‘yüzümüze’ olarak etiketlenmiş yazılar

Melankolia ve Ben Tümevarım Sen Gevher

Cumartesi, 05 Temmuz 2008

Bir yağmur damlası düştüğü zaman penceremize… Gidilesi uzaklar gözümüzün önündeyken, kırılan ışıkla beraber, daha da uzaklaşan bir kaç damla umut eskitiriz penceremizde… Her gün ekmekle beslediğim güvercinler için ekmekleri ıslatmama gerek kalmadı. Ben ekmekleri koydum, onlar ıslandılar. Lakin ne güvercinler geliyordu, ne de umutlar yitiyordu… Onca umudun arasına güvercinlerin gelme umudunu da ekledim, ve her damlada biraz daha eskittiğim, yittiğim bir hayata adadım… İnsanlar telaşla bir yerlere yetişmeye çalışırken sürekli bu kavurucu sıcaklıkta, pencerelerde keyiflenenleri de gördüm… Bir hayat telaşına düşmüş insanlar, ne yapacaklarını bilmeksizin sanki ve şuursuzca koşarlarken soruyorlar mıydı acaba kendinerine ; “Yağmurda koşan mı, yürüyen mi ıslanır?” diye. Ve her defasında “koşan” olmasına rağmen cevap, hep koşmayı mı seçiyorlardı? (more…)

Yine Gece Yine Gündüz

Pazar, 29 Haziran 2008

Saati tam olarak kestiremiyorum yorgunum ve bitkin kendimden bezmiş gece bitmiş gibi gündüz daha tam yüzünü göstermemiş yatağımda uzanıyorum istemiyorum aslında yavaştan kalkıyorum yürüyecek pek halim yok pencerenin önüne gelip bi kürsü çekiyorum ouruyorum orada perdeden siyah bir tılsım aydınlanıyorr geceden kalma bir yıldız var bana bakıyor bende ona saati belirleyemiyorum pekte önemi yok diye düşünüyorum zamanı takmak çok saçma çünkü o seni ne bekler ne seni takar sürekli yol alır sen yol alsanda almasanda o seni hiç beğenmez seni sewmez arkasına bakmaz hep döner tüm saatler dakikalr saniyeler sonra bilmiyorum işte onlar birbirini kovalıya dursun bende böle otura durayım. (more…)

31 sorgu. 2.574 Saniyede Olustu.