hiç olmadığım bir şehirde… Bulunmadığım, görmediğim manzaranın büyüsüne kapılmışım yine hayaller benle. Onlar beni hiç terk etmediler hemde hiç. Dalmışım martıların sesine rüzgârın uğultusuna kapılmışım, denizin derinliklerinde balık oluyorum bazen özgürlüğün dibine vuruyorum. Görmediğim denizin görmediğim zemininde yüzüyorum En dipteyim şimdi vurgun yiyiyorum Vücudum kanıyor. Suyun tüm temizliğin duruluğunu bozuyorum akan kanla, oluk oluk kan kirletiyor denizimi yine ben yapıyorum En yakın sensin derler ya, en yakın ruh sensin, en yakın limansın gemilere… Hala bankın üzerindeyim. Hava çok soğudu, üşüdüğümü hissediyorum. Bulunmadığım şehrin bulunmadığım rüzgârıyla… Tek tek geçiyor insanlar, daha yeni fark ediyorum bazı şeyleri. Telaşlı tüm yollar, tüm kaldırımlar biraz onlara dalıyorum. Yine hayallerime dalmışım. (more…)

Yine Gece Yine Gündüz

Pazar, 29 Haziran 2008

Saati tam olarak kestiremiyorum yorgunum ve bitkin kendimden bezmiş gece bitmiş gibi gündüz daha tam yüzünü göstermemiş yatağımda uzanıyorum istemiyorum aslında yavaştan kalkıyorum yürüyecek pek halim yok pencerenin önüne gelip bi kürsü çekiyorum ouruyorum orada perdeden siyah bir tılsım aydınlanıyorr geceden kalma bir yıldız var bana bakıyor bende ona saati belirleyemiyorum pekte önemi yok diye düşünüyorum zamanı takmak çok saçma çünkü o seni ne bekler ne seni takar sürekli yol alır sen yol alsanda almasanda o seni hiç beğenmez seni sewmez arkasına bakmaz hep döner tüm saatler dakikalr saniyeler sonra bilmiyorum işte onlar birbirini kovalıya dursun bende böle otura durayım. (more…)


35 sorgu. 0.310 Saniyede Olustu.